TBK ▸ Madde 131
Madde 130
MADDE 131

Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi

Madde 132

TBK 131. Madde

I. Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.

II. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.

III. Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.

TBK 131. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 113 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 130 uncu maddesinde, asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 113 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Borçların Ferilerinin Sukutu” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 113 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “kefalet ve rehin ve sair fer’î haklar dahi sâkıt olur.” şeklindeki ibare, Tasarıda “rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 113 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan olumsuz ifade, olumluya çevrilmiş ve fıkra yeniden kaleme alınarak, “saklı tutma koşulu”na açıklık kazandırılmıştır. Buna göre, asıl borcun ifasını kabul eden alacaklının, faizleri ve ceza koşulunu isteyebilmesi için, bu hakkını sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapacağı bir bildirimle saklı tutması veya durum ve koşullardan bunu saklı tuttuğunun anlaşılması gerekir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 131. maddesi, borçlar hukukunun temel ilkelerinden biri olan "fer’ilik" (tabi olma) ilkesinin ifadesidir. Asıl borç sona erdiğinde onu güvence altına alan ve ona bağlı olan fer’î hak ve borçların da sona ereceği kuralını düzenler. Bu hüküm, borç ilişkisinin ekonomik bütünlüğünü koruyan ve güvence ilişkilerinin anlamlı biçimde sona ermesini sağlayan bir yapı taşıdır.

Maddenin birinci fıkrasına göre asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. Bu kural, fer’î hakların varlığının asıl alacağın varlığına bağlı olduğu gerçeğinden kaynaklanır. Rehin, kefalet, ceza koşulu gibi güvenceler kendilerini yaratan asıl borç olmadan bir anlam taşımaz. Aynı şekilde, asıl borç olmadan asıl borca bağlı faiz de işlemez. Borcun sona erme sebebi ifa, takas, ibra, yenileme, birleşme veya ifa imkânsızlığı olabilir; hangi sebeple sona ermiş olursa olsun fer’î haklar da ortadan kalkar.

İkinci fıkra, ana kuralın önemli bir istisnasını getirmektedir. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir. Asıl borç sona ermeden önce birikmiş (işlemiş) faizler ve doğmuş ceza koşulu, saklı tutma şartıyla ayrıca talep edilebilir. Saklı tutma açık olabileceği gibi zımni de olabilir; örneğin alacaklının "ana parayı alıyorum, faizleri ayrıca talep edeceğim" şeklindeki beyanı açık saklı tutmadır.

Üçüncü fıkra, ana kurala önemli sektörel istisnalar getirir: Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır. Taşınmaz rehninde (ipotek) bazı durumlarda asıl borç sona ermesine rağmen ipotek sicilde kayıtlı kaldığından özel hükümler uygulanır. Kıymetli evrakın bağımsız niteliği gereği kambiyo senetlerindeki borç ilişkileri kendi özel kuralları çerçevesinde sonuçlanır. Konkordato hükümleri ise iflas öncesi uzlaşma süreçlerinde alacakların durumunu düzenler.

Doktrinde bu madde "sona erme prensibi" veya "fer’î hakların otomatik sona ermesi" olarak kabul edilmektedir. Yargıtay, ibra ve ifa durumlarında fer’î hakların otomatik sona erdiğini sıkı biçimde uygulamakta; işlemiş faizin saklı tutulması için açık veya zımni iradenin varlığını aramaktadır. Uygulamada özellikle banka kredilerinde kapama yazısı verildiğinde fer’î güvencelerin durumu, kira ilişkilerinde son kira ödemesi ile fer’î haklar, ticari satım sözleşmelerinde ödeme sonrası ceza koşulu taleplerinde bu madde devreye girer. Kredi kapama sırasında bankanın "işlemiş gecikme faizi saklıdır" ihtarı, bu hükmün tipik uygulamasıdır.

Madde 130
MADDE 131

Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi

Madde 132