TMK 158. Madde
(1) Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.
(2) Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
TMK 158. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 126 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde de, evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda, evlenirken iyiniyetli bulunan eşin, bu evlenme ile kazanmışolduğu kişisel durumunu koruyacağıöngörülmüştür. Maddenin birinci fıkrasındaki “fakat evlenmeden evvelki a ile ismini tekrar alır” cümlesi kaldırılmış, bu cümle ikinci fıkrada “soyadı hakkında boşanma ya ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle daha isabetli bir düzenlemeye kavuşturulmuştur. Gerçekten de evlenmenin butlanısonucu kadının önceki a ile soyadınıalmasıboşanmada buna ilişkin hükümlerde düzenlenmiştir. Bu nedenle boşanma ya ilişkin hükümlere yoll ama yapan ikinci fıkradaki hâ ller arasına soyadının da konulmasısuretiyle kanun yapma tekniği bakımından daha isabetli davranılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 158, evlenmenin butlanına karar verilmesi hâlinde eşler yönünden doğacak sonuçları düzenler. Birinci fıkraya göre, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. İkinci fıkra ise eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hususlarında boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörür. Bu düzenleme, batıl bir evliliğin geriye etkili biçimde tümüyle yok sayılmasının doğuracağı ağır sonuçları yumuşatır: butlanla sona eren evlilik, iyiniyetli eş bakımından geçerli bir evliliğin sona ermesi gibi sonuç doğurur. Böylece batıl evlilik, geçerli evliliğin hükümlerini sona erene kadar doğuran özel bir kurum olarak işlev görür. Hüküm, eski Kanun’un 126. maddesini karşılar; gerekçede belirtildiği gibi soyadına ilişkin sonuç, ayrıca düzenlenmek yerine boşanma hükümlerine yollama yapılarak kanun yapma tekniği bakımından daha isabetli biçimde çözülmüştür.
Bu hükmün pratik sonucu, butlan kararının iyiniyetli eşi mağdur etmeyecek biçimde uygulanmasıdır. İyiniyetli eş, evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur; örneğin reşit kılınma gibi evlenmeye bağlı sonuçlar varlığını sürdürür. Mal rejiminin tasfiyesi bakımından eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanmadaki gibi tasfiye edilir ve iyiniyetli eş katılma alacağı talep edebilir. Tazminat yönünden butlan sebebinden kusurlu olan veya butlana yol açan eşten, iyiniyetli ve zarar gören eş TMK m.174’e paralel biçimde maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Nafaka bakımından da yoksulluğa düşecek iyiniyetli eş, koşulları varsa yoksulluk nafakası talep edebilir. Soyadı konusunda ise kadın, boşanmadaki kural uyarınca kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; koşulları varsa kocanın soyadını kullanmaya devam izni de istenebilir. Çocukların durumu ise TMK m.157 uyarınca evlilik içinde doğmuş sayılma ilkesine bağlıdır.
Butlan kararının kesinleşmesiyle bu sonuçlar doğar; iyiniyetli eşin korunması ilkesi, kötüniyetli eş bakımından aynı ölçüde tanınmaz, zira kötüniyetli eş evlenmenin geçersizliğini bilerek hareket etmiştir. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi içtihatlarında, butlan hâlinde iyiniyetli eşin boşanmadaki haklardan yararlanacağı, mal rejiminin tasfiyesi ile tazminat ve nafaka taleplerinin boşanma hükümlerine göre değerlendirileceği istikrarlı biçimde benimsenmektedir. Somut bir örnekle: eşinin evlilik sırasında akıl hastası olduğunu bilmeden, iyiniyetle evlenen ve yıllarca birlikte yaşadıktan sonra evliliğin butlanına karar verilen bir kişi, edinilmiş mallar üzerinde katılma alacağı talep edebilir, koşulları varsa yoksulluk nafakası ve tazminat isteyebilir; kadın ise önceki soyadına döner. Böylece batıl evlilik, iyiniyetli eş yönünden geçerli bir evliliğin sona ermesiyle eşdeğer korumaya kavuşur.
