TMK 685. Madde
(1) Bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de maliki olur.
(2) Ürünler, dönemsel olarak elde edilen doğal veya hukukî ürünler ile bir şeyin özgülendiği amaca göre âdetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen diğer verimlerdir.
(3) Doğal ürünler asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır.
TMK 685. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 620 nci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 643 üncü maddesi göz önünde tutulmak suretiyle arılaştırılarak yeniden kaleme alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 643 üncü maddesinde olduğu gibi üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 685, bir şeyin ürünlerinin mülkiyetinin kime ait olacağını düzenleyerek mülkiyet hakkının kapsamını genişletmektedir. Birinci fıkraya göre bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de malikidir. Bu kural, mülkiyet hakkının içeriğini düzenleyen TMK m.683’ün doğal bir uzantısıdır: malik, malını kullanma ve ondan yararlanma yetkisi çerçevesinde, malın getirdiği ürünler üzerinde de mülkiyet kazanır. Hüküm, asıl şey ile ondan elde edilen verim arasındaki hukukî bağı kurarak, ürünün kim tarafından toplanacağı ve kime ait olacağı sorusuna açık bir yanıt verir. Mülkiyetin yararlanma boyutunu somutlaştıran bu düzenleme, tarımsal ve ticarî hayatta ürün mülkiyetinin belirlenmesinde temel başvuru noktasıdır; özellikle taşınmaz satışı, intifa hakkı ve haciz uygulamalarında ürünün hangi tarafa düşeceğinin saptanmasında belirleyici işlev görür.
İkinci fıkra ürün kavramının kapsamını belirler: ürünler, dönemsel olarak elde edilen doğal veya hukukî ürünler ile bir şeyin özgülendiği amaca göre âdetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen diğer verimlerdir. Doğal ürünler, ağacın meyvesi, tarlanın ekini, hayvanın yavrusu gibi şeyin organik olarak verdiği şeylerdir; hukukî ürünler ise kira geliri yahut faiz gibi bir hukukî ilişki sonucu elde edilen verimlerdir. Maddenin asıl yoğunlaştığı doğal ürünler bakımından üçüncü fıkra belirleyici bir an tespiti yapar: doğal ürünler, asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır. Yani meyve dalında, ekin toprakta olduğu sürece asıl şeyin bütünleyici parçası sayılır ve TMK m.684 uyarınca onunla birlikte aynı hukukî kadere tâbidir; ancak ayrıldığı anda bağımsız bir taşınır mal hâline gelir.
Ayrılma anının önemi, ürün üzerindeki mülkiyetin ve buna bağlı hakların belirlenmesinde ortaya çıkar; ürün ayrılmadan önce asıl şeyin parçası olduğundan, asıl şey üzerindeki aynî haklar ürünü de kapsar, ayrıldıktan sonra ise üzerinde bağımsız mülkiyet ilişkisi kurulabilir. İyiniyetli zilyedin TMK m.993 vd. uyarınca topladığı ürünler üzerindeki hakkı saklıdır. Yargıtay, doğal ürünlerin asıl şeyden ayrılıncaya kadar bütünleyici parça niteliğini koruduğunu, ayrılmayla birlikte bağımsız mülkiyete konu olabileceğini kabul eder. Somut örnek: bir bahçenin sahibi, ağaçtaki meyvelerin de malikidir; meyve dalda durdukça bahçenin bütünleyici parçası sayılır ve bahçe satılırsa onunla birlikte alıcıya geçer. Buna karşılık malik meyveleri toplayıp ayırdıktan sonra bunlar bağımsız taşınır mala dönüşür; artık bahçenin sonradan satılması, daha önce toplanmış meyveler üzerindeki mülkiyeti etkilemez.
