TBK 143. Madde
I. Takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer.
II. Cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüller saklıdır.
TBK 143. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 122 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 142 nci maddesinde, takasın hükümleri düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun üç fıkradan oluşan 122 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, birbiriyle bağlantılı iki konuya ilişkin olması nedeniyle, Tasarıda tek fıkrada birleştirildiği için madde iki fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 143. maddesi, takas kurumunun hüküm ve sonuçlarını düzenleyen temel hükümdür. Takasın ne zaman gerçekleştiği, hangi ölçüde etki doğurduğu ve ticari hayatta uygulanma biçimini belirleyen bu madde, uygulama için kritik önem taşır. 818 sayılı Kanun’un 123. maddesini kısmen karşılamaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesine göre takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu hüküm, takasın kendiliğinden (ipso iure) gerçekleşmediğini, beyana bağlı bir işlem olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Takas beyanı, yenilik doğuran (yengleyici) bir hak niteliğinde tek taraflı bir hukukî işlemdir. Beyan, açık veya örtülü olabilir; sözlü, yazılı, e-posta, faks veya noter ihtarnamesi ile yapılabilir. Önemli olan, takas iradesinin karşı tarafa ulaşmış olmasıdır; karşı tarafın kabulüne gerek yoktur.
Aynı fıkranın ikinci cümlesi, takasın hukukî sonucunu düzenler: Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Bu düzenleme, takasın retrospektif (geriye yürüyen) etkisini ve kapsamını göstermektedir. Takas beyanı geleceğe etkili değil, takasın koşullarının oluştuğu geçmiş tarihe etkili olarak geçerlidir. Bu tarih, her iki borcun da muaccel olduğu ve karşılıklı olduğu andır. Takas sonucu, tutarı daha az olan borç tamamen sona erer; daha büyük olan borçta ise fark kalır.
Retrospektif etkinin pratik önemi büyüktür. Eğer takas beyanından önce gecikme faizi işlemişse, takas retrospektif etkilediği için bu faiz borcu da takasın gerçekleştiği andan itibaren sona ermiş sayılır. Örneğin A’nın B’ye 1 Ocak’ta muaccel olmuş 100 bin TL borcu, B’nin A’ya 1 Ocak’ta muaccel olmuş 80 bin TL borcu varsa ve A takas beyanını 15 Şubat’ta yapmışsa, 1 Ocak-15 Şubat arasında işleyen 80 bin TL için faiz işlemez; çünkü takas 1 Ocak’tan itibaren etkilidir.
İkinci fıkra, ticari hayatın özel ihtiyaçlarını dikkate alan bir esneklik getirmektedir: Cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüller saklıdır. Cari hesap sözleşmeleri, tacirler arasındaki karşılıklı alacak ve borçların tek bir hesapta izlenmesini sağlayan ticari anlaşmalardır. Bu tür ilişkilerde takas mekanizması genel kurallardan farklı işleyebilir; örneğin hesap kesme anında otomatik mahsup gerçekleşir. Türk Ticaret Kanunu ve teamül hukuku, cari hesaba özgü kurallar getirmektedir.
Doktrinde takas beyanının niteliği, "yengleyici hak" (Gestaltungsrecht) kategorisinde değerlendirilmektedir. Bir kez yapılan beyan geri alınamaz; karşı tarafa ulaşmakla hüküm ifade eder. Yargıtay kararları, takas beyanının açıklığı ve kesinliği konusunda titizlik göstermekte; tereddütlü ifadelerin takas beyanı sayılmadığını vurgulamaktadır. Uygulamada takas beyanı özellikle ticari uyuşmazlıklarda, davada def’i olarak ileri sürüldüğünde, banka hesaplarında otomatik mahsup uygulamalarında sıkça karşılaşılır. Davalarda takas def’i süresi içinde ileri sürülmezse hakkın kaybına yol açabilir; bu nedenle yargılama sürecinde dikkatli takip gerektirir.
