TMK ▸ Madde 964

TMK 964. Madde

(1) Rehnedilen taşınırın işletmeye teslim edilmesi ve karşılığında bir makbuzun alınmasıyla rehin kurulmuş olur.

TMK 964. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 878 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle taşınır rehni kurulması, rehnedilen taşınırın işletmeye teslimi ve karşılığında bir makbuz verilmesi koşuluna bağlanmıştır.

Açıklama

TMK Madde 964, taşınır rehni karşılığı ödünç verme işletmelerinde rehnin nasıl kurulacağını düzenler. Hükme göre rehin, rehnedilen taşınırın işletmeye teslim edilmesi ve karşılığında bir makbuz alınmasıyla kurulmuş olur. Bu düzenleme, genel taşınır rehninde geçerli olan teslim (zilyetliğin devri) ilkesinin (TMK m.939 vd.) bu özel işletme türündeki uygulamasıdır. Maddenin kendine özgü yanı, teslime ek olarak bir makbuzun düzenlenmesini öngörmesidir; bu makbuz, ilerleyen aşamalarda rehinden kurtarma (TMK m.967) ve iade işlemlerinde (TMK m.968) belirleyici belge işlevi görecektir. Böylece TMK Madde 964, bu özel rehin türünün kurucu işlemini açık ve biçimsel bir esasa bağlamış olur.

Maddenin işleyişinde iki kurucu unsur birlikte aranır: taşınırın fiilen işletmeye teslimi ve buna karşılık makbuzun alınması. Teslim, rehnin aleniyetini ve alacaklının mal üzerindeki güvencesini sağlar; çünkü rehin veren mal üzerindeki zilyetliğinden vazgeçer. Makbuz ise rehin ilişkisini belgeleyen, rehin verenin haklarını gösteren ve devredilebilir nitelikteki bir belgedir. Bu sistemde işletme, malı teslim almakla rehin alacaklısı sıfatını kazanır ve teslim almadığı bir taşınır üzerinde bu yolla geçerli bir rehin hakkı doğmaz. Dolayısıyla teslimsiz, yalnızca sözleşmeye dayalı bir rehin bu işletme türünde mümkün değildir. Teslim ve makbuzun birlikte aranması, rehin ilişkisini hem alenî hem de belgeli kılarak ileride doğabilecek uyuşmazlıkları azaltır.

Hükmün sonucu, geçerli bir rehnin doğması için teslim ve makbuz koşullarının birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olmasıdır. Bu koşullardan biri eksikse rehin kurulmuş sayılmaz ve işletme rehin alacaklısının sahip olduğu önceliklerden yararlanamaz. Makbuzun düzenlenmesi, ileride rehinden kurtarma ve malın iadesi sırasında hak sahipliğinin ispatını kolaylaştırır. Örneğin bir rehin işletmesine altın bilezik teslim edip karşılığında makbuz alan kişi, bu makbuzla ileride borcunu ödeyerek malını geri alabilir; teslim gerçekleşmemişse veya makbuz düzenlenmemişse geçerli bir rehinden söz edilemez. Yargıtay’ın taşınır rehninde teslim koşuluna ilişkin dairelerinin içtihatları, zilyetliğin devredilmediği hâllerde rehnin doğmayacağını istikrarla benimsemekte; teslimin rehnin geçerlilik koşulu olduğunu vurgulamaktadır.