TMK ▸ Madde 979

TMK 979. Madde

(1) Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukukî ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.

(2) Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur.

(3) Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.

TMK 979. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 892 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak kaynak Kanunun 924 üncümaddesinin Almanca metni dikkate alınarak maddede ifade düzeltilmesi yapılmıştır.

Açıklama

TMK Madde 979, zilyetliğin teslim olmaksızın devrini, yani hâkimiyet aracının el değiştirmediği özel devir hâlini düzenler. Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden kişi, özel bir hukukî ilişkiye dayanarak şeyde zilyet olmayı sürdürürse, zilyetlik teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Bu hüküm, teslimle devri düzenleyen TMK m. 977, temsilci aracılığıyla devri düzenleyen m. 978 ve emtia senetlerini düzenleyen m. 980 ile birlikte zilyetliğin kazanılma yollarını tamamlar. Burada düzenlenen kurum, doktrinde hükmen teslim olarak adlandırılır ve malın fiziken yer değiştirmesine gerek kalmadan mülkiyetin nakline imkân tanıyan, ticari hayatta sıkça başvurulan pratik bir araçtır. Taşınır mülkiyetinin devrini düzenleyen TMK m. 763 ile de yakından bağlantılıdır.

Uygulamada bu yol, devreden kişinin malı satıp aynı anda kiracı, ariyet alan veya saklayan sıfatıyla elinde tutmaya devam etmesi gibi durumlarda işler. Hükmün ikinci fıkrası önemli bir koruma getirir: zilyetliğin bu yolla devri, şeyi elinde bulundurmaya devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan itibaren hüküm doğurur. Böylece malı elinde tutan kişi habersiz bırakılarak mağdur edilmez ve hukukî güvenliği korunur. Üçüncü kişi ayrıca, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği def’i ve itirazları, şeyi edinen yeni zilyede karşı da ileri sürerek malı vermekten kaçınabilir; bu da onun mevcut hukuki konumunu güvence altına alır.

Bildirim yapılmadığı sürece devir, malı elinde tutan üçüncü kişi bakımından sonuç doğurmaz; dolayısıyla edinen, bildirim yapılana kadar bu kişiden iade talep edemez. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, hükmen teslimin geçerliliği için tarafların iradesinin ve dayanak hukukî ilişkinin açıkça ortaya konmasını aramaktadır. Örneğin, deposundaki makineyi bir alıcıya satıp aynı makineyi kira sözleşmesiyle kullanmaya devam eden satıcı, TMK Madde 979 uyarınca makinenin zilyetliğini teslimsiz olarak alıcıya geçirmiş olur; makine üçüncü bir kişinin elinde bulunuyorsa devir, ancak bu kişiye satıcı tarafından bildirim yapıldığında ona karşı hüküm ifade eder. Böylece hem alıcının hakkı hem üçüncü kişinin konumu dengelenir.