Online Doktor Muayene Hizmeti Yasal mı? Uzaktan Sağlık Hizmeti ve İzin Belgesi

Ekran başından hekimle görüşmek bugün pek çok kişi için sıradan bir deneyim hâline geldi. Ancak her online doktor muayene hizmeti aynı hukuki güvenceyi taşımaz. Bu yazı önce online muayene yasal mı sorusunu cevaplıyor. Ardından kamuoyunun uzaktan sağlık hizmeti yönetmeliği dediği düzenlemenin hangi şartlarla izin verdiğini açıklıyor. Hekim ve sağlık kurumları için uzaktan sağlık izin belgesi başvurusu ayrı bir başlıkta yer alıyor. Son bölümler hastanın verilerini, haklarını ve yanlış teşhis hâlinde başvurabileceği yolları ele alıyor.

Son güncelleme: 17.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 17.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine dayanır. Kontrol kapsamındaki temel metin, Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmeliktir (RG 10.02.2022). Kontrol, 3359 ve 1219 sayılı Kanunları ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununu (KVKK) da kapsadı. İnceleme, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliği ve Hasta Hakları Yönetmeliğini de içerdi. Kontrol; TBK, TKHK, İYUK, HMK, TCK ve Anayasa hükümlerini de aynı tarihli metinler üzerinden kapsadı.

Online Muayene Yasal mı? Kısa Cevap

Türk hukukunda online muayene yasal mı sorusunun cevabı şarta bağlıdır. Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik, uzaktan sağlık hizmetini belirli koşullarla meşru bir hizmet türü olarak düzenler. Yönetmelik m. 4/1-e’ye göre bu hizmeti, faaliyet izni almış bir sağlık tesisinde görev yapan sağlık meslek mensubu sunar. Bu sunum, Bakanlığın ürettiği ya da tescil ettiği güvenli bir yazılım üzerinden gerçekleşir. Yönetmelik bu yazılımı “uzaktan sağlık bilgi sistemi” olarak tanımlar (m. 4/1-d).

Bir online doktor muayene hizmetinin hukuka uygunluğu bu nedenle dört soruya bağlıdır. İlk soru, hizmeti veren tesisin Bakanlıktan izni olup olmadığıdır. İkinci soru, tesisin kullandığı yazılımın Bakanlık sistemine tescilli olup olmadığıdır. Üçüncüsü, hekimin o tesis adına çalışma belgesi bulunan ve Türkiye’de meslek icrasına yetkili biri olup olmadığıdır. Son soru ise hastanın istediği hizmetin niteliği gereği uzaktan sunuma elverişli olup olmadığıdır. Dolayısıyla bu sorulardan birinin cevabı olumsuzsa hizmetin Yönetmeliğe aykırı hâle gelmesi mümkündür.

Yönetmelik, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 9 uncu ve ek 11 inci maddelerine dayanır (m. 3). Ek 11. madde, sağlık hizmeti sunumuyla ilgili tüm iş ve işlemleri Sağlık Bakanlığının denetimine bağlar. Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde hasta hakları ve kişisel verilere ilişkin mevzuat devreye girer (m. 18). Tesisin ve sağlık meslek mensubunun tabi olduğu kendi mevzuatı da bu hâllerde uygulama alanı bulur.

Uzaktan Sağlık Hizmeti Yönetmeliği Kimleri Kapsar?

Uzaktan sağlık hizmeti yönetmeliği dört grubu kapsar (m. 2). Bunlar uzaktan hizmet sunan sağlık tesisleri, bu hizmette yer alan sağlık meslek mensupları, bilgi sistemi geliştiricileri ve hizmet almak isteyen gerçek kişilerdir. Yönetmelik “sağlık tesisi” kavramını, Bakanlığın uzaktan hizmet sunmak üzere yetkilendirdiği sağlık kurum ve kuruluşları olarak tanımlar (m. 4/1-ç). Dolayısıyla bu tanıma göre Bakanlık izni hekimin şahsına değil, hizmeti sunan tesise verir.

Serbest çalışan bir hekimin muayenehanesinin bu anlamda sağlık tesisi sayılıp sayılmayacağını Yönetmelik ayrıca düzenlemez. Muayenehanesinden görüntülü görüşme yürütmek isteyen hekimin durumunu İl Sağlık Müdürlüğünden teyit etmesi bu belirsizlik nedeniyle önem taşır.

Yazılım tarafında da ayrı şartlar vardır. Bakanlığın yetkilendirdiği diğer geliştiriciler, sistemi Bakanlığın belirlediği asgari standartlara uygun olarak geliştirir (m. 5/1). Ardından geliştirici sistemi Bakanlığın sistemine tescil ettirir; tescilsiz sistemi uzaktan sağlık hizmetinde kullanmak yasaktır (m. 5/2). Bu nedenle tescilsiz genel bir mesajlaşma uygulamasındaki görüşme, Yönetmeliğin aradığı şartları taşımaz. Geliştirici, sistemi Bakanlığın belirlediği işlemlerin tesisin bilgi yönetim sistemine aktarımına imkân verecek şekilde kurar (m. 5/3).

Uzaktan Sağlık İzin Belgesi: Başvuru ve İnceleme

Gerekli şartları sağlayan tesise Bakanlık, uzaktan sağlık hizmeti yönetmeliği m. 8/1 uyarınca “uzaktan sağlık hizmeti faaliyet izin belgesi” verir. Bu yazı söz konusu belgeyi kısaca uzaktan sağlık izin belgesi olarak anıyor. Bakanlık bu izni tesisin mevcut faaliyet izin belgesine de işler. Tesis başvurusunu Ek-1’deki belgelerle birlikte İl Sağlık Müdürlüğüne yapar (m. 8/2). Bu yazı Ek-1’deki belge listesini aktarmıyor; güncel listeyi Yönetmeliğin eklerinden izlemek gerekir.

Müdürlük başvuruyu önce dosya üzerinden inceler. Eksiklik veya uygunsuzluk varsa bunları başvuru sahibine en geç 15 iş günü içinde bildirir (m. 8/3). Müdürlüğün uygun bulduğu başvuruyu, Müdürlük bünyesindeki üç kişilik bir komisyon inceler; komisyon gerekli görürse yerinde inceleme de yapar (m. 8/4). Komisyonun başkanı, sağlık hizmetleri başkanlığında görevli bir hekimdir. Diğer üyeler tercihen bilişim alanında birikimi olan bir mühendis, tekniker veya teknisyen ile kalite konusunda deneyimli bir sağlık meslek mensubudur.

Komisyon eksiklik bulmazsa başvuruyu raporuyla birlikte Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderir (m. 8/5). Bakanlık belgeyi iki şart birlikte gerçekleşince düzenler. Başvurudaki bilgi sistemi Bakanlık kayıt tescil sisteminde kayıtlı olmalı, Genel Müdürlük de başvuruyu uygun görmelidir (m. 8/6). Belge, tesisin faaliyet alanını ve sınırlarını gösterir. Ayrıca Bakanlığa bağlı sağlık tesisleri için Bakanlığın bu izni resen verme yetkisi vardır (m. 8/7).

Mevcut Tesislerin Uyumu

Yönetmeliğin yayımı tarihinde uzaktan hizmet sunmakta olan tesisler de uzaktan sağlık izin belgesi almak zorundadır (geçici m. 1). Mevzuat.gov.tr metnindeki nota göre Danıştay Onuncu Dairesi, maddedeki altı aylık uyum süresine ilişkin ibareyi 25/11/2025 tarihli kararıyla iptal etmiştir. Bu iptalin mevcut tesislere etkisini her tesisin izin durumuna göre ayrıca değerlendirmek gerekir. Bu nedenle okuyucunun hükmün güncel metnini ve eklerini mevzuat.gov.tr resmî mevzuat bilgi sistemi üzerinden izlemesi yararlıdır.

Online Doktor Muayene Hizmetinin Temel Şartları

Aşağıdaki tablo, uzaktan sağlık hizmeti yönetmeliğinin temel şartlarını ve aykırılık hâlinde gündeme gelebilecek sonuçları birlikte gösterir.

Şart Dayanak Aykırılıkta gündeme gelebilecek sonuç
Tesisin Bakanlıktan faaliyet izni alması Yönetmelik m. 8, m. 14/1-a Özel tesiste Ek-2’deki idari yaptırımlar; kamu tesisinde kendi mevzuatına göre işlem (m. 16/2-3); koşulları varsa 3359 s. K. ek m. 11/2 yaptırımları
Tesisin tescilli uzaktan sağlık bilgi sistemi kullanması Yönetmelik m. 5/2, m. 8/6 Tescilsiz sistem hizmette kullanılamaz; izin belgesi düzenlenmez
Meslek mensubu adına çalışma belgesi düzenlenmiş olması Yönetmelik m. 14/1-ç Tesis bu kişi aracılığıyla hizmet sunamaz; özel tesiste Ek-2 yaptırımları
Hekimin Türkiye’de meslek icrasına yetkili olması Yönetmelik m. 14/1-d; 1219 s. K. m. 1, 13, 25 Hizmet sunulamaz; yetkisiz tabibin raporu muteber olmaz; diploma yoksa ceza sorumluluğu
Tesisin yetkili olduğu alanda hizmet vermesi Yönetmelik m. 14/1-b Yetkisiz alanda hizmet yasaktır; Bakanlık ve devlet üniversitesi kuruluşlarının konsültasyon ve ikincil görüş hizmetleri istisnadır
Ses veya görüntü kaydı için iki tarafın açık rızası Yönetmelik m. 12/3-4 Rızasız kayıt yasak; koşulları varsa TCK m. 133 ve 134 ile KVKK yaptırımları; rızalı kayıt en çok 12 ay saklanır

Online Doktor Muayene Hizmetinin Kapsamı

Tesis, Yönetmelik m. 7/1’deki hizmetleri niteliği gereği uzaktan sunuma elverişli olmak kaydıyla sunma yetkisine sahiptir. Madde şu hizmetleri sayar:

  • Uzaktan hizmetin elverdiği ölçüde kişinin muayenesi, gözlemi, izlemi, takibi ve değerlendirmesi mümkündür.
  • Teşhisi konmuş hastalıkların kontrolü, tıbbi danışmanlık, konsültasyon ve ikincil görüş de kapsamdadır.
  • Kan şekeri ve kan basıncı gibi klinik parametrelerin izlemi ile tedavi ve ilaç yönetimi de mümkündür.
  • Sağlığı koruma, sağlıklı yaşamı destekleme ve psikososyal destek hizmetleri de listede yer alır.
  • Liste, sağlık riski artan veya ileri yaşlı kişilerin çok yönlü değerlendirmesini ve takibini de içerir.
  • Teknolojik imkân ve Bakanlık izni varsa tesisin, Bakanlığın belirlediği girişimsel veya cerrahi hizmetleri sunması da mümkündür.
  • Giyilebilir teknolojiler ve diğer tıbbi cihazlarla kişinin sağlık verilerinin ölçümü ve takibi de mümkündür.
  • Hekimin, değerlendirdiği kişiye e-reçete ve e-rapor düzenleme yetkisi de vardır.

Ayrıca hekim, gerekli gördüğünde kişiye bir sağlık kuruluşuna fiziken başvurmasını önermekte serbesttir (m. 7/1-a). Öte yandan salgın dönemlerinde tesisin, ulusal kılavuzlar doğrultusunda koruyucu tıbbi işlemleri yürütmesi de mümkündür (m. 7/1-e). Bunun yanında bir tesisin, aynı branşta izin belgesine sahip olmak koşuluyla başka bir tesisteki hastaya hizmet sunma imkânı da vardır (m. 7/2). Son olarak uluslararası sağlık turizmi yetki belgesi bulunan tesislerin, ilgili mevzuat çerçevesinde bu alanda da uzaktan hizmet vermesi mümkündür (m. 15).

Online Doktor Muayene Yasakları ve Sınırları

Yönetmelik m. 14, yasak ve sınırlamaları ayrı bir maddede toplar. Tesis Bakanlıktan izin almadan uzaktan hizmet sunamaz. Yetkili olmadığı bir alanda da hizmet veremez; ancak Bakanlığa ve devlet üniversitelerine bağlı kuruluşların konsültasyon ve ikincil görüş hizmetleri bu yasağın dışındadır. Yönetmelik kapsamına girmeyen sağlık hizmetlerinin uzaktan sunumu yasaktır. Uzaktan sağlık bilgi sisteminin amacı dışında kullanımı da yasaktır.

Maddenin iki bendi hasta açısından özel önem taşır. Tesis ve hekim, kişiyi uzaktan hizmet almaya zorlayacak şekilde davranamaz; muayene planlamasını da kişinin tesise gelme imkânını zorlaştıracak biçimde yapamaz (m. 14/1-g). Ayrıca asgari tıbbi gereklilikler, uygulama imkânı olduğu ölçüde uzaktan hizmette de geçerlidir (m. 14/1-ğ). Hükme göre tesis, uzaktan sunumu hizmetin niteliğinden ödün vermeye gerekçe yapamaz. Öte yandan yurt dışına yönelik hizmetler hariç, hastanın Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunun kaydetmediği bir tıbbi cihazı kullanmasına izin vermek de yasaktır (m. 14/1-e).

Online Doktor Muayene Öncesi Yüz Yüze Muayene Şart mı?

Yönetmelik, uzaktan hizmetten önce yüz yüze bir ilk muayeneyi açıkça şart koşmaz. Bununla birlikte muayeneyi “uzaktan sağlık hizmetinin elverdiği ölçüde” sınırlar (m. 7/1-a). Ayrıca hizmeti sunan taraf, uzaktan hizmetin yüz yüze hizmetin muadili olamayacağı konusunda hastayı önceden bilgilendirir (m. 9/1-c). Bu nedenle fizik muayene, tetkik veya müdahale gerektiren bir tabloda hekimin hastayı tesise yönlendirmesi bu çerçevenin bir gereğidir. Acil tıbbi durumlarda en yakın acil servise başvurma gereği de bilgilendirme konuları arasında yer alır (m. 9/1-e).

Online Doktor Muayene Sonrası Reçete ve Rapor

Yönetmelik, hekime değerlendirdiği kişiye e-reçete ve e-rapor düzenleme yetkisi tanır (m. 7/1-g). Hükmün kurucu şartı, hekimin kişiyi değerlendirmiş olmasıdır. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m. 16 da hekimin raporu, yaptığı muayene sonucunda edindiği fenni kanaate göre vermesini ister. İki hüküm birlikte okunduğunda, uzaktan görüşme raporu destekleyecek bilgiyi sağlamıyorsa hekimin rapor düzenlemesinin bu hükümlerle bağdaşmaması ihtimali vardır. Ayrıca hekimin istirahat veya sağlık kurulu raporu gibi belirli raporları uzaktan düzenleyip düzenleyemeyeceği konusunda ilgili özel mevzuata bakmak gerekir. 1219 sayılı Kanunun 13. maddesi ise Türkiye’de meslek icrasına yetkili olmayan tabiplerin raporlarının muteber olmayacağını öngörür.

Online Doktor Muayene Sürecinde Bilgilendirme ve Onam

Yönetmelik m. 9, hizmet başlamadan önce hastaya hangi konularda bilgi vermek gerektiğini ayrıntılı biçimde sayar. Bu yükümlülük, online doktor muayene sürecinin hasta açısından en somut güvencesidir. Hasta önce hizmeti sunacak meslek mensubunun kimliğini ve varsa uzmanlığını öğrenir. Bilgilendirme ayrıca meslek mensubunun hastayla fiziksel olarak aynı ortamda bulunmayacağını ve uygulamalı tedavilerin uzaktan hizmetten farklı olduğunu kapsar. Devam eden bir tedaviyi aksatacak şekilde uzaktan hizmetten yararlanamayacağı da bilgilendirmenin konusudur.

Bilgilendirme, teknik ve hukuki sınırları da kapsar. Örneğin hizmetin başlaması için kamera veya mikrofon erişimi gerekmesi ihtimali vardır. Ses ya da görüntü iletimi olmazsa hizmetin başlamaması veya yarıda kalması mümkündür. Bunun yanında tıbbi veya hukuki sebeplerle karşı tarafa bilgi vererek hizmeti sonlandırmak mümkündür. Meslek mensubu, kullandığı bilişim sistemlerinin ve kullanıcı bilgilerinin güvenliğinden sorumludur (m. 9/1-i). Son olarak bilgilendirme, hizmetin mahiyetini ve sonuçlarını da kapsar (m. 9/1-j). Ayrıca hizmeti sunan taraf, bilgilendirmeyi hastanın anlayabileceği sade bir dille yapmalıdır (m. 9/2).

Yönetmelik, sağlık hizmetindeki genel aydınlatma yükümlülüğünü de saklı tutar (m. 9/3). Örneğin hastaya hastalığın muhtemel sebepleri, tedavi seçenekleri ve riskleri hakkında bilgi vermek Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15’in gereğidir. Aynı Yönetmeliğin 24. maddesi de tıbbi müdahalelerde hastanın rızasını arar. Aydınlatılmış onamın genel kuralları tıbbi müdahalelerde rıza ve onam yazısı ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Kimlik Doğrulama ve Görüşmede Üçüncü Kişi

Tesis, hizmet alan kişinin kimliğini doğrulamak için gerekli tedbirleri alır; ikincil bir doğrulama aracı kullanmakta da serbesttir (m. 10/1). Ayrıca meslek mensubu, kişiden resmî kimlik belgesini kamera üzerinden göstermesini isteme hakkına sahiptir. Kimlikten şüphe eden hekimin doğrulama talep etme hakkı vardır. Bu durumda talep karşılanmazsa hekim, hizmeti vermemekte veya başlamış hizmeti sonlandırmakta serbesttir (m. 10/2).

Görüşmeyi görebilecek ya da duyabilecek üçüncü bir kişi ortamda bulunuyorsa, hekim veya hasta bunu karşı tarafa bildirmekle yükümlüdür (m. 11/1). Hasta da tıbbi geçmişini ve sağlık durumunu doğru, anlaşılır ve ayrıntılı biçimde anlatmakla yükümlüdür (m. 11/2). Bu yükümlülük, yanlış teşhis iddiasında kusurun dağılımını etkileyebilecek bir olgudur. Meslek mensubunun teknoloji yetkinliğini izlemek ve gerekirse eğitmek ise tesisin veya Müdürlüğün sorumluluğundadır (m. 11/3).

Online Doktor Muayene Ücreti ve Tanıtım Sınırı

Yönetmelik, online doktor muayene ücreti için bir tutar belirlemez. Bunun yerine hizmet başlamadan önce hastaya ücret, hizmetin kapsamı ve sigorta karşılaması konusunda bilgi vermeyi zorunlu tutar (m. 9/1-f). Genel sağlık sigortasının bir uzaktan hizmeti karşılayıp karşılamadığı ise Yönetmeliğin konusu değildir. Hastanın karşılama durumunu hizmet başlamadan önce tesisten öğrenmesi bu nedenle önem taşır.

Tanıtım faaliyetleri de sınırlıdır. 3359 sayılı Kanunun ek 11. maddesinin beşinci fıkrası, özel sağlık kuruluşlarının tanıtım ve bilgilendirme sınırını aşan reklam faaliyetlerini yasaklar. Kanun tanıtımı adres ve iletişim bilgileri, çalışma gün ve saatleri, uzmanlık dalları ve unvanlarla sınırlar. Sağlığı koruyucu ve geliştirici bilgiler de bu sınırın içindedir. Hekimler bakımından 1219 sayılı Kanunun 24. maddesi de hasta kabul yeri, muayene saatleri ve uzmanlık dışında ilan ve reklamı yasaklar. Online doktor muayene platformlarının tanıtım dili bu nedenle aynı sınırlara tabidir. Konunun ayrıntısı sağlık çalışanları reklam yasağı yazısında yer alır.

Online Doktor Muayene Kaydı ve Kişisel Sağlık Verileri

Hasta mahremiyetini ve kişisel verileri korumak, hizmeti veren tesis ve meslek mensubunun sorumluluğundadır (m. 12/1). Veri sorumlusu ve veri işleyen sıfatını taşıyanlar, verileri 6698 sayılı Kanuna uygun işler ve gerekli teknik ve idari tedbirleri alır (m. 12/2). Hiç kimse, online doktor muayene görüşmesini her iki tarafın açık rızası olmadan görüntülü veya sesli kayda alamaz. Görüşmede fotoğraf çekmek de yasaktır (m. 12/3).

Tarafların açık rızası varsa kayıt mümkündür. Kaydın yeri, tesis veya Bakanlığın izin verdiği güvenli veri merkezleridir (m. 12/4). Kanunen yetkili mercilerin ve idari soruşturmada Bakanlık müfettişlerinin kayıtlara erişim yetkisi vardır. Ancak görüntülü veya sesli kaydın saklama süresi on iki ayı geçemez; süre dolunca kaydı ayrıca bildirim yapmadan silmek gerekir. Dolayısıyla kaydı delil olarak korumak zamana bağlıdır.

Ses ve görüntü kaydından ayrı olarak, hizmete ilişkin iş ve işlemlerin dijital ortamda kaydı da zorunludur (m. 13/1). Bu kayıtların gideceği yer, Bakanlığın belirlediği usule göre Bakanlık merkezî sağlık veri sistemidir. Bakanlığın belirlediği iz kaydı bilgilerini tesis, tabi olduğu mevzuattaki süre boyunca saklar (m. 13/3). Öte yandan tesis ve meslek mensubu, hizmet sırasında elde ettiği kişisel verileri ilgili mevzuat dışında işleyemez ve aktaramaz (m. 14/1-h).

Sağlık verisi, KVKK m. 6/1’e göre özel nitelikli kişisel veridir. Kanun bu verileri işlemeyi kural olarak yasaklar; m. 6/3’teki hâllerde ise işlemeye izin verir. Bu hâllerden biri, sır saklama yükümlülüğü altındaki kişilerce veya yetkili kurum ve kuruluşlarca tıbbi teşhis, tedavi ve bakım amacıyla gerekli işlemedir (m. 6/3-e). Ayrıca Kurulun belirlediği yeterli önlemleri almak da şarttır (m. 6/4). Verinin yurt dışındaki bir sunucuya aktarımı KVKK m. 9’a tabidir. Madde; yeterlilik kararı, uygun güvenceler ve arızi aktarım hâllerini ayrı ayrı düzenler.

Ayrıca kimse, sağlık hizmeti sebebiyle edindiği bilgileri kanunun izin verdiği hâller dışında açıklayamaz (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 23). İhlal hâlindeki başvuru yollarını kişisel sağlık verisinin hukuki koruması yazısı ayrıntılı olarak ele almaktadır.

Rızasız Kaydın Ceza Hukuku Boyutu

Görüşmeyi diğer tarafın rızası olmadan kaydeden kişi için ceza hukuku sorumluluğunun doğması da mümkündür. TCK m. 133/2, katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazıyla kaydeden kişiyi cezalandırır. TCK m. 133/3 ise kaydın hukuka aykırı olarak ifşasını ayrıca suç olarak düzenler. Öte yandan sessiz görüntü kaydı veya fotoğraf bakımından özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun (TCK m. 134/1) gündeme gelmesi mümkündür. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlalinde ceza bir kat artırılır. Ancak bu suçlar şikâyete bağlıdır (TCK m. 139). Şikâyet süresi altı aydır (TCK m. 73/1). Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar (m. 73/2).

Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile…

TCK m. 133 güncel kanun metni →

Ayrıca sağlık verilerini hukuka aykırı olarak kaydeden veya başkasına veren kişi bakımından TCK m. 135 ve 136’nın da gündeme gelmesi mümkündür. Bu iki suç, TCK m. 139’daki şikâyet şartının dışındadır. Suç belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 137/1-b).

Hastanın Veri Hakları ve Başvuru Süreleri

KVKK m. 11, hastaya verisinin işlenip işlenmediğini öğrenme, aktarıldığı kişileri sorma ve düzeltme isteme hakkı tanır. Ayrıca hasta, Kanuna aykırı işleme nedeniyle zarara uğrarsa zararın giderilmesini talep etme hakkına da sahiptir. Hasta başvurusunu veri sorumlusu olan tesise yazılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle yapar; tesis talebi en geç otuz gün içinde ücretsiz sonuçlandırır (m. 13/2).

Tesis başvuruyu reddeder, hasta cevabı yetersiz bulur veya tesis süresinde cevap vermezse hastanın Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyette bulunma hakkı vardır. Şikâyet süresi, cevabın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gündür. Bu süre başvuru tarihinden itibaren altmış günü de aşamaz (KVKK m. 14/1). Ancak hasta, veri sorumlusuna başvuru yolunu tüketmeden şikâyete gidemez (m. 14/2). Kişilik hakkı ihlal edilenin genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır (m. 14/3). Sağlık dosyasını inceleme ve suret alma hakkı da Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16’da ayrıca güvence altındadır.

Denetim ve İdari Yaptırımlar

Uzaktan sağlık hizmeti yönetmeliği, olağan denetimi İl Sağlık Müdürlüğüne bırakır. Müdürlük bu hizmetleri Ek-2’deki forma uygun olarak yılda en az bir kez denetler (m. 16/1). Hüküm, şikâyet ve soruşturma kaynaklı incelemeleri bu yıllık denetimin dışında tutar. Bu düzenleme, şikâyet hâlinde ayrı bir incelemenin mümkün olduğunu gösterir. Özel tesislerdeki aykırılıkların karşılığı Ek-2’deki idari yaptırımlardır (m. 16/2). Buna karşılık kamu tesislerinde ilgililer hakkındaki işlem kendi mevzuatlarına tabidir (m. 16/3).

Kanun düzeyindeki yaptırımlar 3359 sayılı Kanunun ek 11. maddesindedir. Ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır. Kanun, özel izne tabi hizmet birimlerini izinsiz açanlar veya buralarda hizmet sunanlar için idari para cezası öngörür. Bu ceza iki yüz elli bin Türk lirasından az olmamak üzere önceki ayın brüt hizmet gelirinin yarısına kadardır. Ancak uzaktan sağlık hizmetinin bu fıkra anlamında özel izne tabi bir birim sayılıp sayılmayacağını somut olayın özellikleri belirler.

Bakanlığın belirlediği kayıtları tutmayan veya bildirim yükümlülüğüne uymayan kuruluşlar için de ayrı bir idari para cezası vardır (ek m. 11/3). Merkezî veri sistemine usulüne uygun veri göndermeyen sunucular da bu fıkraya tabidir (Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik m. 21/3). İdari para cezalarını valiler, faaliyet durdurma cezasını Sağlık Bakanlığı verir. 1219 sayılı Kanunun 25. maddesi ise diploması olmadan hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan kişiyi cezalandırır. Bu suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.

Online Doktor Muayene Hatasında Sorumluluk: Kamu ve Özel Ayrımı

Yönetmelik m. 14/1-ğ’ye göre uzaktan sunum, hizmetin niteliğinden ödün vermeyi haklı kılmaz. Bu nedenle mahkemenin, hekimin online doktor muayene sırasındaki teşhis hatasını yüz yüze muayenedeki ölçütlerle değerlendirmesi mümkündür. Bu ölçüt, asgari tıbbi gerekliliklerin uygulama imkânı bulduğu ölçüde geçerlidir. Hasta açısından online muayene yasal mı sorusu kadar, hatayı kime ve hangi yolla bildireceği de önemlidir. Yönetmelik bağlantı kopmasını bilgilendirme konuları arasında sayar (m. 9/1-h); ancak bu hüküm sorumluluğu kaldıran bir düzenleme içermez. Sorumluluğun hangi hukuki rejime tabi olacağını, hastanın hizmeti kamu tesisinden mi özel tesisten mi aldığı belirler.

Özel Tesiste Sözleşme ve Haksız Fiil Sorumluluğu

Hasta ile özel tesis arasında bir sözleşme ilişkisi doğar. TBK m. 112’ye göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Tesis, borcun ifasını bıraktığı hekimin işi yürütürken verdiği zarardan da sorumludur (TBK m. 116). Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre özel hastane ve hekim ile hasta arasındaki ilişki vekâlet sözleşmesidir. Bu nedenle mahkeme vekilin özen borcunu TBK m. 506 uyarınca değerlendirir.

Öte yandan haksız fiil hükümlerinin de devreye girmesi mümkündür. TBK m. 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermesini öngörür. Adam çalıştıran, çalışanın işin yapılması sırasında verdiği zarardan sorumludur; ancak gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur (TBK m. 66). Maddi tazminatın kalemlerini ve hesabını malpraktis maddi tazminat davası yazısı ayrıca inceliyor.

Kamu Tesisinde İdarenin Sorumluluğu

Hasta hizmeti Bakanlığa bağlı bir tesisten ya da devlet üniversitesi hastanesi gibi bir kamu tesisinden almışsa durum farklıdır. Anayasa m. 129/5’e göre kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla idare aleyhine açılabilir. Bu nedenle kamu hekiminin görevini yaparken işlediği kusur için hekime karşı kişisel olarak tazminat davası açma imkânı yoktur. Dolayısıyla davalı, hizmeti sunan idaredir.

İdari yargıda önce idareye başvurmak gerekir. İYUK m. 13/1’e göre zarar gören, eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili idareye başvurur. Başvuru, eylem tarihinden itibaren beş yılı da geçemez. İdare talebi kısmen veya tamamen reddederse ya da otuz gün içinde cevap vermezse, idare mahkemesinde dava açma süresi işlemeye başlar. Bu süre, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür (İYUK m. 7/1). Hasta Hakları Yönetmeliği m. 43 de başvuruda maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı yer almasını ister.

İYUK m. 8/3, bu Kanunda yazılı sürelerin bitiminin çalışmaya ara verme zamanına rastladığı hâli düzenler. Bu hâlde süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Yine de idareye başvuru süresini çalışmaya ara verme (adli tatil) uzamasına güvenmeden hesaplamak güvenli yoldur. İdarenin hekime rücu imkânını devletin sağlık çalışanına rücu hakkı yazısı açıklıyor.

Zamanaşımı Süreleri

Özel tesise karşı talepte zamanaşımı, talebin dayanağına göre değişir. Haksız fiile dayanan tazminat istemi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle de istem zamanaşımına uğrar (TBK m. 72). Ancak fiil, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturuyorsa o süre geçerlidir.

Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar için TBK m. 147/5 beş yıllık zamanaşımı öngörür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hekim ve özel hastaneye karşı davalarda on yıllık genel süreyi değil, beş yıllık süreyi esas alır (14.10.2024 tarihli, 2023/2982 E., 2024/3055 K.). Haksız fiile dayanan istemde ise TBK m. 72 ayrıca işler. Hangi sürenin işleyeceğini, istemin sözleşmeye mi haksız fiile mi dayandığı belirler. Hak kaybını önlemek için en kısa süre olan iki yıllık haksız fiil zamanaşımını esas almak güvenli olur. Kamu tesisinde ise İYUK m. 13’teki başvuru süreleri belirleyicidir. Bu süreler birbirinin yerine geçmez; her biri kendi ilişkisine göre ayrı hesaplanır.

Dava Kime Karşı Açılır?

Davalıyı, hastanın hizmeti hangi tesisten aldığı ve talebin hukuki sebebi belirler. Özel tesiste sözleşmeye dayalı talebin karşı tarafı, sözleşmeyi kuran tesisin işleteni olan gerçek veya tüzel kişidir. Bunun yanında özel tesiste haksız fiile dayanan talepte zarara yol açan hekimin de davalı olması mümkündür. Kamu tesisinde ise Anayasa m. 129/5 gereği davalı, hizmeti sunan idaredir.

Bir tesisin m. 7/2 uyarınca başka bir tesisteki hastaya hizmet sunduğu durumlar daha karmaşıktır. Yönetmelik bu hâlde tesisler arasındaki sorumluluk paylaşımını düzenlemez. Hangi tesisin hangi işlemden sorumlu olduğunu, somut olayda hizmetin fiilî yürütülüş biçimi belirler. Ayrıca bilgi sistemi geliştiricisinin sorumluluğunun gündeme gelmesi, ancak zarar yazılımdaki bir aksaklıktan doğmuşsa mümkündür.

Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Dava Şartı mı?

TKHK m. 3, ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden kişiyi tüketici olarak tanımlar. Aynı maddeye göre sağlayıcı, ticari veya mesleki amaçla tüketiciye hizmet sunan kişidir. Kanun vekâlet sözleşmesini de tüketici işlemi örnekleri arasında sayar. Dolayısıyla hastanın özel tesisten ücret karşılığı aldığı uzaktan hizmetin tüketici işlemi sayılması mümkündür. Bu durumda TKHK m. 73/1 uyarınca tüketici mahkemesi görevli olur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de 6502 sayılı Kanun döneminde hekim ve özel hastaneye karşı davalarda tüketici mahkemesini görevli sayar (03.06.2021 tarihli, 2021/2755 E., 2021/5984 K.). Buna karşılık hasta ticari veya mesleki amaçla hareket ediyorsa tüketici sıfatının bulunmaması ve sonucun değişmesi mümkündür.

Tüketici mahkemesinin baktığı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TKHK m. 73/A/1). Hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ve heyet kararlarına itirazlar bu şartın dışındadır. İcra ve İflas Kanunundaki haklar saklı kalmak kaydıyla, Kanundaki parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur (TKHK m. 68/1). Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artar; güncel tutarı her yılın ilanından izlemek gerekir (m. 68/4). Örneğin küçük bir ücret iadesi talebinin bu kapsama girmesi mümkündür.

6325 sayılı Kanunun 18/B maddesi ise tıbbi kötü uygulama için ayrı bir dava şartı arabuluculuk öngörmez. Kamu idaresine karşı tam yargı davasında dava şartı olarak arabuluculuk yoktur; bu davada İYUK m. 13’teki idareye başvuru şarttır.

Geçici Koruma: Delil Tespiti ve İhtiyati Tedbir

Uzaktan hizmette delillerin önemli kısmı dijital kayıtlardır ve bunların bir bölümünün saklama süresi sınırlıdır. Rızaya dayanan ses ve görüntü kayıtlarının saklama süresi en çok on iki aydır (m. 12/4). Bu nedenle HMK m. 400, tarafa ileride açacağı bir davada ileri süreceği vakıanın tespiti için delil tespiti isteme imkânı tanır. Delil tespiti için hukuki yararın varlığı gerekir. Delilin kaybolma tehlikesi, bu yararı göstermede önemli bir ölçüttür.

Yönetmelik, uzaktan sağlık uyuşmazlıklarına özgü bir geçici koruma kurumu düzenlemez. Bu nedenle genel hükümler devreye girer. HMK m. 389’a göre mevcut durumdaki bir değişme nedeniyle hakkı elde etmek önemli ölçüde zorlaşacaksa mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi vardır. Ayrıca gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğma endişesi de maddedeki tedbir sebepleri arasındadır. Veri işlemede ise Kurulun, telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık hâlinde işlemenin durdurulmasına karar verme yetkisi vardır (KVKK m. 15/7).

Deliller

Hastanın yanlış teşhis veya veri ihlali iddiasında kullanabileceği başlıca deliller şunlardır:

  • e-Nabız ve tesis bilgi sistemindeki muayene, e-reçete ve e-rapor kayıtları
  • Bakanlığın belirlediği iz kaydı bilgileri (Yönetmelik m. 13/3)
  • Açık rıza varsa görüntülü veya sesli görüşme kaydı (m. 12/4)
  • Hizmet öncesindeki bilgilendirme metni ve onam kayıtları (m. 9)
  • Ödeme belgeleri, sözleşme ve platform yazışmaları
  • Sonraki yüz yüze muayene, tetkik ve tedavi kayıtları

Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16, hastaya sağlık dosyasının bir suretini alma hakkı tanır. Mahkeme, teşhisin tıbbi standarda uygunluğunu çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle değerlendirir. Ancak bilirkişi teknik görüş verir; kusurun hukuki nitelendirmesi ise mahkemeye aittir. Ayrıca m. 11/2’deki yükümlülük karşısında hastanın görüşmede verdiği bilgilerin doğruluğunun da incelemeye konu olması mümkündür. Hasta haklarının genel çerçevesini hasta hakları nelerdir yazısı özetlemektedir.

Harç ve Dava Değeri

Tüketici mahkemesinde tüketicinin açtığı davalar Harçlar Kanunundaki harçlardan muaftır (TKHK m. 73/2). Buna karşılık uyuşmazlık tüketici işlemi sayılmazsa harcı Harçlar Kanunu hükümleri belirler. HMK m. 109/1, davacıya bölünebilir bir talebin bir kısmını dava etme imkânı tanır. 7589 sayılı Kanunun eklediği m. 109/4’e göre davacı, kısmi davada talebini tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırma hakkına sahiptir. Bu artırmada zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. İdari yargıda ise zarar gören, maddi ve manevi tazminat miktarlarını idareye başvuruda ayrı ayrı gösterir (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 43/b).

Sonuç

Online muayene yasal mı sorusunun cevabı, Yönetmeliğin aradığı şartlara bağlıdır. Bu hizmeti, Bakanlıktan izin almış bir sağlık tesisinde, tescilli bir bilgi sistemi üzerinden, Türkiye’de meslek icrasına yetkili bir hekim sunmalıdır. Hizmetin niteliği gereği uzaktan sunuma elverişli olması da şarttır. İzin belgesini tesis İl Sağlık Müdürlüğüne başvurarak alır; belgeyi Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayından sonra Bakanlık düzenler. Yönetmelik yüz yüze bir ilk muayeneyi açıkça aramaz. Bununla birlikte muayeneyi uzaktan hizmetin elverdiği ölçüyle sınırlar ve hizmet niteliğinden ödün vermeyi yasaklar.

Hizmeti sunan taraf, hizmet başlamadan önce hastaya hekimin kimliği, ücret ve hizmetin sınırları hakkında bilgi vermelidir. Ayrıca kimse görüşmeyi iki tarafın açık rızası olmadan kayda alamaz; rızalı kaydın saklama süresi de en çok on iki aydır. Yanlış teşhiste özel tesise karşı sözleşme ve haksız fiil hükümleri, kamu tesisinde ise idarenin sorumluluğu gündeme gelir. Kamu tesisinde davalı hekim değil, idaredir. Zarar gören, öğrenmeden itibaren bir yıl ve eylemden itibaren beş yıl içinde önce idareye başvurur (İYUK m. 13). Özel tesiste sözleşmeye dayanan istemde zamanaşımı beş yıldır; haksız fiil süresi ayrıca işler ve en kısa süre olan iki yılı esas almak güvenli olur. Hasta tüketiciyse tüketici mahkemesi görevlidir ve arabuluculuk dava şartıdır.

Sık Sorulan Sorular

Online muayene yasal mı?

Şartlar sağlanırsa yasaldır. Hizmeti sunan sağlık tesisinin Bakanlıktan uzaktan sağlık hizmeti faaliyet izni alması, tescilli bir bilgi sistemi kullanması ve hekimin Türkiye’de meslek icrasına yetkili olması gerekir. Hizmetin niteliği de uzaktan sunuma elverişli olmalıdır (Yönetmelik m. 7, 8, 14).

Uzaktan sağlık izin belgesi nereye başvurularak alınır?

Tesis başvurusunu Ek-1’deki belgelerle İl Sağlık Müdürlüğüne yapar. Müdürlük eksikleri en geç 15 iş günü içinde bildirir, uygun başvuruyu üç kişilik komisyon inceler. Bilgi sistemi tescilli ise ve Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü uygun görürse Bakanlık belgeyi düzenler. Ayrıca Bakanlığın, kendisine bağlı tesislere izni resen verme yetkisi de vardır.

Online görüşmede doktor reçete ve rapor yazabilir mi?

Yönetmelik m. 7/1-g, hekimin değerlendirdiği kişiye e-reçete ve e-rapor düzenleyebileceğini öngörür. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m. 16 da raporun hekimin yaptığı muayeneye ve kanaatine dayanmasını ister. Dolayısıyla uzaktan görüşme yeterli bilgiyi sağlamıyorsa hekimin kişiyi tesise yönlendirmesi mümkündür. Belirli rapor türlerinde özel mevzuata ayrıca bakmak gerekir.

Online doktor muayene görüşmesi kaydedilebilir mi?

Hiç kimse, her iki tarafın açık rızası olmadan görüşmeyi görüntülü veya sesli kayda alamaz ve fotoğraf çekemez. Açık rıza varsa kaydın yeri, tesis veya Bakanlığın izin verdiği güvenli veri merkezidir. Bu kaydın saklama süresi on iki ayı geçemez. Ayrıca rızasız kayıtta koşulları varsa TCK m. 133 ve 134’ün de gündeme gelmesi mümkündür.

Kamu hastanesinin online hizmetinde yanlış teşhis olursa doktora dava açılır mı?

Hekimin görevini yaparken işlediği kusur için açılamaz; Anayasa m. 129/5’e göre dava, rücu hakkı saklı kalmak üzere idareye karşı açılır. Zarar gören önce eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurur. Bu başvuru eylem tarihinden itibaren beş yılı da geçemez. Son olarak kısmen veya tamamen ret ya da otuz günlük cevapsızlık üzerine zarar görenin idare mahkemesinde dava açma hakkı doğar.

Özel bir platformdaki online muayenede hangi mahkeme görevlidir?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasında hekim ve özel hastane ile hasta arasındaki ilişki vekâlettir; 6502 sayılı Kanun döneminde açılan davalara tüketici mahkemesi bakar. Tüketici mahkemesinde kural olarak dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Buna karşılık hasta ticari veya mesleki amaçla hareket ediyorsa sonucun değişmesi mümkündür.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.