TMK 913. Madde
(1) İpotekli borç senedi ve irat senedinin şekilleri Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
TMK 913. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 827 nci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle ipotekli borç ve irat senelerinin düzenlenişbiçimleri tüzüğe bırakılmaktadır.
Açıklama
TMK Madde 913, ipotekli borç senedi ve irat senedinin şekillerinin Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirleneceğini öngören bir yetki ve atıf hükmüdür. Hüküm, 743 sayılı eski Medenî Kanun’un 827. maddesini karşılar; eski düzenlemede şeklin tüzüğe bırakıldığı bu konu, sonraki anayasal değişikliklerle tüzük müessesesinin kaldırılmasının ardından Cumhurbaşkanı yönetmeliğine bağlanmıştır. Madde, bu kıymetli senetlerin biçimsel ayrıntılarının kanun metninde tek tek sayılması yerine, daha esnek ve güncellenebilir bir ikincil düzenlemeye havale edilmesini sağlar. Böylece senedin içeriği, basımı, üzerinde bulunması gereken kayıtlar ve düzenleme usulüne ilişkin teknik ayrıntılar, ihtiyaca göre değiştirilebilen idari düzenlemeyle belirlenir ve kanunun istikrarı teknik ayrıntılardan etkilenmez.
Maddenin işleyişinde temel mekanizma, şekil serbestisinin değil, şekil zorunluluğunun ikincil mevzuata bırakılmasıdır. İpotekli borç senedi ve irat senedi, alacak hakkını temsil eden ve dolaşıma giren belgeler olduğundan, hangi unsurları içermesi gerektiği, nasıl basılıp düzenleneceği belirli bir standarda bağlanmak zorundadır. Bu standart, kanunun kendisi yerine Cumhurbaşkanı yönetmeliğiyle saptanır. Madde, bu yönüyle TMK m.912’deki rehin senedinin tapu memurunca düzenlenmesi kuralının teknik tamamlayıcısıdır: m.912 senedi kimin düzenleyeceğini ve hangi imzaları taşıyacağını gösterirken, m.913 senedin biçimsel kalıbını idari düzenlemeye yönlendirir. Bu ayrım, kanun koyucunun esaslı kuralları kanunda tutup teknik detayları yürütmeye devretme tercihinin tipik bir görünümüdür ve uygulamada senet basım ve düzenleme standartlarının güncel tutulmasına imkân verir.
Bu düzenlemenin sonucu, ipotekli borç senedi ve irat senedinin geçerliliğinin, yönetmelikte öngörülen şekil koşullarına uygun düzenlenmesine bağlı olması ve bu koşullara aykırı senetlerin biçim eksikliği nedeniyle hüküm ifade etmemesidir. Yargıtay’ın taşınmaz rehni uygulamasında, kıymetli evrak niteliğindeki rehin senetlerinde şekil koşullarına uyulmasının senedin geçerliliği bakımından kurucu önemde olduğu kabul edilir. Somut örnek olarak: tapu memuru bir irat senedi düzenlerken, senedin biçimi, taşıması gereken zorunlu kayıtlar ve düzenleme usulü için yürürlükteki Cumhurbaşkanı yönetmeliğine uymak zorundadır; yönetmelikte aranan bir zorunlu unsuru taşımayan senet, usulüne uygun düzenlenmemiş sayılır. Bu durumda senet, TMK m.921 anlamında “usulüne göre düzenlenmiş” kabul edilemeyeceğinden, ona iyiniyetle dayanan kişiler bakımından senede güven korumasından da yararlanılamaz.
