TMK ▸ Madde 1005

TMK 1005. Madde

(1) Birden çok bölgede bulunan taşınmaz, diğer bölge sicillerine kayıtlı olduğu belirtilmek suretiyle her bölgedeki sicile ayrı ayrı kaydedilir.

(2) Böyle bir taşınmaza ilişkin tescil istemleri ve tescil işlemleri taşınmazın büyük kısmının bulunduğu bölgede yapılır ve yapılan tescil kütüğe işlenmek üzere diğer bölgelerdeki tapu idarelerine bildirilir.

TMK 1005. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 915 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak yürürlükteki maddenin ikinci fıkrası, tek bir cümle hâlinde düzenlenmiştir.

Açıklama

TMK Madde 1005, birden çok tapu bölgesi sınırları içinde uzanan bir taşınmazın sicile nasıl kaydedileceğini düzenler. Madde, taşınmazın bütünlüğü ilkesini koruyarak, fiziksel olarak birkaç bölgeye yayılan arazinin her bölgedeki sicile ayrı ayrı, ancak diğer bölge sicillerine de kayıtlı olduğu belirtilerek işlenmesini öngörür. Bu hüküm, taşınmazların bulundukları bölgenin tapu siciline kaydedileceğini düzenleyen TMK m.1004’ün doğal bir tamamlayıcısıdır; tek bir bölgede kalan taşınmazlar m.1004’e, birden çok bölgeye yayılanlar ise TMK Madde 1005’e tabidir. Düzenleme ayrıca tapu sicilinin unsurlarını gösteren TMK m.997 ile bağlantılıdır ve bölgeler arası kayıt bütünlüğünü sağlayarak sicilin doğruluğunu güvence altına alır.

Uygulama mekanizması iki yönlüdür. Birinci fıkra, kayıt tekniği bakımından her bölge sicilinde taşınmazın ayrı bir sayfaya işlenmesini, fakat diğer bölgelere de kayıtlı olduğunun karşılıklı olarak belirtilmesini ister; böylece sicili inceleyen kişi taşınmazın tamamını görebilir. İkinci fıkra ise yetki ve usul yönünden tekleştirme getirir: bu tür bir taşınmaza ilişkin tescil istemleri ve tescil işlemleri, taşınmazın büyük kısmının bulunduğu bölgedeki tapu idaresinde yapılır. İşlemi gerçekleştiren tapu idaresi, yaptığı tescili, kütüğe işlenmek üzere diğer bölgelerdeki tapu idarelerine resmen bildirmekle yükümlüdür. Bu sayede mükerrer veya çelişkili kayıt riski önlenir, tescilin tüm bölgelerde aynı içerikle yer alması sağlanır.

Hükmün sonucu, bölgeler arası işlem ve bildirim düzenine uyulmadığında sicilde çelişki doğması ve bunun düzeltilmesi gereğidir; eksik bildirim nedeniyle bir zarar doğarsa TMK m.1007 uyarınca Devletin sorumluluğu gündeme gelebilir. Yargıtay’ın taşınmaz mülkiyetine ilişkin daireleri, sicil kayıtları arasındaki çelişkilerin giderilmesinde taşınmazın bütünlüğünü ve kayıtların uyumunu gözetir. Somut örnek olarak, iki ilçe sınırına yayılan büyük bir tarım arazisinin satışı söz konusu olduğunda, tescil işlemi arazinin daha büyük bölümünün bulunduğu ilçenin tapu müdürlüğünde yapılır; bu müdürlük, mülkiyet değişikliğini diğer ilçedeki tapu müdürlüğüne bildirir ve oradaki kütükte de aynı değişiklik işlenir. Böylece alıcı, taşınmazın tamamı üzerinde tutarlı bir tapu kaydına sahip olur.