TMK 171. Madde
(1) Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.
TMK 171. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 139 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddede ayrılık süresinin alt ve üst sınırıaynen korunmuştur. Ancak ayrılık süresinin işlemeye başladığıtarihe açıklık getirmek üzere, bu sürenin ayrılığa ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başladığıkabul edilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 171, ayrılığa karar verildiğinde belirlenecek ayrılık süresini düzenler. Hükme göre ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Düzenleme, boşanma yerine ayrılığa hükmedilmesini öngören TMK m.170 ile birlikte değerlendirilir; ayrılık, evliliği sona erdirmeyen, fakat eşlere ortak hayata ara vererek birliği yeniden kurma fırsatı tanıyan geçici bir kurumdur. Madde, hâkimin takdir edeceği süreye bir yıllık alt ve üç yıllık üst sınır getirerek bu takdiri sınırlandırır. Gerekçe, ayrılık süresinin alt ve üst sınırının korunduğunu ve özellikle sürenin başlangıç tarihine açıklık getirilerek, sürenin ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacağının kabul edildiğini belirtir.
Uygulamada bu hüküm, ayrılığa karar veren mahkemeye süreyi belirleme konusunda sınırlı bir takdir yetkisi tanır. Hâkim, eşlerin durumu ve birliğin yeniden kurulması olasılığını gözeterek bir yıldan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere süreyi serbestçe takdir eder; örneğin uzlaşma ihtimali güçlüyse daha kısa, ihtimal zayıfsa üst sınıra yakın bir süre belirlenebilir. Sürenin başlangıcı bakımından önemli olan, ayrılık kararının verildiği tarih değil, kanun yolları tüketilerek kesinleştiği tarihtir; bu nedenle süre, kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanır. Süre boyunca eşler arasında ayrılık hâli devam eder; bu süre içinde mal rejiminin kaldırılmasına (TMK m.180) karar verilmiş olabilir. Sürenin işleyişinin doğru hesaplanması, süre bitiminde TMK m.172 uyarınca ortaya çıkacak boşanma davası hakkının doğum anının belirlenmesi açısından önem taşır.
Bu düzenlemenin sonucu, ayrılık kurumunun belirli ve öngörülebilir bir zaman dilimine bağlanarak eşlere birliği yeniden değerlendirme imkânı tanınmasıdır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, ayrılık süresinin kanunda belirtilen bir-üç yıl sınırları içinde belirlenmesi gerektiğini ve sürenin ayrılık kararının kesinleşmesiyle başlayacağını kabul eder; bu sınırların dışında belirlenen sürelerin hukuka aykırı olacağı kabul edilir. Somut bir örnek: eşler arasında geçici bir geçimsizlik bulunduğunu, ancak birliğin yeniden kurulma ihtimalinin güçlü olduğunu değerlendiren mahkeme, TMK Madde 171 uyarınca bir yıllık bir ayrılığa karar verebilir; bu bir yıl, kararın kesinleştiği günden itibaren işler ve süre dolduğunda ayrılık kendiliğinden sona erer. Böylece hüküm, ayrılık dönemine hukuki kesinlik kazandırır.
