Terekenin Tespiti Davası: Tereke Defteri ve Görevli Mahkeme

Mirasbırakan vefat ettiğinde mirasçılar, geride kalan malvarlığının kapsamını çoğu zaman bilmez. Bazı durumlarda mirasçılar mal kaçırma şüphesi taşır veya mirasbırakanın banka hesaplarındaki meblağları tespit edemezler. Mirasçılar, bu tür belirsizlikleri gidermek amacıyla kanun kapsamında mahkemeden terekenin tespiti talebinde bulunurlar. Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi, istem üzerine veya re’sen gerekli koruma önlemlerini alır. Tereke defteri için defter tutma kararını ise TMK m. 590’daki sebeplerden biri gerçekleştiğinde verir. Bu süreç sıradan bir delil tespiti işleminden farklı olarak geniş koruma tedbirleri içerir. Alınan bu tedbirler mirasın güvenle paylaştırılmasını tam olarak sağlar.

Yazar: Av. Mehmet Tokar | Son güncelleme: 10 Eylül 2026

Terekenin Tespiti Kavramı ve Hukuki Dayanağı

Öncelikle, miras hukukunda hak sahipliğinin ve malvarlığı sınırlarının saptanması büyük önem taşır. Yasa koyucu, mirasbırakanın vefatı üzerine hak sahiplerinin menfaatlerini korumak için bazı koruyucu usuli mekanizmalar öngörür. Terekenin tespiti mirasbırakanın ölüm anındaki aktif ve pasif malvarlığı değerlerini belirler. Bu değerlerin mahkeme eliyle resmi kayıt altına alınması büyük önem taşır. Mahkeme, hak sahiplerinin zarara uğramasını önlemek adına malvarlığı üzerinde çeşitli koruma önlemleri uygular.

Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır….

TMK m. 589 güncel kanun metni →

TMK m. 589 hükmüne göre mirasın açılması üzerine sulh hâkimi gerekli olan bütün önlemleri alır. Hâkim, bu önlemleri istem üzerine veya belli durumlarda re’sen uygular. Hâkim gerekli görürse terekede bulunan mal ve hakların yazımına karar verir; yazımı yapılan mallardan gerekenler mühürlenir. Hukuki yargılama ile mahkeme, olası mal gizleme ihtimallerine karşı hızlı tedbirler geliştirir.

Terekenin Tespiti Davasında Davacı Sıfatı

Davacı sıfatı dava şartlarından değildir; talep konusu hak bakımından tarafın hak sahibi olup olmadığına ilişkindir. Terekenin tespiti davasını yasal mirasçı veya atanmış mirasçı açar. Mirasbırakan sağlığında belirli bir malı vasiyet edebilir. Vasiyet alacaklısı da kendi alacağını güvence altına almak için bu yola başvurur. Mahkeme, davacının mirasçılık veya alacaklılık sıfatını gösteren belgeleri davanın başında resen inceler.

Mirasbırakanın alacaklıları da borcun ödenmeme tehlikesi doğduğunda mahkemeden tespit ister. Kanun, terekenin eksilmesinden zarar görecek her ilgiliye talep hakkı tanır. Başvurucu taraf, mahkemeye sunduğu dilekçede mirasçılık belgesini ekleyerek aktif husumet ehliyetini hâkime belgeler. Yargıtay uygulamaları bu sürecin temelde bir çekişmesiz yargı işi olduğunu belirtir. Ayrıca her mirasçının mahkemede tek başına talepte bulunabileceğini önemle vurgular.

Tereke Defteri Düzenlenmesinin Şartları

Hâkim, koruma önlemleri kapsamında terekenin mevcudunu kayıt altına alırken detaylı bir liste oluşturur. Uygulayıcılar düzenlenen bu belgeyi tereke defteri olarak adlandırır ve belge tüm malvarlığını resmiyete kavuşturur. Mahkeme, mirasçılardan birinin talebi üzerine mirasbırakanın malvarlığını ayrıntılı biçimde araştırarak bu defteri yazar. Yasal şartlar oluştuğunda hâkim talep beklemeden re’sen harekete geçerek yazım işlemini yürütür.

Aşağıdaki sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir:…

TMK m. 590 güncel kanun metni →

TMK m. 590 defter tutmanın üç ayrı sebebini sayar. İlki, vesayet altına alınmış veya alınması gereken bir mirasçının bulunmasıdır. İkincisi, uzun süredir bulunamayan ve temsilcisi de olmayan bir mirasçının bulunmasıdır. Üçüncüsü, ölümden başlayarak bir ay içinde istemde bulunulmasıdır. Bu durumda sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir. İlgili hâkim, mirasçılardan biri vesayet altında ise talebe bakmaksızın defter tutma işlemini başlatır. Kanundaki bir aylık süre aslında ölüm tarihinden başlayarak istemde bulunma süresidir. Kanun defter tutma işlemini gecikmeksizin tamamlatarak hak kayıplarını önler. Mahkeme görevlileri, mirasbırakanın tüm borçlarını ve alacaklarını bu evrakın içine yazar.

Terekenin Tespiti Kapsamında Mühürleme Önlemi

Mahkeme, mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda terekeye dâhil olan malların fiziksel güvenliğini sağlar. Yargıç, mirasbırakanın yaşadığı evin veya kasasının açılmasını engelleyerek mühürleme işlemine derhal hükmeder. Mühürleme işlemi, tespit süreci tamamlanana kadar malların yerinde muhafaza edilmesini garanti altına alır. TMK m. 591 uyarınca yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenir. Mühürlenmeyen mallar için ise hâkim durumun gerektirdiği uygun koruma önlemini alır.

Bu mühürleme kararı, malın bulunduğu yerde muhafazasını ve üçüncü kişilerin erişiminin önlenmesini amaçlar. Kanun mirasın resmen yönetilmesini sayılı hâllere bağlar. Bazen mirasçılardan biri uzun süredir ortada yoktur ya da hak sahipliğini kimse ispatlayamaz. Mirasçıların tamamı bilinmiyorsa sulh hâkimi re’sen bu kesin karara varır. Mirasbırakan vasiyeti yerine getirme görevlisi atamışsa, önemli bir engel bulunmadıkça yönetim ona verilir. Velâyet veya vesayet hâlinde ise bir sakınca yoksa veli ya da vasi bu görevi üstlenir. Uygulayıcı mahkeme mühürleme kararı alırken diğer mirasçıların durumunu dikkate alır. Evde yaşayan üçüncü kişilerin asgari yaşam haklarını zedelememeye de özen gösterir. Hukuki süreç tamamlanıp gerekli olan tüm resmi belgeler usulünce hazırlanır. Mahkeme mühürlerin fekkine karar vererek malları güvenceyle hak sahiplerine teslim eder.

Mahkemenin Re’sen Araştırma Yükümlülüğü

Kanun, bu yargılama sürecini taraflarca hazırlama ilkesinin dışına çıkarak re’sen araştırma ilkesine tabi tutar. Hâkim, tespit talebinde davacının gösterdiği delillerle sınırlı kalmaz. Mahkeme bankalara ve tapu müdürlüklerine veya trafik tescil şubelerine yazılar yazar. Vergi dairelerine de müzekkereler yazarak aktif malvarlığını eksiksiz biçimde mahkemece araştırır. İlgili kurumlar, mahkemenin yazdığı yazılara istinaden mirasbırakana ait tüm kayıtları süratle gönderirler.

Davayı yöneten hâkim mirasbırakanın kasalarında veya evinde bulunan kıymetli evrakları inceler. Hâkim bunları saptamak için keşif de yapar. Kolluk kuvvetleri arama sırasında altın veya nakit parayı bulur. Çeşitli senetler de bulunursa mahkeme bunları güvenle mühürleyerek koruma altına alır. Bulunan tüm bu unsurlar dosya içine kaydedilerek yediemine veya mahkeme görevlileri bulunan tüm bu unsurları dosya içine kaydederek yediemine veya resmi bir kuruma teslim eder. Mahkemenin yürüttüğü bu araştırma, tereke mallarının kayda geçirilmesini sağlar.

Genel Delil Tespiti ile Terekenin Tespiti Arasındaki Fark

Ayrıca, hukukumuzda bir vakıanın sonradan ispat edilmesini kolaylaştırmak amacıyla genel tespit kurumu mevcuttur. Ancak miras hukukuna özgü delil tespiti usulleri ile genel usul hükümleri birbirinden farklı işler. HMK m. 400 uyarınca delil tespiti, görülmekte olan davada veya ileride açılacak dava bakımından istenebilir. Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır. Oysa miras hukukunda hâkim, koruma tedbiri olarak malvarlığını saptarken derdest bir davanın varlığını aramaz.

Bu özel yargılama mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığını bir bütün olarak fotoğraflamayı hedefler. İkinci adımda ise bunu resmi belgeye dökmeyi hukuken amaçlar. Genel kurallar sadece tarafların ileri sürdüğü belirli bir somut vakıayı incelemeye alır. Buna karşılık miras tespiti çok daha geniş çaplı bir araştırma içerir. Talepte bulunan mirasçılar genel usul hükümlerinin sınırlı yapısına takılmazlar. Bu nedenle daha geniş kapsamlı olan miras koruma hükümlerine dayanırlar. Yargı mercii, iki kurumun farkını gözeterek davanın hangi yasal çerçevede ilerleyeceğini saptar.

Karşılaştırma Tablosu: Tespit Davaları

Yargılama sürecinde benzer kurumların hukuki etkilerini ve uygulanma usullerini anlamak büyük önem taşır. Aşağıdaki tablo, genel kurumlar ile mirasa özgü kurumların temel farklarını gösterir.

Özellik Terekenin Tespiti (TMK m. 589) Resmi Defter Tutma (TMK m. 619) Genel Delil Tespiti (HMK m. 400)
Amaç Malvarlığını korumak ve kayıt altına almak Mirasçıların borçlardan sorumluluğunu sınırlamak İleride açılacak davada delili korumak
Talep Süresi Miras paylaştırılıncaya kadar istenebilir Mirasın açılmasından itibaren bir ay içinde Dava açılmadan veya yargılama sırasında
Re’sen Uygulama Belli hâllerde hâkim re’sen uygular Yalnızca mirasçıların talebiyle başlar Yalnız talep üzerine gerçekleşir
Sonuçları Tespit edici ve koruyucudur Borç sorumluluğunu resmi listeye göre sınırlar İspat aracı olarak hukuki etki yaratır

Çekişmesiz Yargı Boyutu ve Davalı Sıfatı

Sonuç olarak, bu uyuşmazlık türü klasik anlamda iki tarafın çatıştığı bir eda davası özelliği taşımaz. Kanun, miras hukukuna ilişkin bu istemleri çekişmesiz yargı işi sayar. Çekişmesiz yargı işinde kural olarak zorunlu bir hasım bulunmaz; ilgili mirasçıların sürece dâhil edilmesini hâkim ayrıca değerlendirir. Ancak bu husus davayı çekişmeli hale getirmez. Yargıtay uygulamaları, hasım gösterilmesinin sadece bilgilendirme amacı taşıdığına defalarca karar vermiştir.

Mahkeme, hasım gösterilen kişilere tebligat çıkararak onların da sürece katılmasını ve beyanda bulunmasını sağlar. İlgili kişiler malvarlığına dâhil olmadığını iddia ettikleri eşyalar hakkında mahkemeye yazılı itiraz edebilirler. Hâkim, bu yargılama içinde mülkiyet tartışmasına girmez; sadece o anki mevcudu resmi kayda geçirir. Hâkim, mülkiyetin kime ait olduğu tartışmasını bu davada incelemez. Taraflar, sonrasında açacakları tapu iptal veya istihkak davalarında bu sorunları bağımsızca çözerler.

Banka Kiralık Kasalarının ve Araçların Tespiti

Nitekim, mirasbırakanın ölümünden sonra ulaşılamayan fiziki kıymetlerin tespiti sürecin en hassas noktasını oluşturur. Davacı mirasçılar, ölen kişinin banka şubelerinde kiralık kasası bulunduğunu düşünüyorlarsa bunu mahkemeye dilekçeyle bildirirler. Mahkeme bankalara yazdığı resmi müzekkere ile kiralık kasaların mevcudiyetini sorgular. Kasa bulunması halinde bunun açılması için uygun bir gün belirler. İlgili hâkim, kasa açılışında bizzat bulunarak içindeki tüm ziynet eşyasını veya belgeleri tutanağa geçirir.

Bununla birlikte terekeye dâhil olan motorlu araçların tespiti büyük önem taşır. Mahkeme trafik tescil müdürlükleri ve noterler nezdinde geniş kapsamlı araştırmalar yürütür. Hâkim, tereke mallarının korunması için gerekli görürse araçlar hakkında devri önleyici koruma önlemlerine karar verebilir. Hâkim, gerekli gördüğü hâlde araçların muhafazası için uygun koruma önlemine hükmeder. Görevli merci, kayıt altına alınan tüm bu varlıkları tereke defteri muhteviyatına ekleyerek hak sahiplerinin menfaatlerini güvenceye alır.

Tapu Siciline İhtiyati Tedbir ve Şerh Konulması

Ayrıca, tespit süreci devam ederken kötü niyetli mirasçıların gayrimenkulleri elden çıkarma riski oldukça yüksektir. Mahkeme mal kaçırma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak için tapu müdürlüklerine yazılar yazar. Terekeye ait taşınmazların devrini fiilen durdurarak koruma sağlar. Sicile işlenen tedbir, hakkın sonradan hak kazanan kişilere karşı ileri sürülmesini sağlar. Böylece yargılama sonuçlanana kadar taşınmazın değeri ve hukuki statüsü değişmez.

Öte yandan tapu siciline konulan şerhler uyuşmazlığı herkese ilan eder. Taşınmazı satın almak isteyen kişiler bu hukuki durumdan resmi olarak haberdar olurlar. Sicildeki bu kayıtlar, üçüncü kişinin iyiniyet iddiasını ortadan kaldırır. Yargılama aşaması tamamlanıp tereke defteri onaylandığında mahkeme, ihtiyati tedbirlerin devam edip etmeyeceğine yeniden karar verir. Kısacası tapu siciline işlenen bu kayıtlar, terekedeki taşınmazların yargılama boyunca korunmasını sağlar.

Terekenin Tespiti Davasında Yargılama Harcı

Tespit talepleri eda davalarından farklı olarak nispi harca değil, maktu karar ve ilam harcına tabidir. Davacı, mahkemeye başvururken sadece kanunda belirlenen maktu harcı ve tebligat giderlerini mahkeme veznesine yatırır. Yazı işleri müdürlüğü tapu ve banka müzekkereleri için masraf hesaplar. Yazı işleri müdürlüğü, vergi dairesi müzekkereleri için de ek posta masrafı ister. Hâkim, keşif yapılmasına veya bilirkişi atanmasına karar verirse davacı ilgili keşif avansını da dosyaya nakden öder.

Önlem giderlerini, TMK m. 589 uyarınca ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi karşılar; hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde gideri Devlet karşılar. Yapılan resmi kayıt işlemi tüm mirasçıların ortak menfaatine hizmet ettiği için mirasçılar masrafları sonuçta miras malvarlığından karşılar. Koruma önlemlerine ilişkin giderler TMK m. 589 uyarınca ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişi tarafından karşılanır. Mahkeme, yargılama sonunda diğer taraf aleyhine herhangi bir vekâlet ücretine kural olarak hükmetmez.

Terekenin Tespiti Davasında Görevli Mahkeme

Öte yandan, hukuk davalarında doğru mahkemenin seçilmesi, sürecin uzamasını önlemek için atılması gereken ilk usuli adımdır. Kanun koyucu, mirasın korunmasına yönelik tüm tedbir davalarında görevli yargı yerini sulh hukuk mahkemesi olarak tayin etmiştir. Başvurucu mirasçılar, taleplerini asliye hukuk yerine doğrudan bu özel yetkili mahkemeye bir dilekçeyle sunar. Hâkim, uyuşmazlığın malvarlığı değerine bakmaksızın koruma tedbirlerini uygulama yetkisine sahiptir.

Usul kanunu, yetkili mahkemeyi mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi olarak belirler. Görevli memurlar, mirasın açılmasıyla ilgili işlemleri ölenin son yerleşim yerinin bulunduğu yargı çevresinde yürütür. Yetkisizlik kararı verilirse taraf, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini ister. Kesin yetki kuralı gereği taraflar kendi aralarında anlaşarak yetkili mahkemeyi değiştiremezler.

Terekenin Tespiti Davasında Arabuluculuk

Nitekim, Türk usul hukuku, yargı yükünü hafifletmek adına birçok ticari ve hukuki uyuşmazlıkta dava şartı arabuluculuk arar. Miras tespiti davaları mülkiyet ihtilafı içermeyen çekişmesiz yargı işleri olduğundan zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında kalır. Hak sahipleri, mirasbırakanın malvarlığını güvence altına almak için arabulucuya gitmeden talebini doğrudan adliyeye iletir. Hâkim, dava şartı eksikliği sebebiyle dosyayı usulden reddedemez.

Bununla birlikte mirasçılar, mahkemenin düzenlediği resmi evraklar üzerinden paylaşıma gitmek isterlerse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler. Arabulucu nezdinde sağlanan anlaşma, miras taksim sözleşmesi işlevi görerek tarafları uzun mahkeme masraflarından kurtarır. Gerçekleştirilen mahkeme işleminin sağladığı şeffaflık, mirasçılar arasındaki güvensizliği ortadan kaldırarak uzlaşma zeminini güçlendirir. Uzlaşma sağlanamazsa mirasçılar ortaklığın giderilmesi talebiyle yeni bir dava sürecine hukuken yönelirler.

Resmi Defter Tutma ile Terekenin Tespiti Farkı

Kısacası vatandaşlar, koruma amaçlı yargı usulü ile mirasçıların sorumluluğunu sınırlayan kurumu birbirine karıştırır. Mirasçılar, borçlardan kişisel malvarlıklarıyla sınırsız sorumlu olmamak için resmi defter tutulmasını mahkemeden talep edebilirler. Bu prosedür hukuken farklı amaçlar taşır ve bir aylık hak düşürücü süreye tabidir. Buna karşılık mirasçı, koruma amaçlı terekenin tespiti işlemini paylaşmaya kadar her aşamada ister.

Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir…

TMK m. 619 güncel kanun metni →

TMK m. 619 lafzına göre mirasın reddi hakkına sahip olan her mirasçı resmî defter tutulmasını ister. Talep dilekçesinin kanunda öngörülen bir aylık hak düşürücü süre içinde Davacı, talep dilekçesini kanunda öngörülen sürede sulh hukuk mahkemesi önüne sunar. Resmî defter tamamlandıktan sonra mirası deftere göre kabul eden mirasçı, TMK m. 628 uyarınca yalnız deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur. Oysa terekenin tespiti davasında borçlardan sorumluluğu sınırlayan böyle bir hukuki etki doğmaz.

Terekenin Tespiti Davasında Talep Süreleri

TMK veya HMK hükümleri, mülkiyete yönelik taleplerin zamanaşımı usullerini açıkça düzenler. Koruma amaçlı terekenin tespiti davası, niteliği gereği genel zamanaşımı sürelerinden bağımsız bir usul izler. Mirasçı, miras ortaklığı sürdüğü ve tereke paylaşılmadığı sürece bu talebi mahkemeye iletir. Ortaklık bozulmadan önce mal kaçırma riski her an doğabileceğinden kanun kesin bir süre sınırı öngörmez.

Miras paylaşıldıktan veya tasfiye edildikten sonra tespit isteminde bulunulması davanın temelindeki hukuki yarar şartını ortadan kaldırır. Paylaşma gerçekleştikten sonra bir mirasçı gizlenen malvarlığı saptarsa bu durumda istihkak veya mülkiyet davası açar. İlgili hâkim, dosya önüne geldiğinde öncelikle mirasın fiilen veya hukuken paylaşılıp paylaşılmadığını esastan inceler. Miras paylaşıldığı takdirde yargı makamı güncel hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine nihai olarak hükmeder.

Terekenin Tespiti Davasının Delil Niteliği

Böylece, yargılama sona erdiğinde mahkeme, elde edilen tüm verileri birleştirerek nihai bir malvarlığı listesi oluşturur ve dosyayı karara bağlar. Düzenlenen bu liste, mirasçılar arasındaki olası uyuşmazlıklarda hâkimi yönlendiren çok güçlü bir yazılı belge işlevi görür. Hâkim, gelecekte açılabilecek bir iptal davasında tereke mevcudunu bu listeye göre hesaplar. Hâkim, tarafların mal kaçırdığı iddialarını incelerken daha önce sulh hukuk mahkemesi tarafından hazırlanan bu resmi kayıtlara dayanır.

Mahkemenin verdiği tespit kararı, eşyanın mülkiyetini veya borcun gerçekliğini nihai olarak belirlemez. Hukuki menfaati bulunan üçüncü kişi, deftere yazılan malın kendisine ait olduğunu genel mahkemede ileri sürer. Tespit hükmü sadece mirasın açıldığı tarihteki fiili durumu resmeder ve kendi başına mülkiyet uyuşmazlığı yaratmaz. İlgililer, var olan maddi itirazlarını asliye hukuk mahkemesinde açacakları bağımsız mülkiyet davalarıyla ispat kuralları çerçevesinde ileri sürerler.

Sonuç

Özetle, mirasbırakanın vefatı sonrasında malvarlığının belirsizliğini ortadan kaldıran yargısal yollar mirasçılar için kritik bir usuli imkândır. TMK m. 589 hükmü uyarınca açılan terekenin tespiti davası, mal kaçırma risklerini usulen önleyerek hak sahiplerine güvenli bir hukuki zemin hazırlar. Görevli sulh hukuk mahkemesi, banka ve tapu kayıtlarını detaylı biçimde araştırarak tüm aktif ve pasif malvarlığını eksiksiz şekilde kayıt altına alır. İlgili hâkim, yasal şartlar gerektirdiğinde malları mühürler ve resmi bir tereke defteri hazırlayarak zilyetliği yargı eliyle güvence altına alır.

Davacı mirasçılar, mülkiyet tartışmasına girmeden sadece malvarlığının resmi fotoğrafının çekilmesini bu yolla mahkemeden talep ederler. Başlatılan bu yargısal işlem, genel delil tespiti kurumundan farklı olarak mirasın paylaşılmasına kadar herhangi bir zamanaşımı süresine tabi olmaksızın istenebilir. Düzenlenen resmi mahkeme tutanakları, ileride açılabilecek maddi iptal davalarında son derece güçlü bir yazılı ispat aracı olarak kullanılır. Yetkin mahkeme usul işlemleriyle yürütülen bu yargısal hazırlık aşaması, aile içi uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırır ve adil bir miras paylaşımına hizmet eder.

Sık Sorulan Sorular

Bu dava kime karşı açılır?

Bu dava çekişmesiz yargı işi olduğu için kural olarak davalı bir hasım gerektirmez. Dilekçede diğer mirasçıların gösterilmesi sadece bilgilendirme amaçlıdır ve davayı hukuken çekişmeli hale getirmez.

Mahkeme banka hesaplarını inceleyebilir mi?

Evet, hâkim tarafların talebi veya re’sen araştırma ilkesi gereği bankalara müzekkere yazar. Mirasbırakanın vefat tarihindeki tüm hesap bakiyeleri ve kasa kiralama bilgileri mahkemeye eksiksiz bildirilir.

Tespit davası ne zamana kadar açılabilir?

Kanun koyucu bu talep için kesin bir hak düşürücü süre öngörmemiştir. Mirasçılar, miras ortaklığı devam ettiği ve tereke henüz kesin olarak paylaştırılmadığı sürece bu davayı mahkemeden isteyebilirler.

Resmi defter tutulması ile aynı mıdır?

Hayır, koruma amaçlı tespit ile TMK m. 619 uyarınca bir ay içinde istenmesi gereken resmî defter tutulması farklı kurumlardır. Resmî defter tutulması mirasçıya mirası deftere göre kabul etme imkânı verir; sorumluluğun defter kapsamıyla sınırlanması bu kabul üzerine doğar. Tespit işlemi ise malvarlığının mevcudunu kayda geçirir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Exit mobile version