TMK 860. Madde
(1) Birleştirilen taşınmazlardan biri ile güvence altına alınmış olan alacağın borçlusu, üç ay önce bildirmek koşuluyla birleştirme sırasında karşılığını ödeyerek taşınmazı rehinden kurtarabilir.
TMK 860. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 775 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metindeki “rehin haklarınısatın alabilir.” ibaresi yerine “karşılığınıödeyerek taşınmazırehinden kurtarabilir.” ibaresi kullanılmıştır. Zira söz konusu olan, satın alma değil, birleştirmeye konu olan taşınmazın borçlu tarafından rehinden kurtarılmasıimkânıdır. Bu nedenle “Borçlunun iştira hakkı” şeklindeki kenar başlık da “Borçlunun taşınmazırehinden kurtarması” şeklinde düzeltilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 860, parsel birleştirilmesi sürecinde, birleştirmeye konu olan bir taşınmaz üzerindeki rehinden doğan alacağın borçlusuna, taşınmazı rehinden kurtarma imkânı tanır. Birinci fıkraya göre, birleştirilen taşınmazlardan biri ile güvence altına alınmış olan alacağın borçlusu, üç ay önceden bildirimde bulunmak koşuluyla, birleştirme sırasında karşılığını ödeyerek taşınmazı rehinden kurtarabilir. Bu hüküm, birleştirme nedeniyle rehinlerin başka bir taşınmaz üzerine geçmesini düzenleyen TMK 859 ile yakından ilişkilidir ve borçluya, taşınmazını birleştirme öncesinde rehin yükünden arındırma seçeneği sunar. Eski metindeki “iştira hakkı” yani satın alma kavramı yerine, niteliğine uygun biçimde “rehinden kurtarma” ifadesi benimsenmiştir; çünkü söz konusu olan bir satın alma değil, rehin yükünün karşılığı ödenerek kaldırılmasıdır.
Uygulamada bu kurtarma hakkı, parsel birleştirilmesinin borçlunun rehin durumunu karmaşıklaştırması ihtimaline karşı koruyucu bir işlev görür. Birleştirme sonucunda taşınmazlar tek bir taşınmaz hâline geleceğinden ve üzerlerindeki rehinler bu yeni taşınmaza geçeceğinden, borçlu kendi taşınmazının başka taşınmazların yükleriyle birlikte ortak bir rehin rejimine girmesini istemeyebilir. Madde bu noktada borçluya, birleştirme gerçekleşmeden önce devreye girerek alacağın karşılığını ödemek ve böylece kendi taşınmazını rehinden kurtarmak yetkisi verir. Bunun için aranan iki temel koşul vardır: borçlunun bu iradesini üç ay önceden bildirmesi ve birleştirme sırasında alacağın karşılığını fiilen ödemesi. Üç aylık bildirim süresi, alacaklının ve birleştirme işlemini yürüten makamın durumu önceden bilmesini ve buna göre hareket etmesini sağlar.
Bu hakkın kullanılması sonucunda borçlunun taşınmazı, birleştirme öncesinde rehin yükünden arınmış olarak işleme girer ve böylece başka taşınmazların rehin yükleriyle bir araya gelmenin doğuracağı belirsizliklerden korunur. Yargıtay’ın parsel birleştirmesi ve taşınmaz üzerindeki ayni hakların durumuna ilişkin içtihadı, bu tür kurtarma ve denkleştirme imkânlarının dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesini arar. Somut örnek: imar uygulaması kapsamında üç komşu parsel tek bir taşınmazda birleştirilecekse ve bunlardan biri olan parselin sahibi, kendi taşınmazı üzerindeki ipoteğin diğer parsellerin yükleriyle birleşmesini istemiyorsa, üç ay önceden bildirimde bulunup ipotek alacağının karşılığını ödeyerek taşınmazını TMK Madde 860 uyarınca rehinden kurtarabilir ve birleştirmeye yükten arınmış olarak girebilir.
