Tababet Kanunu 28. Madde
I.Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir. İcrayı sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diplomaları geri alınır.
II.İKİNCİ FASIL Diş tabipleri
Sadeleştirilmiş Hali
Hekimlik mesleğinin yapılabilmesi için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir. Mesleği yapmaya engel ve iyileşmesi mümkün olmayan bir akıl hastalığı bulunduğu muayeneyle belirlenen hekimler; Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla mesleği yapmaktan men edilir ve diplomaları geri alınır.
Açıklama
Tababet Kanunu’nun 28. maddesi, hekimlik mesleğinin icrasına engel teşkil eden cezai mahkûmiyet ve akıl hastalığı hâllerini düzenleyen temel ehliyet normudur. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarıyla şekillenen madde, mesleğin güvenilirliği ile bireyin çalışma özgürlüğü arasındaki dengeyi kurmaktadır.
Birinci cümlede, TCK’nın 53. maddesindeki süreler geçmiş olsa bile hekimlik yapılamayacağı suçlar sayılmaktadır: kasten işlenen ve beş yıl veya daha fazla hapis cezasıyla sonuçlanan suçlar; devletin güvenliğine karşı suçlar; anayasal düzene karşı suçlar; zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık. Bu suçlar mesleğin güvene dayalı niteliğiyle doğrudan bağdaşmaz sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 2018/37 E. ve sonraki kararlarında, 28. maddenin bazı kısımları anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. İptal kararları, mahkûmiyet hâlinde meslekten men edilmenin kesin ve süresiz olmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu gerekçesine dayanmıştır. Mahkeme, cezası infaz edildikten ve memnu haklar iade edildikten sonra kişinin mesleğe dönebilmesine imkân tanınması gerektiğini belirtmiştir. İptal kararı sonrasında Bakanlık ve TTB uygulamalarında, mahkûmiyetin niteliği ve süresi dikkate alınarak bireysel değerlendirme yapılmaktadır.
İkinci cümle, tedavisi mümkün olmayan akıl hastalığı nedeniyle meslek yapmaktan men kararını düzenler. Bu karar, Sağlık Bakanlığı’nın teklifi ve Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir; diplomalar geri alınır. Muayene sonucu alınacak raporun özel donanımlı adli psikiyatri kurumlarınca düzenlenmesi uygulamada standart hâline gelmiştir.
Madde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kısıtlılık hükümleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un memnu hakların iadesi hükümleri ve 657 sayılı DMK’nın memuriyetten çıkarma hükümleriyle ilişkilidir. Özellikle 53. maddenin memnu hak mahiyeti, 28. maddenin uygulama kapsamını belirler.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 28. madde kapsamında verilen meslek men ve diploma geri alma kararlarının idari yargı denetimine tâbi olduğunu; kararın gerekçeli olması ve ölçülülük ilkesine uygun bulunmasını aramaktadır. Mahkûmiyetin türü, süresi ve failin rehabilite olup olmadığı bireysel olarak değerlendirilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hekimin kasten işlediği suçtan dolayı mahkûmiyeti hâlinde, sadece cezai süreç bitirilene kadar değil, memnu hakların iadesi gerçekleşene kadar meslek icra edilememesi gerektiğini içtihat hâline getirmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarında, eski mahkûmiyetin hekimin ömür boyu meslek yapmasına engel olacak biçimde yorumlanmasının AİHS 8. madde (özel hayat saygı) ve Anayasa’nın 48. maddesi (çalışma özgürlüğü) ile çatışabileceği belirtilmiştir.
1928’de meslek etiğinin cezai süreçlerle korunması ihtiyacıyla konulan 28. madde, bugün Anayasa Mahkemesi’nin rehabilite edici yorum anlayışı ve ölçülülük denetimi çerçevesinde çağdaş ceza hukuku prensipleriyle uyumlu hâle getirilmektedir.
