TBK ▸ Madde 144
Madde 143 ←
MADDE 144

Alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacaklar

Madde 145 →

TBK 144. Madde

(1) Aşağıdaki alacaklar takas haklarının doğumundan sonra, ancak alacaklıların rızasıyla takas edilebilir:

1. Tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.

2. Haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.

3. Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup, özel niteliği gereği, doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar.

TBK 144. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 123 üncü maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkraya bağlı üç bentten oluşan 143 üncü maddesinde, alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacaklar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 123 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Takası kabil olmayan alacaklar” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacaklar” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 123 üncü maddesinin başlangıcında kullanılan “takas ile ıskat edilemez.” şeklindeki olumsuz ifade yerine, Tasarıda “takas edilebilir.” şeklinde ve olumlu ifade kullanılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 123 üncü maddesinin (1) numaralı bendi, Tasarıda iki bent hâlinde düzenlenmiş; 818 sayılı Borçlar Kanununun kamu hukuku tüzel kişilerinin borçlularının, bu tüzel kişilerden olan alacaklarını, ancak onların rızası ile takas edebileceklerine ilişkin aynı maddenin üçüncü bendi hükmü, yerinde olmadığı düşüncesiyle Tasarı metnine alınmamıştır.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 144. maddesi, niteliği gereği takasa elverişli olmayan veya takas dolayısıyla alacaklıya zarar verebilecek belirli alacakları düzenleyen koruyucu bir hükümdür. Bu alacaklar genel takas kurallarının dışında tutulmuş olup ancak alacaklının açık rızasıyla takasa konu edilebilmektedir. 818 sayılı Kanun’un 124. maddesini karşılamaktadır.

Madde, üç kategori alacağı takastan korumaktadır. Birinci bent, tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklardır. Tevdi, bir eşyanın saklanması için başka bir kişiye teslim edilmesi durumudur (TBK m. 561 vd.). Saklanan eşyanın iadesi veya bedeli alacağı, saklayanın kendi alacaklarıyla takas edilemez; çünkü saklayanın bu eşya üzerinde bir hakkı yoktur, sadece iade yükümlülüğü vardır. Örneğin bir depo işletmecisi, müşterisinin eşyasını geri vermek yerine kendisine olan borcuyla mahsup edemez.

İkinci bent, haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklardır. Bu hüküm, haksız fiil kurbanlarını ve aldatılan kişileri korumaktadır. Bir kimse başkasının eşyasını haksız olarak elinde tutuyorsa veya hileyle ele geçirmişse, bu eşyanın iadesinden doğan borcu, kendi alacaklarıyla takas edemez. Böylece haksızlığı işleyen kişinin, haksızlıktan yararlanması önlenir.

Üçüncü bent, nafaka ve işçi ücreti gibi borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup özel niteliği gereği doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklardır. Bu kategori, sosyal koruma amacı taşıyan alacakları kapsar. Nafaka, eş ve çocukların geçimi için öngörülen temel koruma aracıdır; işçi ücreti ise işçinin ve ailesinin geçim kaynağıdır. Bu alacaklar takasa konu edilirse, lehtar ekonomik olarak zor duruma düşebilir. Kanun koyucu, bu özel korumayı getirerek nafaka alacaklısının, işçinin ve benzer durumdaki kişilerin temel haklarını güvence altına almaktadır.

Hükmün önemli bir özelliği, bu alacakların takasa konu edilebileceği bir durumu da düzenlemesidir: "Alacaklıların rızasıyla takas edilebilir." Yani bu alacaklar mutlak olarak takas yasağına tâbi değildir; alacaklı razı olursa takas gerçekleşebilir. Bu esneklik, alacaklının kendi menfaatini değerlendirme özgürlüğüne saygı gösterir. Rıza açık veya örtülü olabilir, ancak ispat kolaylığı açısından yazılı olması tercih edilir.

Doktrinde bu madde, "alacaklının menfaat koruması" çerçevesinde değerlendirilmektedir. Takas, teorik olarak ekonomik bir araç olsa da bazı alacaklar doğası gereği nakit olarak ödenmelidir. İşçi ücreti nakit olarak ödenmezse işçi aile giderlerini karşılayamaz; nafaka ödenmezse çocuk bakımı aksar. Yargıtay kararları, özellikle işçi alacakları ve nafaka alacakları bakımından takas yasağını titizlikle uygulamakta; işverenin çeşitli bahanelerle işçi ücretini kesmesini engellemektedir.

Uygulamada bu madde özellikle iş hukukunda (işverenin avans, kredi, zarar gibi iddialarla ücret kesintisi yapmasına karşı), aile hukukunda (nafaka ödeyen eşin karşı alacaklarıyla mahsup girişimlerine karşı), depolama ve emanet ilişkilerinde sıkça uygulanır. İcra İflâs Kanunu’nun ilgili hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde bu alacakların özel hukuki statüsü belirginleşmektedir. Bu hüküm, ekonomik açıdan zayıf tarafları koruyan sosyal devlet ilkesinin borçlar hukukundaki yansımasıdır.

Madde 143 ←
MADDE 144

Alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacaklar

Madde 145 →