TBK 387. Madde
I. Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez.
II. Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.
TBK 387. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 386 ncı maddesinde, genel olarak faizin hükümleri düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Hükümleri / I. Faiz / 1. Hangi muamelelerde faiz lâzım geleceği” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B. Hükümleri / I. Faiz / 1. Genel olarak” şekline dönüştürülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “faiz lâzım gelmez.” şeklindeki ibare, Tasarıda “faiz istenemez.” şekline dönüştürülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Ticaret muamelelerinde” şeklindeki ibare, Tasarıda “Ticarî tüketim ödüncü sözleşmesinde” şeklinde; “faiz verilmek lâzımdır.” şeklindeki ibare ise, “faiz istenebilir.” şeklinde ifade edilmiştir.
Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 387. maddesi, tüketim ödüncü sözleşmelerinde faiz konusunu düzenleyen önemli bir hükümdür.
Maddenin birinci fıkrası ticari olmayan sözleşmeleri düzenler: ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez.
Bu hüküm, ticari olmayan (özel, aile içi, sosyal) ödünçlerde faiz için açık anlaşma şartı getirir. Taraflar faiz kararlaştırmamışsa, ödünç alan sadece aldığı miktarı iade eder; faiz ödemesi yapmaz.
Bu kural, sosyal yardımlaşma amaçlı ödünçlerin karakterini korur. Arkadaşlar, akrabalar arasında yardımlaşma genellikle faizsiz yapılır. Kanun, bu sosyal pratiği korur.
Faiz istenebilmesi için sözleşmede açık hüküm olmalıdır. Sözlü veya yazılı anlaşma olabilir; ancak varlığı açık biçimde ispatlanmalıdır. Sadece "piyasa oranı" gibi genel ifadeler yetersiz olabilir.
İkinci fıkra, ticari sözleşmeleri farklı düzenler: ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.
Bu hüküm, ticari ödünçlerde faizi varsayılan kural yapar. Tacirler arasındaki veya ticari faaliyet kapsamındaki ödünçlerde, açık anlaşma olmasa bile faiz istenebilir.
Ticari ödünç kriterleri: – Tacirler arasındaki ödünç – İşletmenin ticari faaliyet kapsamında alınan ödünç – Kredi kuruluşundan alınan ödünç (bankalar, finans şirketleri) – Ticari amaçlı kullanılacak para ödüncü
Ticari ilişkilerde faiz varsayılan, çünkü ticaret kar amacı güder. Tacir, parasını karşılıksız ödünç vermez; bu ekonomik gerçekliğe uygundur.
Faiz oranı belirlenmesi: sözleşmede oran yoksa, TBK m. 388 devreye girer. Ödünç alma zamanındaki ve yerindeki o tür ödünçler için geçerli faiz oranı uygulanır.
Pratik örnekler: – Kardeşinize 10.000 TL verdiniz, geri isterken faiz isteyemezsiniz (sözleşmede anlaşılmamışsa) – Bankadan 100.000 TL kredi aldınız, bankacılık ilişkisi ticari olduğu için faiz ödersiniz – İki şirket arasında ticari kredi verildi, faiz oranı belirlenmese bile faiz istenebilir
Bu düzenleme, özel ve ticari ödünçleri farklı rejime tabi tutar. Sosyal yardımlaşma korunurken, ticari ekonominin gereklilikleri de karşılanır.
