TMK 682. Madde
(1) Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yükletilmemiş olan bir tereke borcunu veya üzerine aldığı miktardan fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu edebilir.
(2) Rücu hakkı, ilk önce, ödenmiş olan borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenmiş bulunan mirasçıya karşı kullanılır.
(3) Diğer hâllerde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, mirasçılardan her biri terekedeki borçları miras payı oranında ödemekle yükümlüdür.
TMK 682. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 617 nci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 640 ıncı maddesinde olduğu gibi üçfıkra hâ line getirilmiştir. Kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 682, miras paylaşmasından sonra tereke borçları bakımından mirasçıların birbirine rücu hakkını düzenlemektedir. Hüküm, mirasçıların terekenin geçişiyle birlikte tereke borçlarından da sorumlu olduğu ilkesini tamamlar ve paylaşma sonrasında borçların iç ilişkide nasıl dağıtılacağını belirler. Birinci fıkraya göre, paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yükletilmemiş olan bir tereke borcunu veya üzerine aldığı miktardan fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu edebilir. Böylece alacaklıya karşı yapılan ödeme ile mirasçılar arasındaki iç paylaşım dengesi birbirinden ayrılır: dışarıya karşı borcu ödeyen mirasçı, kendi payına düşenden fazlasını üstlenmişse bu fazlalığı diğerlerinden geri isteyebilir. Bu düzenleme, mirasçıların TMK m.641 uyarınca tereke borçlarından müteselsil sorumluluğunun iç ilişkideki adil dağılımını güvence altına alır.
Maddenin işleyişinde rücu hakkının yöneltileceği kişi sırası önemlidir. İkinci fıkraya göre rücu hakkı ilk önce, ödenmiş olan borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenmiş bulunan mirasçıya karşı kullanılır. Yani paylaşma sırasında belirli bir borcun ödenmesini açıkça üstlenen mirasçı varsa, o borcu fiilen ödeyen başka bir mirasçı, öncelikle bu borcu üstlenen mirasçıya başvurarak ödediğinin tamamını ondan talep eder. Üçüncü fıkra ise üstlenme bulunmayan hâller için tamamlayıcı bir kural getirir: aksi kararlaştırılmış olmadıkça, mirasçılardan her biri terekedeki borçları miras payı oranında ödemekle yükümlüdür. Böylece belirli bir borcun üstlenilmediği durumlarda iç sorumluluk, herkesin miras payına göre orantılı biçimde dağılır ve fazla ödeyen mirasçı, diğerlerinden paylarına düşen kısmı isteyebilir.
Rücu mekanizmasının pratik sonucu, alacaklıya yapılan toplu veya orantısız ödemenin nihai yükünü gerçek borçluya kaydırmasıdır; ödeme yapan mirasçı, ödediği fazla kısım oranında diğer mirasçıların malvarlığına başvurma hakkı kazanır. Yargıtay, tereke borcunu kendi payından fazla ödeyen mirasçının diğer mirasçılara payları oranında rücu edebileceğini, belirli borcu sözleşmeyle üstlenen mirasçının ise öncelikle sorumlu olduğunu kabul eder. Somut örnek: üç eşit paylı mirasçıdan biri, alacaklının baskısıyla terekenin 90.000 liralık borcunun tamamını öderse ve paylaşma sözleşmesinde bu borcu kimse özel olarak üstlenmemişse, ödeyen mirasçı diğer iki mirasçıdan her birinin payına düşen 30.000 lirayı TMK m.682 uyarınca rücuen talep edebilir. Borcu paylaşmada bir mirasçı üstlenmişse, ödeyen mirasçı önce ona başvurur.
