Tıbbi Deontoloji Madde 42
Muayenehane veya laboratuvar açan tabip ve diş tabibi, hasta kabulüne veya laboratuvarda faaliyete başladığı tarihten ve muayenehane veya laboratuvarını kapatması veya nakletmesi halinde de, kapatma veya naklin vukuubulduğu tarihten itibaren en çok bir hafta içinde, keyfiyeti, yazılı olarak mensup olduğu tabip odasına bildirir.
Açıklama
TDN Madde 42, muayenehane veya laboratuvar açan, kapatan ya da nakleden tabip ve diş tabibine yazılı bildirim yükümlülüğü getirir. Söz konusu değişiklikler gerçekleşmesinden itibaren en geç bir hafta içinde mensup olunan tabip odasına yazılı bildirim yapılması gerekmektedir. Bu yükümlülük, 6023 sayılı TTB Kanunu’nun üye kayıt ve takibine ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmekte; 1219 sayılı Kanun’un hekimlik faaliyetlerinin denetlenmesi ilkesiyle de örtüşmektedir. Nizamnamenin 41. maddesindeki levha hazırlama yükümlülüğünün bireysel düzeydeki tamamlayıcı koşulu olarak madde 42, kamusal ve mesleki kayıtların sürekli güncellenmesini güvence altına almaktadır. Faaliyet yerinin zamanında bildirilmemesi halinde hem hastaların eski adrese gitmesi hem de acil iletişimde güçlük yaşanması riskleri somut bir zarara dönüşebileceğinden bu yükümlülüğün pratik değeri yüksektir. Bir haftalık süre, mesleğin dinamik yapısını gözetmekte; ani taşınma gibi zorunlu koşullarla karşılaşan hekimlerin makul bir süre içinde yükümlülüklerini yerine getirebilmesine imkân tanımaktadır.
Hekimin pratik yükümlülükleri açısından yeni muayenehane veya laboratuvar açıldığında hasta kabulüne başlanmasından, kapatma ya da nakil halinde ise bu değişikliğin gerçekleşmesinden itibaren yedi takvim günü içinde odaya yazılı başvuru yapılmalıdır. Bildirimde adres, iletişim bilgileri ve varsa yeni faaliyet alanına ilişkin güncel verilerin yer alması gerekmektedir. Tıbbi kayıtların sürekli ve doğru tutulması idari bilgilerin güncellenmesini de kapsar; bu nedenle adres değişikliği yalnızca yasal değil tıbbi yönetim açısından da özen gerektiren bir süreçtir. Gecikmiş bildirim söz konusu olduğunda dahi bir iç yazışmayla durumun oda kayıtlarına geçirilmesi tavsiye edilmektedir. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesinde posta veya noter kanalının kullanılması, teslim tarihini belgeleme açısından en güvenilir yöntem olmaktadır.
Yaptırım boyutunda bu maddenin ihlali tek başına ağır disiplin kararıyla sonuçlanmaz; ancak tabip odası idari uyarı çıkarabilir. Söz konusu ihmal başka mesleki sorunlarla birleştiğinde genel özen eksikliğinin göstergesi olarak disiplin sürecini olumsuz yönde etkileyebilir. Hukuki sorumluluk açısından eski adrese giden ve hekime ulaşamayan hastanın tedavisinde aksaklık yaşanması durumunda illiyet bağı kurulabilirse ihmal iddiasıyla tazminat talebi gündeme gelebilir. Bildirim eksikliği nedeniyle bir hastanın gerekli tedaviye ulaşamaması durumunda illiyet bağı kurulabilirse tazminat sorumluluğunun doğabileceği; bu nedenle yükümlülüğün zamanında yerine getirilmesinin hem etik hem hukuki güvence sağladığı bilinmelidir.
