TBK ▸ Madde 275

TBK 275. Madde

I. Satıcı artırma koşullarında aksi yönde bir irade açıklamasında bulunmamışsa, herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırmalarda satış sözleşmesi, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.

II. Cebrî artırma yoluyla satış, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.

TBK 275. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 274 üncü maddesinde, isteğe bağlı açık artırma ve cebrî artırma yoluyla yapılan satışlarda, sözleşmenin kurulduğu an belirtilmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “I. Satımın inikadı” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Kurulması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesinin birinci fıkrası, Tasarının 274 üncü maddesinin ikinci fıkrası olarak; 818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesinin ikinci fıkrası ise, Tasarıda birinci fıkra olarak kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 275. maddesi, açık artırma yoluyla satışta sözleşmenin ne zaman kurulacağını düzenleyen kritik bir hükümdür. Sözleşmenin kurulma anı, tarafların hak ve yükümlülüklerinin başlangıcını belirler. 818 sayılı Kanun’un 225. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrası, isteğe bağlı açık artırmalarda kurulma anını belirler: satıcı artırma koşullarında aksi yönde bir irade açıklamasında bulunmamışsa, herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırmalarda satış sözleşmesi, artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.

Bu hüküm, sözleşmenin kurulmasını "ihale" işlemine bağlar. İhale, artırma yöneticisinin (müzayedeci) en yüksek teklifi veren kişiye malı verdiğini açıklama işlemidir. Bu açıklama ile birlikte, o kişiyle satıcı arasında sözleşme kurulur. Teklif ve ihale birbirine uyuştuğu anda irade uyumu gerçekleşmiş olur.

İhale işlemi pratik olarak "çekiç düşürme" (hammer down) veya "satıldı" (sold) deyimi ile gerçekleştirilir. Müzayedeci, başka teklif olmadığını tespit ettikten sonra, mevcut en yüksek teklifi verene "ihale edildi" der ve çekici düşürür. Bu andan itibaren sözleşme kurulmuştur.

"Aksi yönde irade açıklaması" ifadesi, satıcıya esneklik tanır. Satıcı, artırma koşullarında (şartnamede) farklı bir kurulma mekanizması öngörebilir. Örneğin "en yüksek teklif kabul edilmeden önce satıcının onayı gereklidir" gibi bir koşul varsa, ihale tek başına yeterli değildir; satıcının ek onayı gerekir.

Bu esneklik, bazı özel durumlarda önemlidir. Pahalı sanat eserleri, tarihi değerli ürünler gibi satımlarda satıcı, en yüksek teklifi bile değerlendirmek isteyebilir. Kanun koyucu, bu iradeyi koruyan bir düzenleme yapmıştır.

"Herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırmalar" ifadesi önemlidir. Bu hüküm, kamu açık artırmalarına uygulanır; sadece belirli kişilerin katılabildiği özel artırmalar için farklı kurallar uygulanabilir. Örneğin üye müzayede kulüpleri, davet usulü artırmalar gibi.

İkinci fıkra, cebri artırma yoluyla satışı düzenler: cebrî artırma yoluyla satış, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.

Cebri artırmalarda kurulma anı, isteğe bağlı olana benzer ancak önemli farkları vardır. İcra müdürü, iflâs memuru veya yetkili kamu görevlisi ihale işlemini yapar. Bu, özel kurumsal bir süreçtir ve İcra İflâs Kanunu’nun detaylı hükümlerine tabidir.

Cebri artırmalarda satıcının iradesi önemli değildir; artırma kamu gücü ile yapılır. Bu nedenle satıcının ek onay koşulu gibi bir seçeneği yoktur. Memurun ihalesi ile sözleşme kurulur ve bu kesin bir hukuki etkidir.

Cebri artırmaların kurulması ile iflâsı arasında önemli bir fark vardır. Kurulma, hukuki etki doğuran bir işlemdir. Ancak cebri artırmada ilgililer (örneğin borçlu, diğer alacaklılar) ihalenin iptali davası açabilirler. İhale iptalinde, kurulma anında gerçekleşmiş sözleşme geriye etkili olarak ortadan kalkar.

Sözleşmenin kurulma anının pratik önemi büyüktür. Bu andan itibaren alıcının hak ve yükümlülükleri başlar: bedeli ödeme yükümlülüğü, malı teslim alma yükümlülüğü. Satıcının da yükümlülükleri başlar: malı teslim etme, mülkiyet devri.

Sözleşmenin kurulmasından önce katılımcılar tekliflerle bağlıdır (TBK m. 276); ancak henüz sözleşme yoktur. İhale sonucunda sözleşme kurulunca, artık geri dönmek mümkün değildir; yasal prosedürlere tabi olarak sonlandırma gerekir.

Açık artırma sözleşmesinin kurulması, klasik sözleşme kurulmasından farklıdır. Normal sözleşmede icap ve kabul karşılıklı irade açıklamalarıdır. Açık artırmada ise icap müzayedecinin başlangıç fiyatı açıklaması, teklifler katılımcıların tek taraflı irade açıklamaları, ihale ise kabul niteliğindedir.

Modern online artırma platformlarında kurulma anı, elektronik sistem tarafından belirlenir. Artırma süresi dolduğunda, o anda en yüksek teklifi veren kişi ile sözleşme otomatik olarak kurulur. Bu, insan dilekçenin yerini sistem kararları alması anlamına gelir; ancak hukuki sonuç aynıdır.

Doktrinde bu madde, "artırmanın sözleşme hukukundaki yeri" olarak değerlendirilmektedir. Klasik sözleşme teorisi ile artırma mekanizmasının uyumunu sağlar. Yargıtay kararları, ihale anının tespiti için müzayedeci beyanını, çekiç düşürme anını, resmi kayıtları esas almaktadır.

Uygulamada bu madde, sanat müzayedelerinde, icra ihalelerinde, iflâs masası satışlarında, online açık artırma platformlarında önemli sonuçlar doğurur. Sotheby’s ve Christie’s gibi uluslararası müzayede evleri bu kurallara uygun çalışır. Bu düzenleme, açık artırmanın hukuki çerçevesini çizen kritik bir hükümdür.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-275/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık