TMK 223. Madde
(1) Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.
(2) Aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.
TMK 223. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 201 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrasımal ayrılığırejiminde olduğu gibi, evlilik birliğinin devamısüresince eşlerden her birinin gerek kişisel mallarıgerek edinilmişmalları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf konusunda serbest olduğunu hükme bağlamaktadır. İkinci fıkrada ise taraflar arasında mal rejimi sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa, eşlerden herbirinin diğerinin rızası ve katılımıolmaksızın paylımülk konusu mal üzerindeki payda tasarrufta bulunmayacağıöngörülmüştür. Burada paylımülkiyette paydaşlardan herbirinin kendi payı üzerinde serbestçe tasarruf kuralından (m.688 ) sapma söz konusudur.
Açıklama
TMK Madde 223, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin malları üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini düzenler. Birinci fıkra, her eşin yasal sınırlar içinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahip olduğunu belirtir. Bu hüküm, rejimin temel mantığını yansıtır: edinilmiş mallara katılma, evlilik süresince bir mal ortaklığı değil, ekonomik bağımsızlığı koruyan ve yalnızca tasfiye anında bir katılma alacağı doğuran bir sistemdir. Düzenleme, üçüncü kişilere karşı sorumluluğu belirleyen TMK m.224 ile bütünlük içindedir; çünkü tasarruf serbestisi olan eş, sorumluluğu da tek başına taşır. İkinci fıkra ise paylı mülkiyet konusu maldaki pay üzerinde diğer eşin rızasını arayarak genel kurala bir istisna getirir ve aile konutuna ilişkin m.194 korumasıyla birlikte değerlendirilir.
Uygulamada birinci fıkra, eşlerin evlilik süresince adlarına kayıtlı mallarını serbestçe satabilmesi, kiraya verebilmesi ve gelirlerini kullanabilmesi anlamına gelir; mal ayrılığı rejimindeki serbesti büyük ölçüde korunmuştur. Ancak bu serbesti mutlak değildir: aile konutu ise TMK m.194 uyarınca diğer eşin açık rızası olmadan devredilemez veya üzerindeki haklar sınırlandırılamaz. İkinci fıkra ise mal rejimi sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça, eşlerden birinin diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki kendi payı üzerinde tasarrufta bulunamayacağını öngörür. Bu, paydaşların kendi payı üzerinde serbestçe tasarruf edebileceğini söyleyen TMK m.688 kuralından bilinçli bir sapmadır ve eşlerin müşterek malvarlığını korumayı amaçlar. Böylece bir eş, ortak alınan bir taşınmazdaki payını diğerinin bilgisi ve onayı olmadan üçüncü kişiye devredemez.
Bu düzenlemenin sonucu, eşlerin ekonomik özgürlüğünün korunması ile müşterek malların güvence altına alınması arasında dengeli bir çözüm getirilmesidir. Rızaya rağmen yapılan aykırı tasarruflar, özellikle aile konutu bakımından geçersiz sayılabilir veya iptale tabi tutulabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, eşlerin TMK Madde 223 uyarınca kendi mallarını serbestçe yönetip tasarruf edebileceğini, ancak paylı mülkiyet konusu maldaki pay üzerinde diğer eşin rızasının aranacağını ve aile konutuna ilişkin tasarruflarda m.194 korumasının devreye gireceğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: eşlerin yarı yarıya paylı mülkiyetinde bulunan bir yazlıkta, eşlerden biri kendi payını diğerinin rızası olmadan üçüncü kişiye satmak isterse, mal rejimi sözleşmesinde aksine hüküm yoksa bu devir geçerli biçimde gerçekleştirilemez.
