TMK ▸ Madde 241
Madde 240
MADDE 241

3. Üçüncü kişilere karşı dava

Madde 242

TMK 241. Madde

(1) Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.

(2) Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

(3) Yukarıdaki fıkra hükümleri ve yetki kuralları dışında mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

TMK 241. Madde Gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 220 nci maddesini karşılamaktadır. Madde bir eşin katılmadan doğan alacağının, borçlu eşin malların ayrılmasısonucu orta ya çıkan malvarlığından ve ya borçlu eşölmüşse terekeye dahil malvarlığından tahsil edilebilmesini düzenlemektedir. Bu malların kişisel ve ya edinilmişmal olmasının önemi yoktur. Bu malvarlığıdiğer eşin katılma alacağınıkarşılamadığıtakdirde, bu madde ile alacaklıeşe, edinilmişmallarda hesaba katılmasıgereken karşılıksız kazandırmaları, bunlardan yararlanan üçüncükişilerden eksik kalan kısmın tamamlanmasınıisteme hakkıtanınmaktadır. Bu düzenleme, katılma alacağı için borçlunun tasfiye sırasında sahip olduğu ve ya terekesine dahil bütün malvarlığı ile sorumlu olmasının doğal bir sonucudur. İkinci fıkrada dava hakkı, alacaklıeşin ve ya mirasçılarının haklarının ihlâ l edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâ lde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beşyıllık zamanaşımısüresine tâ bi tutulmuştur. Bu maddenin ikinci fıkrasınıkarşılayan İsviçre Medenî Kanununun 220 nci maddesinin ikinci fıkrasında uzun zamanaşımısüresi on yıl olarak öngörülmüştür. Ancak tenkisle ilgili hak düşümüsüresini düzenleyen 571 inci madde ile paralellik sağlamak amacıyla maddede İsviçre aslından ayrılmış ve on yıllık süre yerine beşyıllık süre öngörülmüştür. Maddenin üçüncüfıkrasıyetkiye ilişkin hükümler hariçolmak üzere, mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümlere yoll ama yapmıştır.

Açıklama

TMK Madde 241, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamaya yetmediğinde, alacaklı eşe ya da mirasçılarına üçüncü kişilere başvurma imkânı tanır. Hüküm, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaların (TMK m.229 uyarınca eklenecek değerler) bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden, yalnızca eksik kalan miktarla sınırlı olarak istenebilmesini düzenler. Bu yönüyle madde, borçlunun tüm malvarlığıyla sorumlu olmasının doğal bir uzantısıdır. Maddenin gerekçesi, düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu m.220 kaynaklı olduğunu, ancak tenkis hak düşürücü süresiyle (TMK m.571) paralellik için zamanaşımı süresinin on yıl yerine beş yıla indirildiğini açıkça vurgular. Üçüncü fıkra, yetki kuralları dışında mirastaki tenkis davası hükümlerine kıyasen yollama yapar.

Uygulamada bu dava ancak ikincil nitelikte gündeme gelir: önce borçlu eşin tasfiye anında sahip olduğu kişisel ve edinilmiş malların tamamına, eş ölmüşse terekeye başvurulur; bu malvarlığı katılma alacağını karşılamadığı ölçüde üçüncü kişilere yönelinebilir. Alacaklı eşin, borçlu eşin sağlığında üçüncü kişilere yaptığı ve TMK m.229 gereği edinilmiş mallara eklenmesi gereken karşılıksız kazandırmaları, örneğin mal kaçırma amaçlı bağışları somutlaştırması gerekir. İkinci fıkra iki ayrı süre öngörür: hakların zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık kısa ve mal rejiminin sona ermesinden itibaren her hâlde beş yıllık uzun hak düşürücü süre. Bu süreler zamanaşımı değil hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan hâkim tarafından resen gözetilir; durma ve kesilme kurallarına tâbi değildir.

Sürelerin geçmesi dava hakkının tümüyle düşmesi sonucunu doğurur; üçüncü kişinin iyiniyeti ise kural olarak korunmaz, çünkü tenkis hükümlerinin kıyasen uygulanması iadeyi gerektirir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Dairesi, katılma alacağının önce borçlu eşten talep edilmesi gerektiğini, üçüncü kişiye başvurunun tamamlayıcı nitelikte olduğunu istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnek: eşinden boşanan kadının katılma alacağı 800.000 TL hesaplanmış, ancak erkeğin tasfiye anındaki malvarlığı yalnızca 500.000 TL karşılamaktadır; erkek boşanma öncesi kardeşine bedelsiz devrettiği bir taşınmazı edinilmiş mallarından çıkarmışsa, kadın eksik kalan 300.000 TL ile sınırlı olarak TMK Madde 241 uyarınca bu taşınmazdan yararlanan kardeşe karşı dava açabilir; öğrenmeden itibaren bir yıl ve rejim sona ermesinden itibaren beş yıl içinde dava açılması zorunludur.

Madde 240
MADDE 241

3. Üçüncü kişilere karşı dava

Madde 242