TBK ▸ Madde 223

TBK 223. Madde

I. Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

II. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

TBK 223. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 222 nci maddesinde, genel olarak satılanın, alıcı tarafından gözden geçirilmesi ve varsa ayıplarının satıcıya bildirilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. Keşif ve muayene ve satıcıya ihbar / a. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, “4. Gözden geçirme ve satıcıya bildirme / a. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesi üç fıkradan oluştuğu hâlde, ikinci ve üçüncü fıkralarda düzenlenen konular arasında sıkı bir bağlantının varlığı göz önünde tutularak, madde Tasarıda iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 198 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “derhal” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 222 nci maddesinin birinci fıkrasında, kendisine ayıplı mal teslim edilen alıcının menfaatinin korunması bakımından daha elverişli olduğu göz önünde tutularak, “uygun bir süre” şeklindeki ibarenin kullanılması tercih edilmiştir. Böylece, Tasarının 222 nci maddesinin birinci fıkrasında âdi ayıplara ilişkin bildirimin “uygun bir süre içinde”; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, gizli ayıplara ilişkin bildirimin “hemen” yapılması arasındaki fark belirgin hâle getirilmiştir.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi, alıcının satın aldığı malı gözden geçirme ve ayıpları satıcıya bildirme yükümlülüğünü düzenleyen çok önemli bir hükümdür. Bu "muayene ve ihbar yükümlülüğü", ayıp sorumluluğu sistemini pratik olarak işler hâle getirir; alıcı, satıcının sorumluluk alanını korumak için aktif davranmalıdır. 818 sayılı Kanun’un 199. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrasına göre alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Bu hüküm iki yükümlülük getirir: muayene yükümlülüğü ve ihbar (bildirim) yükümlülüğü.

Muayene yükümlülüğü, alıcının malı teslim aldıktan sonra makul bir inceleme yapması gerekliliğini ifade eder. "İşlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz" ifadesi, muayene zamanını esnek biçimde düzenler. Ticari hayatta muayene bazen teslim anında, bazen kurulum sonrasında, bazen ürünün kullanımı sırasında yapılır. Her malın doğası ve kullanım özelliği, muayene zamanını belirler.

Muayene, profesyonel bir inceleme olmak zorunda değildir; makul alıcının normal dikkat ile yapacağı gözetimdir. Gıda maddelerinde hızlı kontrol, elektronik eşyada çalışma testi, gayrimenkulde yapısal kontrol gibi farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Önemli olan ayıpları tespit etmek için iyi niyetli bir çaba göstermektir.

Bildirim yükümlülüğü, tespit edilen ayıpların satıcıya "uygun bir süre içinde" bildirilmesidir. "Uygun süre", somut duruma göre değişir; ticari ilişkilerde genellikle birkaç gün, tüketici ilişkilerinde daha uzun olabilir. Bu süre, ayıbın niteliği, alıcının durumu, iletişim olanakları gibi faktörlere göre takdir edilir.

Bildirim, yazılı veya sözlü olabilir; ancak ispat kolaylığı için yazılı olması tercih edilir. Günümüzde e-posta, faks, noter ihtarnamesi, bayiye başvuru gibi yollar kullanılır. Bildirimin içeriğinde ayıbın mahiyeti açıkça belirtilmeli ve tazminat veya çözüm talep edilmelidir.

İkinci fıkra, bu yükümlülüklere uyulmamasının ağır sonuçlarını düzenler: alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Bu, alıcının ayıp haklarının tamamen kaybolması anlamına gelen kesin bir yaptırımdır.

"Satılanı kabul etmiş sayılır" ifadesi, alıcının artık ayıba dayalı hiçbir talep yapamayacağını gösterir. Ne sözleşmeden dönme, ne ücret indirimi, ne onarım, ne değiştirme hakkı kalır. Bu ağır sonuç, alıcının muayene ve bildirim yükümlülüğünü ciddiye almasını sağlar.

Ancak bu sert kural, gizli ayıplar için uygulanmaz. Aynı fıkra devam eder: ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Gizli ayıp, normal muayene ile tespit edilemeyen ayıptır. Bu tür ayıplar için alıcının baştan muayene yapmamış olması, hak kaybına yol açmaz.

Gizli ayıplar için özel kural şudur: bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Yani gizli ayıp fark edildiğinde alıcı "hemen" bildirmek zorundadır. "Hemen" kavramı, ticari hayatta birkaç gün olabilir; ancak bekleme süresi makul olmalıdır.

Bu iki aşamalı sistem, ayıp türüne göre farklı yükümlülükler getirir. Açık/görünebilir ayıplar için hızlı muayene ve bildirim; gizli ayıplar için fark edildiğinde hemen bildirim. Bu sistem, alıcıyı koruma ile satıcıyı makul süreden sonra gelebilecek taleplerden koruma arasında denge kurar.

Doktrinde bu madde, "ayıp sorumluluk sisteminin ana denge aracı" olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay kararları, muayene ve bildirim sürelerinin somut duruma göre değerlendirilmesini; özellikle ticari ilişkilerde daha katı, tüketici ilişkilerinde daha esnek yorumlanmasını öngörür.

Uygulamada bu madde, her türlü ticari satım, e-ticaret, büyük makine alımları, gıda ticareti, tekstil ticaretinde belirleyici rol oynar. E-ticarette tüketicilerin ürünü aldıklarında hemen inceleme ve bildirim yapması önemlidir; aksi hâlde hakları kaybolur. Bu düzenleme, alıcı sorumluluğunu ve ayıp sistemin etkinliğini sağlayan kritik bir kuraldır.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-223/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık