G) Kaptanın yardım görevi ve yerine getirilmemesinden donatanın sorumsuzluğu
Madde ListesiTTK 1295. Madde
(1) Bir çatmadan sonra her geminin kaptanı, kendi gemisini, gemi adamlarını ve yolcularını ciddi bir tehlikeye atmadan mümkün olması şartıyla, diğer gemiye, gemi adamlarına ve yolculara yardımla yükümlüdür.
(2) Ayrıca kaptan, mümkünse, diğer gemiye kendi gemisinin adını, bağlama limanını, geldiği ve gideceği limanları bildirmekle yükümlüdür.
(3) Kaptanın, sadece bu maddede öngörülen yükümlülüğünü ihlal etmesinden dolayı donatan sorumlu olmaz.
TTK 1295. Madde Gerekçesi
Kaptanın, 1910 Sözleşmesinin 8 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri, 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Korunması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülmüştür. Ancak, kaptanın bu yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde donatanın sorumlu olmayacağına ilişkin 1910 Sözleşmesinin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasının 6762 sayılı Kanuna alınmamış olması bir eksiklik teşkil etmektedir. Üçüncü fıkranın tek başına bir anlam ifade etmemesi nedeniyle, Tasarıya, 1910 Sözleşmesinin 8 inci maddesinin alınmasına karar verilmiştir.
TTK 1295. Madde Açıklaması
TTK Madde 1295, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun çatma hükümlerinin sistematiği içinde kaptanın yardım görevi ve yerine getirilmemesinden donatanın sorumsuzluğu konusunu düzenlemektedir. Denizde çatma, iki veya daha fazla deniz aracının çarpışması ya da birinin diğerine zarar vermesi sonucu doğan, sorumluluk hukuku ile deniz sigortası hukuku açısından özgün kurallar gerektiren bir deniz olayıdır. 6102 sayılı TTK çatma hükümlerini uluslararası sözleşmeler ve mukayeseli hukukla uyumlu biçimde yeniden düzenlemiş; hem maddi hem usul hukuku boyutunda ayrıntılı bir çerçeve oluşturmuştur.
Uygulamada TTK Madde 1295, iki ya da daha fazla deniz aracının çarpışmasından doğan sorumluluk ve tazminat uyuşmazlıklarında temel başvuru kaynağı konumundadır. donatan şirketleri, gemi sigortacıları, kaptan ve gemi adamları arasındaki çatma davalarında kusur oranlarının tespiti, sorumluluk sınırlarının uygulanması ve tazminat taleplerinin hukuki dayanağı bu madde hükmüyle doğrudan ilişkilidir. Çatmanın gemilerden yalnızca birinin kusurundan kaynaklanması durumunda tam sorumluluk; her iki tarafın da kusurlu olduğu hallerde ise oranlı sorumluluk rejimleri devreye girmektedir. Mücbir sebep ya da tesadüf hâlinde ise tarafların birbirine karşı herhangi bir tazminat talebi doğmamaktadır. Uygulamada sigortacılar, ortak avarya adjustor’ları ve hukuk müşavirleri bu maddenin öngördüğü usul ve sürelere titizlikle uymak durumundadır.
TTK Madde 1295’ye aykırılığın hukuki sonuçları; tazminat taleplerinin zamanaşımına uğraması, ispat yükünün ters dönmesi ve sigortacının rücu haklarını kaybetmesi gibi ağır sonuçları kapsamaktadır. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “Ancak, kaptanın bu yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde donatanın sorumlu olmayacağına ilişkin 1910 Sözleşmesinin 8 inci maddesinin …” İki yıllık zamanaşımı süresinin çatmanın gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başladığı, bu süre içinde dava açılmaması hâlinde talep hakkının tamamen düştüğü Yargıtay kararlarında kararlılıkla vurgulanmaktadır. Kaptanın yardım görevini yerine getirmemesi ise donatanın sorumluluğunu etkilememekte; yardım görevinin ihmalinden kaynaklanan kişisel sorumluluk bağımsız olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle çatma olayının hemen ardından delil tespiti yaptırılması, tutanakların düzenlenmesi ve sigortacının derhal bilgilendirilmesi kritik önem taşımaktadır.
