Hasta Hakları Yönetmeliği 3. Madde
Bu Yönetmelik; 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kararnamesinin 355 inci ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Açıklama
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 3. maddesi, yönetmeliğin hukuki dayanağını ortaya koyarak onun normlar hiyerarşisindeki yerini belirlemektedir. Bir idari düzenleme olan yönetmeliğin geçerli ve uygulanabilir olması, kendisine yetki veren bir üst normun varlığına bağlıdır. 2017 Anayasa değişikliği sonrası yürütme yapısındaki dönüşümle birlikte bu madde 16/1/2019 tarihinde güncellenmiş; yönetmelik, bir yanıyla klasik bir kanuna, diğer yanıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne dayandırılarak hibrit bir yetki zeminine oturtulmuştur.
Maddede zikredilen ilk dayanak, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’dur. Bu kanun, Türkiye’de sağlık hizmetlerinin planlanması, sunulması, denetlenmesi ve koordinasyonuna ilişkin temel ilkeleri belirleyen çerçeve kanundur. 3359 sayılı Kanun, sağlık hizmetlerinin eşit, ulaşılabilir ve nitelikli biçimde sunulmasını öngörür; Bakanlığa bu amaçla yönetmelikler çıkarma yetkisi tanır. Hasta Hakları Yönetmeliği, bu yetkinin kullanımıyla ortaya çıkmış olup temel kanun ile aynı hedefleri somutlaştırma işlevi üstlenmiştir.
İkinci dayanak, 10/7/2018 tarihli 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 355 inci ve 508 inci maddeleridir. 355 inci madde Sağlık Bakanlığı’nın görev, yetki ve sorumluluklarını; 508 inci madde ise bakanlıkların yönetmelik çıkarma usulünü düzenler. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte bakanlıkların teşkilat ve görev alanları artık kanun yerine Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile düzenlendiğinden, bu atıf zorunlu hâle gelmiştir. Böylece yönetmelik hem klasik yasama iradesine hem de yürütme kaynaklı düzenleyici işleme dayanmaktadır.
Madde başındaki “(Başlığı ile birlikte değişik:RG-16/1/2019-30657)” ibaresi, maddenin değişikliğe uğradığı tarihi ve Resmî Gazete sayısını göstermektedir. Bu ibare hukuki metinlerin okunmasında önem taşır; zira değişiklik tarihi öncesi dönemle sonrası dönemin yorumu farklı olabilir. Değişiklik öncesi metinde dayanak olarak 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname zikredilmekteydi; Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile KHK’nın mülga edilmesi üzerine bu atıf güncellenmiştir.
Dayanak maddesinin pratik önemi çeşitli boyutlarda ortaya çıkar. Birincisi, yönetmeliğin meşruluğunu tartışan bir davada hâkim, yönetmeliğin dayanak aldığı normlarla uyumlu olup olmadığını inceler. Yönetmelik, dayanak aldığı kanun veya kararname ile çatışıyorsa geçersiz sayılabilir. İkincisi, yönetmelik hükümlerinin yorumunda dayanak normlar belirleyici rol oynar; bir hükmün birden fazla yorumu mümkünse, dayanak kanunun amacına en uygun yorum tercih edilir. Üçüncüsü, yönetmeliğin iptali istemiyle Danıştay’da açılan davalarda, dayanağın Anayasa’ya aykırılığı iddia edilerek Anayasa Mahkemesi’ne somut norm denetimi başvurusu yolu açılabilir.
3359 sayılı Kanun’un 3. maddesinde sağlık hizmetlerinin tam teşekküllü ve nitelikli sunulması, 9. maddesinde ise sağlık tesislerinin denetimi ilkeleri yer almaktadır. Hasta Hakları Yönetmeliği, bu ilkeleri somutlaştırarak sağlık hizmeti kalitesinin bir boyutunun hasta memnuniyeti ve hak güvencesi olduğunu vurgular.
Uygulamada 3. madde, yönetmeliğin idari yargıda veya adli yargıda uygulanmasında meşruiyet zemini olarak sunulur. Hasta Hakları Kurulları, malpraktis davaları ve idari yaptırım kararlarında dayanak maddesine atıf yapılır. Avukatlar açısından ise bir hasta hakkı ihlali iddiasında bulunurken yönetmeliğin hangi kanun ve kararnameye dayandığını bilmek, daha geniş hukuki argüman geliştirme imkânı sağlar; zira üst norm olan 3359 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilkeleri de davaya yedirilebilir.
