TTK 407. Madde
(1) Pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını genel kurulda kullanırlar. Kanuni istisnalar saklıdır.
(2) Murahhas üyelerle en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları şarttır. Diğer yönetim kurulu üyeleri genel kurul toplantısına katılabilirler. Denetçi (…)59 genel kurulda hazır bulunur. Üyeler ve denetçiler görüş bildirebilirler.
(3) 333 üncü madde gereğince belirlenen şirketlerin genel kurul toplantılarında Gümrük ve Ticaret Bakanlığının temsilcisi de yer alır. Diğer şirketlerde, hangi durumlarda Bakanlık temsilcisinin genel kurulda bulunacağı ve genel kurul toplantıları için temsilcilerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkileri ayrıca ücret tarifeleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri ilgili şirket tarafından karşılanır.
TTK 407. Madde Gerekçesi
Birinci fıkra: Birinci fıkra genel kurulun, bir taraftan şirket işlerine ilişkin kararların alındığı bir iç organ olduğunu, diğer taraftan da, şirketin iradesini oluşturmasının aracı olan paysahipliği haklarının -kural olarak – bu organda kullanıldığını hükme bağlamaktadır. Hükmün kendisine, doğrudan, paysahiplerinin katılma, önerme, tartışma ve oy verme gibi yönetime ilişkin haklarını konu aldığı görülmektedir. Anılan hakların genel kurulda kullanılması hem genel kurulu hem de bu hakları niteleyen emredici bir özellik idi. Tasarıdaki istisnalar ile genel kurul kararlarının iptaline ve geçersizliklerinin tespitine (m. 445, 446), genel kurulun toplantıya çağrılmasına ve gündeme madde konulmasına (m. 411, 412) ve incelemeye (m. 437) ilişkin haklar kastedilirdi. Ancak, katılma ve oy haklarının bu özellikleri, son beş yılda kırılmaya uğramıştır. Fransa (15/05/2001 tarihli Kanun), ve İsveç başta olmak üzere bazı AB üyesi ülkeler on-line katılıma olanak sağlamışlar (Genel Gerekçe 71 numaralı paragrafa bakınız.). Genel gerekçe 93 numaralı paragrafta anılan rapor ise yönetimin yaygınlaştırılmasını önermiştir. Anonim şirketler hukukunun gelişme yönlerinden biri de on-line katılım ve oy vermenin dogmatik düzenlemesidir. Aynı açılımı Tasarı da yapmış ve 1527 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “genel kurullara elektronik ortamda katılma, öneride bulunma, görüş açıklama ve oy verme, fizikî katılmanın ve oy vermenin bütün hukukî sonuçlarını doğurur” hükmüne yer vermiştir. Ancak, bu tür katılma ve oy verme, bazı teknik uygulamaları ve ayrıntılı usul hükümlerini gerektirdiğinden uygulama bir Bakanlar Kurulu tüzüğünün çıkarılmasına bağlanmıştır. İkinci fıkra: İkinci fıkra yenidir. Alm. POK 118 (2) paragrafından esinlenilmiştir. Amaç paysahiplerinin yönetim ve denetime ilişkin sorularının cevaplanmasını sağlamaktır. Bilgi alma hakkına ilişkin 437 nci maddenin gerekçesine bakılmalıdır. Paysahiplerinin genel kurula katılma hakları olup yükümlülükleri yokken, murahhas üyeler, en az bir yönetim kurulu üyesi ve denetçi ile gereğinde işlem denetçisi (m. 400 ve 554) bakımından genel kurula katılma, hem hak hem de yükümdür. Ayrıca Tasarıda yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin görüş açıklayabilme hakları açıkça hükme bağlanmış, bu yolla onların gereğinde kendilerini savunabilmeleri ve yaptıkları işlem ve kararları açıklayabilme olanakları yaratılmış ve böylelikle sorumluluk hukuku yönünden konumları güçlendirilmiştir. Bu yüküme aykırılık genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemez. Genel kurula katılma hakkını haiz bulunanlar sadece 407 nci maddede gösterilmiş olanlar değildir. Diğer yetkililer kanunun çeşitli maddelerinde öngörülmüştür. İnter alia, paysahiplerinin temsilcileri, organ temsilcisi (m. 428), bağımsız temsilci (m. 428), kurumsal temsilci (m. 428), tevdi eden temsilcisi (m. 429) intifa hakkı sahipleri. Genel kurula katılma hakkının esas sözleşmeyle başkalarına tanınması ratio legis’e pek uygun düşmemekle birlikte, içtihat yolunun açık olduğu şüphesizdir. Müşavirler, basın mensupları vs. genel kurula izinle katılabilir. Esas sözleşme genel kurulun görüntü ve ses taşınması yoluyla naklini öngörebilir (Tasarının 1527 nci maddesinin birinci fıkrası). Üçüncü fıkra: Tasarı komiserlere ilişkin değişik bir düzenleme getirmiştir. Düzenlemenin esası şöyle açıklanabilir. Komiserin genel kurullara katılması yönünden şirketler ikiye ayrılmıştır. Bakanlık komiseri bir kısım anonim şirketlerde (6762 sayılı Kanunda olduğu gibi) bulunacaktır. Bu şirketler Bakanlığın tebliğiyle belirlenecektir. Diğer şirketlerde de komiser bulunacaktır. Ancak bu komiserlerin kimler olacağı ve nitelikleri Adalet Bakanlığıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığının birlikte çıkaracakları bir tebliğde gösterilecektir.
Açıklama
TTK Madde 407, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket genel kuruluna ilişkin kapsamlı düzenlemeleri bütününde genel olarak meselesini ele almaktadır. Pay sahiplerinin şirket yönetimine katılım haklarının en somut ifadesini oluşturan genel kurul, demokratik katılım ve şirket iradesi oluşturma mekanizması işlevi görmektedir. Düzenleme, TTK m.333 hükümleriyle birlikte bir bütün oluşturmaktadır. Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik hükümleri de bu madde kapsamındaki hususları somutlaştırmaktadır. Pay sahipliği hakkının etkin kullanımı, şirket yönetimine hesap sorulabilirlik ve kurumsal şeffaflık, bu düzenlemenin temelindeki değerleri oluşturmaktadır.
Uygulamada TTK Madde 407, anonim şirketlerin olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarının hazırlanması, yapılması ve sonuçlandırılması süreçlerinde belirleyici bir çerçeve sunmaktadır. Gündemin hazırlanması ve pay sahiplerine duyurulması, toplantıya katılacak pay sahiplerinin tespit edilmesi ve toplantı başkanlığının oluşturulması bu madde kapsamındaki konulardandır. Eksik veya hatalı çağrı ile ilan durumunda genel kurul kararlarının geçerliliği sorunu, uygulamada en sık karşılaşılan hukuki sorunların başında gelmektedir. Elektronik genel kurul uygulaması da bu hükmün yorumlanmasında yeni bir boyut eklemektedir. Oy hakkını doğrudan etkileyen pay defterine kayıt tarihi ile işlem tarihi arasındaki zaman dilimi, özellikle el değiştiren paylar bakımından pratik sorunlara yol açabilmektedir. Genel kurul gündeminin belirlenmesinde azlık haklarının gözetilmesi ve toplantı yetersayısının sağlanamaması durumunda erteleme usulü de bu hükmün kapsamında değerlendirilen meselelerdir.
TTK Madde 407’ye aykırı biçimde toplanan ya da gündem dışı karar alan genel kurulun kararları, üç aylık hak düşürücü süre içinde iptal davasına konu edilebilmektedir. Butlan halleri ise süresiz olarak ileri sürülebilmektedir. Yargıtay, genel kurul toplantısına çağrı usulündeki ağır eksiklikleri kural olarak butlan sebebi saymaktadır. Öte yandan gündem dışı alınan kararların geçerli sayılabilmesi için tüm pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması ve itiraz edilmemesi koşulu da Yargıtay kararlarında işlenmektedir. Toplantı tutanağının düzenli tutulması, Bakanlık temsilcisi bulunması gereken toplantılarda bu yükümlülüğe uyulması ve elektronik genel kurul platformundan alınan katılım belgelerinin saklanması, muhtemel hukuki itirazlara karşı etkin bir savunma hazırlığı açısından vazgeçilmezdir.
