TMK 977. Madde
(1) Zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların, edinene teslimi veya edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş olur.
TMK 977. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 890 ıncımaddesini karşılamaktadır. Madde, zilyetliğin hem teslimle hem de teslim yerine geçen sözleşmeyle devredilmesini düzenlemektedir. Bunların birbirinden farklıolduğunu ifade edebilmek için, yürürlükteki maddenin iki cümlesi birleştirilerek madde tek cümle hâlinde düzenlenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 977, hazır olanlar arasında zilyetliğin nasıl devredileceğini düzenleyerek zilyetliğin kazanılmasının temel hâlini ortaya koyar. Hükme göre zilyetlik; şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların edinene teslimiyle ya da edinenin, önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesiyle devredilmiş olur. Madde, temsilci aracılığıyla devri düzenleyen TMK m. 978 ve teslimsiz devri düzenleyen m. 979 ile birlikte zilyetliğin devir biçimlerini oluşturur. Taşınır mülkiyetinin teslimle geçişini öngören TMK m. 763 bakımından da temel bir dayanak işlevi görür; zira taşınır mülkiyeti çoğu kez zilyetliğin devriyle el değiştirir ve bu iki kurum birbirini tamamlar.
Uygulamada hüküm, hem fiziksel teslimi hem de teslime denk düşen iradi düzenlemeleri kapsar. Şeyin elden ele verilmesi en açık devir biçimidir; ancak büyük veya taşınması güç eşyalarda, şey üzerinde hâkimiyeti sağlayan araçların (örneğin bir deponun ya da aracın anahtarının) teslimi de zilyetliği geçirir. Bunun yanında, edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde fiilî hâkimiyeti kullanacak konuma gelmesi de yeterli sayılır. Burada belirleyici olan, tarafların devir iradesi ile edinenin fiilî hâkimiyeti gerçekten kullanabilecek duruma gelmesidir; salt fiziksel temas değil, hâkimiyetin geçişi esastır. Bu esneklik, ticari ve günlük hayatın çok çeşitli devir biçimlerini hukuken kapsamayı sağlar.
Geçerli bir devir gerçekleştiğinde edinen zilyet sıfatını kazanır ve zilyetliğe bağlı korumalardan yararlanmaya başlar; taşınır mülkiyeti söz konusuysa, devir geçerli bir hukukî sebebe dayanması hâlinde mülkiyet de geçmiş olur. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, zilyetliğin devrinde tarafların iradesi ile fiilî hâkimiyetin edinene fiilen geçip geçmediğini birlikte incelemektedir. Örneğin, satılan bir aracın anahtarlarının ve ruhsatının alıcıya teslim edilip aracın onun kullanımına bırakılması, TMK Madde 977 uyarınca zilyetliğin devri için yeterlidir; aracın trafikte halen satıcı adına kayıtlı olması, taşınır niteliğindeki bu devrin geçerliliğini tek başına etkilemez ve mülkiyet teslimle alıcıya geçer. Çünkü taşınırlarda kayıt değil, fiilî hâkimiyetin geçerli bir hukukî sebebe dayanarak devri belirleyici sayılır.
