Tıbbi Deontoloji Madde 44
I. Tabip ve diş tabipleri, bu Nizamname hükümlerine aykırı hareket ettikleri takdirde, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 30 uncu maddesine tevfikan mensup oldukları Tabip Odaları İdare Heyetleri tarafından Haysiyet Divanına sevkedilirler. Tabip ve diş tabiplerinin inzibati ceza ile tecziye edilmeleri, haklarında ayrıca hukuki veya cezai takibat yapılmasına mani değildir.
II. hakkında da tatbik olunur.
Açıklama
TDN Madde 44, Nizamname hükümlerine aykırı davrananların disiplin sürecine sevk mekanizmasını ve yaptırımların genel çerçevesini belirleyen merkezi hükümdür. Bu madde uyarınca ilgili hekim, mensup olduğu Tabip Odası İdare Heyeti kararıyla Haysiyet Divanı’na sevk edilmektedir. Maddenin en belirleyici hükmü, inzibati cezanın ayrıca hukuki veya cezai takibata engel teşkil etmeyeceğini açıkça ortaya koymasıdır; bu sayede disiplin sorumluluğu ile genel hukuk sorumluluğu birbirini ikame etmeksizin paralel süreçler olarak yürütülebilmektedir. 6023 sayılı TTB Kanunu’nun 30. maddesi bu mekanizmanın doğrudan hukuki dayanağını oluştururken, 1219 sayılı Kanun’un mesleki denetim hükümleri ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri de normatif bütünü şekillendirmektedir. Bu çok katmanlı sorumluluk yapısı, Türk tıp hukukunun hesap verebilirlik anlayışının temelini yansıtmakta; disiplin mekanizmasının genel yargıyı tamamlayıcı işlevini açıkça ortaya koymaktadır. Nizamname kapsamındaki her ihlalın otomatik olarak Haysiyet Divanı sürecine taşınmadığı; idare heyetinin soruşturma başlatıp başlatmama konusunda takdir yetkisini kullandığı ve bu aşamada savunma hakkının da güvence altında olduğu hatırlatılmalıdır.
Uygulama boyutunda Haysiyet Divanı’na sevk süreci şu aşamalardan oluşmaktadır: şikayet veya ihbar alınması, idare heyetinin soruşturma kararı, savunma hakkının tanınması, divan tarafından yürütülen inceleme ve nihai karar. Hekimin bu süreçteki yükümlülükleri arasında Divan’a zamanında yazılı yanıt vermek, gerekli belgelerle tıbbi kayıtları sunmak ve savunma tanıkları talep etmek yer almaktadır. Soruşturma süreci TTB disiplin yönetmeliğinde belirlenen usul güvenceleriyle çerçevelenmiş olup savunma hakkının etkin kullanılması belirleyici önem taşımaktadır. Hekimin disiplin sürecinde bir avukat ya da mesleki deneyim sahibi bir meslektaş eşliğinde savunma hazırlaması, süreçten etkin biçimde yararlanması açısından önem taşımaktadır.
Yaptırım yelpazesi uyarıdan kınamaya, geçici meslekten alıkoymadan ihraça kadar uzanmakta; yaptırımın ağırlığı ihlalın niteliği, tekrarı ve yarattığı zarar ölçütlerine göre belirlenmektedir. Disiplin cezasının yanı sıra Türk Ceza Kanunu’nun görevi kötüye kullanma veya taksirle yaralama maddeleri uyarınca cezai kovuşturma başlatılabilir; Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde tazminat davası açılması da mümkündür. Tüm bu boyutlarıyla madde 44, Nizamname’nin etkin uygulayıcı hükmü konumundadır. Aynı eylem nedeniyle hem disiplin cezası hem de mahkûmiyet kararı alan hekimlerin sicil durumu ileri kariyer adımlarını doğrudan etkileyebildiğinden bu çift yaptırımın pratik sonuçları son derece ağır olabilmektedir.
