TBK 230. Madde
I. Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Ancak, alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkân yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur.
II. Satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile, eklentilerini de kapsar; fakat eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz.
TBK 230. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 229 uncu maddesinde, birden çok mal satışında, satılanın ayıplı olmasının sonuçları düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Birden ziyade şeyin satımı hâlinde fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Birden çok mal satışında” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Birden ziyade şey veya parça birlikte satılmış olup da” şeklindeki ibare, Tasarıda “Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal” şeklinde ifade edilmiştir. Bu ibareyle, satış sözleşmesinin konusunu, aynı cinsten, bağımsız ekonomik değeri bulunan birçok taşınır mal yanında öğretide “eşya topluluğu” (Sachgesamtheit) kavramıyla ifade edilen, ekonomik bütünlük oluşturan, birlikte satılan birden çok eşya kastedilmektedir. Aynı fıkrada kullanılan “eklentilerini” şeklindeki ibare, eklenti sayılmamakla birlikte, öğretideki adlandırmayla “bağlı eşya” sayılanları da kapsamaktadır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin birinci, ikinci ve son fıkralarında hatalı olarak kullanılan “fesih” ve “fesih hakkı” şeklindeki ibareler, Tasarıda “dönme” ve “dönme hakkı” şeklinde düzeltilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 229 uncu maddesinin birinci fıkrasına, ikinci cümle olarak alınmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin son fıkrasında kullanılan “ferilerine de şâmil olur; amma” şeklindeki ibare, Tasarıda “eklentilerini de kapsar; fakat” şeklinde değiştirilmiştir.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 230. maddesi, birlikte satılmış birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir malın yalnızca bir kısmının ayıplı çıkması durumunda dönme hakkının kapsamını düzenleyen özel bir hükümdür. Bu madde, çoklu mal satımlarında sözleşmeden dönmenin nasıl uygulanacağını netleştirmektedir. 818 sayılı Kanun’un 206. maddesini karşılamaktadır.
Maddenin birinci fıkrasına göre birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Bu hüküm, "kısmi dönme" prensibini kabul eder.
Birden çok mal satışı iki şekilde olabilir. Birincisi, farklı ancak birlikte satılan mallardır; örneğin bir mobilya takımı alımında sandalye, masa, dolap birlikte satılmıştır. İkincisi, birden çok parçadan oluşan tek bir maldır; örneğin bir bilgisayar sistemi (kasa, monitör, klavye, fare) birlikte satılmıştır.
Kısmi dönme kuralı, sadece ayıplı olan malların/parçaların iade edilmesine imkân verir; ayıpsız olanlar alıcıda kalır. Örneğin beş parçalı mobilya takımının sadece iki parçası ayıplı ise, bu iki parça geri verilebilir; kalan üç parça alıcıda kalır ve bedeli üzerinden de oranla değer hesaplanır.
Ancak bu kural mutlak değildir. Aynı fıkra önemli bir istisna getirir: alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkân yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur.
Bu istisna, "ekonomik bütünlük" prensibini korur. Bazı mal setleri ekonomik bir bütün oluşturur ve parçaları ayırmak setin değerini tamamen düşürür. Örneğin üç parçalık özel bir heykel seti; bir parçası ayıplı ise, diğer ikisinin değeri de azalır. Bu durumda alıcı, setin tamamını geri verebilir ve tam bedel iadesi alabilir.
"Önemli zarar" kavramı somut duruma göre değerlendirilir. Ayrılma sonucu malların ekonomik değerinin önemli ölçüde düşmesi, işlevsizleşmesi veya kullanılamaz hâle gelmesi bu kapsamdadır. Küçük değer kayıpları önemli zarar sayılmaz; alıcı/satıcı kısmi dönme ile yetinmek durumundadır.
İkinci fıkra, bir başka önemli konuyu düzenler: satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile, eklentilerini de kapsar; fakat eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz. Bu hüküm, ana mal ve eklenti ilişkisini düzenler.
Eklenti kavramı geniş yorumlanır; asıl mala bağlı, ondan ayrı olarak işlevsel olmayan aksesuar ve tamamlayıcı parçaları ifade eder. Araba için yedek parçalar, kamera için bağlı kartlar, ev aletlerinin aksesuarları, ambalaj ve kutu gibi unsurlar eklentidir.
Bu hükmün mantığı asimetriktir. Ana mal için dönme yapılıyorsa, eklentiler de iade edilmelidir; çünkü ana mal olmadan eklentilerin anlamı kalmaz. Ancak sadece eklenti için dönme yapıldığında, ana mal etkilenmez; çünkü ana mal eklentisiz de kullanılabilir.
Örneğin ayıplı otomobil satın alınmış ve satılmış olanlar arasında aynı zamanda ayrı bedelle aksesuar kutusu (lastik seti, bakım malzemeleri) da vardır. Alıcı otomobili geri veriyorsa, aksesuar kutusunu da vermelidir; çünkü otomobilsiz aksesuarlar anlamsızdır. Ancak aksesuarlar ayıplı ise sadece onlar iade edilebilir; otomobil alıcıda kalır.
"Ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile" ifadesi önemlidir. Faturalarda ayrı ayrı gösterilmiş olsa bile, eklentiler hukuki olarak ana mala bağlıdır. Faturalama şekli, dönme sonuçlarını değiştirmez.
Doktrinde bu madde, "çoklu mal satımlarında sözleşmeden dönme hakkının adil kullanımı" olarak değerlendirilmektedir. Amaç, alıcıya tam çözüm sağlarken satıcıyı haksız yüklerle karşı karşıya bırakmamaktır.
Yargıtay kararları, ekonomik bütünlük testini somut olaya göre yapmakta; malların ayrılabilir olup olmadığını, pazar değerini, işlevsel bütünlüğü değerlendirerek karar vermektedir.
Uygulamada bu madde mobilya takımlarında, elektronik ürün setlerinde (bilgisayar sistemi, ev sinema sistemi), mutfak takımlarında, sanat eseri koleksiyonlarında, yedek parçalı satışlarda önemli sonuçlar doğurur. Otomobil satışlarında aksesuarlarla birlikte satılan araçların iadesinde bu hüküm sıkça uygulanır. Bu düzenleme, çoklu mal satımlarında dönme hakkının adil ve pratik biçimde uygulanmasını sağlayan kritik bir kuraldır.
