Tıbbi Deontoloji Madde 34
Götürü ücret alınması caiz olan hallerde, tedavi, tamamlanmadan herhangi bir sebeple bırakılırsa, müdavi tabip o zamana kadar sarfettiği mesai ile masraflarına tekabül eden ücreti alır ve peşin ücret almış ise bakıyesini iade eder.
Açıklama
TDN Madde 34, götürü ücret üzerinden başlanan bir tedavinin herhangi bir nedenle yarıda bırakılması durumunda hekimin hem ücret hakkını hem de iade yükümlülüğünü bir arada düzenlemektedir. Müdavi hekim, o ana dek sarfettiği emek ile yaptığı masraflara karşılık gelen ücret miktarını alabilir; peşin ücret almışsa geri kalan kısmı hastaya iade etmek zorundadır. Bu kural, 6023 sayılı TTB Kanunu’nun mesleki adalet ilkesiyle Türk Borçlar Kanunu’nun haksız zenginleşme hükümleri arasında köprü kuran bir deontoloji normu niteliği taşımaktadır. Nizamnamenin 19. maddesiyle de sistematik bir bütün oluşturan madde 34, tedavinin bırakılmasının mali sonuçlarını hem hekim hem hasta bakımından netleştirir. Tedavinin yarıda kalması çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir: hekimin kendi kararı, hastanın vazgeçmesi ya da öngörülemeyen tıbbi koşullar; her durumda hekimin hakkı fiilen gerçekleştirilen hizmetle orantılı olmak durumundadır. Tedaviyi yarıda bırakan tarafın kim olduğundan bağımsız olarak her iki tarafın da orantılı bir mali dengeyle ayrılması, bu maddenin Türk Borçlar Kanunu ile kurduğu hukukî örtüşmenin özünü oluşturmaktadır.
Hekimin pratik yükümlülükleri arasında en önemlisi, maktu tedaviye başlamadan önce ayrıntılı bir hizmet planı hazırlamak ve kullanılan malzeme ile emeğin nasıl hesaplanacağını kayıt altına almaktır. Tedavinin yarıda bırakılması halinde gerçekleştirilen hizmetlerin eksiksiz belgelenmesi, hem iade miktarının doğru tespiti hem de olası uyuşmazlıkların çözümü için hayati önem taşır. Hastaya geri ödenecek miktarın, tedavinin tamamının değil yalnızca verilmeyen kısmın bedelini kapsadığı konusunda açık ve yazılı bildirim yapılmalı; iade işleminin tarih ve tutarı hasta dosyasına işlenmelidir. Hekimin hangi aşamada ne kadar zaman harcadığını gösterir bir zaman çizelgesi tutması, iade hesaplamalarının güvenilirliğini artırır ve uyuşmazlıkları önleyici etkisiyle ayrı bir değer taşır.
Yaptırım boyutunda iade yükümlülüğünü yerine getirmeyen ya da orantısız ücret kesintisi yapan hekim, Haysiyet Divanı önüne taşınabilir; buna ek olarak Türk Borçlar Kanunu’nun haksız zenginleşme hükümlerine dayalı tazminat davası açılması da mümkündür. TTB disiplin sicilindeki şikayetler incelendiğinde iade taleplerinin büyük bölümünün yapılan işlemin değerinin net biçimde belgelenmemesinden kaynaklandığı görülmektedir. Eksiksiz tıbbi ve mali kayıt tutmak, hem mesleki etik hem de hukuki savunma bakımından koruyucu işlevini en açık biçimde bu maddede ortaya koymaktadır. Ücret uyuşmazlıklarının tüketici mahkemelerine de taşınması, mali belgelerin düzenli saklanmasını zorunlu kılmaktadır.
