Tababet Kanunu 24. Madde
İcrayı sanat eden tabipler hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini ve ihtısaslarını bildiren ilanlar tertibine mezun olup diğer suretlerle ilan, reklam ve saire yapmaları memnudur.
Sadeleştirilmiş Hali
Mesleğini yapan hekimler; hasta kabul ettikleri yer, muayene saatleri ve uzmanlıklarını bildiren ilanlar düzenlemeye yetkili olup, bunun dışında ilan, reklam veya benzeri yollarla tanıtım yapmaları yasaktır.
Açıklama
Tababet Kanunu’nun 24. maddesi, hekimlerin mesleki tanıtım faaliyetlerini düzenlemekte; yalnızca hasta kabul edilen yer, muayene saatleri ve uzmanlık bilgisini içeren ilanlara izin vermekte, bunun dışındaki reklam ve tanıtım faaliyetlerini yasaklamaktadır. Hüküm, hekimliğin ticari bir meslek olmaktan çok bir kamu hizmeti niteliğinde icra edilmesini güvence altına alan temel bir etik düzenlemedir.
Yasaklanan reklam ve tanıtım faaliyetleri, mesleğin saygınlığına zarar verebilecek, haksız rekabet yaratabilecek ve hastayı yanıltabilecek her türlü faaliyeti kapsar. İzin verilen ilanların kapsamı üç unsurla sınırlıdır: (i) adres, (ii) muayene saatleri, (iii) uzmanlık unvanı. Diploma yılı, akademik unvanlar ve ek sertifikalar, duruma göre Bakanlık Reklam Yönetmeliği kapsamında sınırlı biçimde yer alabilir.
Madde; Sağlıkta Reklam ve Tanıtım Yasağına İlişkin Yönetmelik (2019 sonrası), Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un aldatıcı reklam hükümleri ile birlikte uygulanır. Sosyal medya hesapları, klinik web siteleri, hasta yorumlarının paylaşımı ve öncesi-sonrası fotoğrafları, 24. madde kapsamındaki yasaklara tâbi kritik uygulama alanlarıdır.
Sağlık Bakanlığı, 2023 itibarıyla 24. maddeye aykırılık tespit edilen binlerce sosyal medya hesabına idari para cezası uygulamış; 27. madde kapsamında yüz TL’den bin TL’ye kadar idari para cezası verilmiştir. Ayrıca tabip odalarının disiplin yetkisi çerçevesinde haksız reklam fiilleri, yazılı uyarıdan meslek men cezasına kadar yaptırımlara konu olabilmektedir.
Danıştay içtihatlarında, sağlık reklamlarına ilişkin yasağın anayasal ticaret özgürlüğünü aşan bir etik standart olduğu vurgulanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamu sağlığının korunması ve hasta yanıltılmasının önlenmesi amacıyla reklam yasağının anayasal olduğuna hükmetmiş; hekimliğin özel bir meslek statüsünde olduğunu tekrarlamıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sağlık hizmetlerinde ticari tanıtımın sınırlandırılmasının AİHS 10. maddesindeki ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilebilir bir kısıtlama olduğunu belirtmiştir. Ancak reklam yasağının aşırı geniş yorumlanarak bilgilendirme faaliyetinin dahi sınırlandırılması sözleşme ihlaline yol açabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, haksız reklam yapan hekimin, 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesi uyarınca haksız rekabet davasına konu olabileceğini kabul etmektedir. Bu durum, meslektaşlar arasında tazminat sonuçları doğurabilir.
1928’de hekimlik mesleğinin ticari pazarlama boyutunu sınırlamak amacıyla konulan 24. madde, bugün dijital dünyada sağlık içerik üretimi, influencer hekimler ve klinik pazarlama stratejileri karşısında yeniden önem kazanmaktadır. Madde, hasta bilgisinin etik ve doğru zeminde aktarılmasının yasal güvencesidir.
