TMK ▸ Madde 760
Madde 759
MADDE 760

IV. Özel kanun hükümleri ve yerel âdet

Madde Listesi
Madde 761

TMK 760. Madde

(1) Özel mülkiyete tâbi arazide bulunan kaynak, kuyu veya derelerden komşuların ve diğer kişilerin su içme, su alma veya hayvan sulama ya da benzer yollarla yararlanmaları özel kanun hükümlerine tâbidir. Özel kanun hükmü yoksa yerel âdet uygulanır.

TMK 760. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Buna karşılık kaynak Kanunun 709 uncu maddesinde bu konuyla ilgili olarak özel mülkiyete tâ bi kuyu, kaynak ve göllere yer verilmiştir. Ülkemizde kuyu, kaynak, göl ya da dereler özel mülkiyete konu olmadığından, maddede İsviçreden farklı olarak “özel mülkiyete tâ bi arazide bulunan kaynak, kuyu ve ya dereler” ifadesi kullanılmıştır. Maddede ayrıca özel mülkiyete tâ bi arazide bulunan kaynak, kuyu ve ya derelerden komşuların ve diğerlerinin yararlanmalarının özel kanun hükümlerine tâ bi olduğu, özel kanun hükmüyoksa yerel â detin uygulanacağı belirtilmiştir. Madde 1984 tarihli Öntasarıdaki düzenleme de göz önünde tutularak kaleme alınmıştır.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 760. maddesi, orman, su, ağaç ve sınır ilişkileri; taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırıcı kuralları bakımından özel kanun hükümleri ve yerel âdet başlığı altında kaynak, özel su, ortak su, sınır belirleme, kamuya ait ve yararlı sular çerçevesinde ayrıntılı bir düzen kurmaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Özel mülkiyete tâbi arazide bulunan kaynak, kuyu veya derelerden komşuların ve diğer kişilerin su içme, su alma veya hayvan sulama ya da benzer yollarla yararlanmaları öz…” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; hükmün tek fıkrası içinde kuralın tüm unsurları toplanmıştır. Hüküm, 4721 sayılı Kanunun sistematiği içinde konunun ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş; böylece doğal kaynaklar üzerinde özel mülkiyetle kamu yararı arasındaki denge bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.

Maddenin tek fıkrası “Özel mülkiyete tâbi arazide bulunan kaynak, kuyu veya derelerden komşuların ve diğer kişilerin su içme, su alma veya hayvan sulama ya da benzer yollarla yararlanmaları özel kanun hükümlerine tâbidir. Özel kanun hükmü yok…” ifadesiyle hükmün esasını kurmaktadır. Bu düzenlemenin unsurları tek tek ele alındığında, kaynak, özel su, ortak su, sınır belirleme, kamuya ait ve yararlı sular kavramlarının somut olayda nasıl karşılanacağı ortaya çıkar. Özellikle kuralın uygulanabilmesi için öngörülen koşulların her birinin ispatı ayrı ayrı yapılmalı; aksi takdirde hak talebinin dayanaktan yoksun kalma riski doğar.

Madde, TMK 750-761, Orman Kanunu, Su Kanunu (4736), Mera Kanunu, Kadastro Kanunu ile bir bütün halinde uygulanır. özel kanun hükümleri ve yerel âdetna ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 760. maddeyi değil, TMK 715 (sahipsiz şeyler), 743 (geçit), Orman K. m.2 (orman sayılan yerler) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 760. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.

Yargıtay 14., 16. ve 20. Hukuk Daireleri içtihatlarında, özel kanun hükümleri ve yerel âdet konulu davalarda maddenin koruduğu menfaatin niteliğine göre değerlendirme yapılmaktadır. Kararlarda öne çıkan ortak ölçüt; iddianın somut olayda maddenin unsurlarını tam karşılayıp karşılamadığı ve karşı tarafın savunmasının hakkaniyete uygun olup olmadığıdır. Hak düşürücü sürelerin re’sen gözetileceği, zamanaşımının ise ileri sürülmesi halinde değerlendirileceği de yerleşik kabul görmektedir.

Pratik açıdan 760. madde, hem dava açılırken hem de savunma kurulurken dikkatle işlenmelidir. özel kanun hükümleri ve yerel âdet iddiasının unsurları dilekçede sistematik biçimde sunulmalı; her unsur için hangi delile başvurulacağı HMK m.194 çerçevesinde açıkça gösterilmelidir. Karşı tarafın savunmasında kullanabileceği def’iler (zamanaşımı, ifa, takas, dürüstlük kuralı) önceden öngörülmeli; bilirkişi incelemesi gerektiren hususlar için usulüne uygun talep açılışta yapılmalıdır. Bu metodolojik titizlik, orman, su, ağaç ve sınır ilişkileri; taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırıcı kuralları alanındaki davaların öngörülebilir biçimde sonuçlanmasına hizmet eder.

Son değerlendirmede özel kanun hükümleri ve yerel âdet kapsamındaki davalarda başvurulacak yöntem şu üç aşamadan oluşur: ilk olarak maddenin sözünden hareketle hükmün kapsamı belirlenir; ardından sistematik konum ve komşu hükümler (TMK 715 (sahipsiz şeyler), 743 (geçit), Orman K. m.2 (orman sayılan yerler)) ışığında yorum yapılır; son olarak da somut olayın koşulları hakkaniyet süzgecinden geçirilir. Bu aşamalı yaklaşım, Yargıtay’ın bozma sebeplerinden birini —maddenin dar veya geniş yorumu— ortadan kaldırır. Avukat ve hâkim için ortak nokta; maddenin lafzına sadık kalırken özünden uzaklaşmamak, öz adına lafzı bertaraf etmemektir.

Madde 759
MADDE 760

IV. Özel kanun hükümleri ve yerel âdet

Madde Listesi
Madde 761
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-760/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık