TBK ▸ Madde 386

TBK 386. Madde

Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.

TBK 386. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 306 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 385 inci maddesinde, tüketim ödüncü sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 306 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 306 ncı maddesinde kullanılan “yahut diğer mislî bir şeyin mülkiyetini” şeklindeki ibare, Tasarıda “ya da tüketilebilen bir şeyi” şeklinde; “miktar ve vasıfta müsavi aynı neviden şeyleri” şeklindeki ibare ise, “aynı nitelik ve miktarda şeyi” olarak ifade edilmiştir.

Maddede, 818 sayılı Borçlar Kanununun 306 ncı maddesinde kullanılan “bir şeyin mülkiyetini ödünç alan kimseye nakil” şeklindeki ibareye yer verilmemiş; bunun yerine “bir şeyi ödünç alana devretmeyi” şeklindeki ifade kullanılmıştır. Gerçekten, tüketim ödüncü sözleşmesi, mülkiyetin devri amacıyla değil, kullanma amacıyla yapılır. Ancak, ödünç alanın, bu sözleşmenin konusunu oluşturan bir miktar para veya tüketilebilen bir şeyi kullanması, zorunlu olarak bunları tüketmesi suretiyle olmaktadır. Bu sebeple, maddede kullanılan “devretmeyi” sözcüğü, mülkiyetin ödünç alana devri şeklinde anlaşılmamalıdır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 386. maddesi, tüketim ödüncü sözleşmesini tanımlayan temel bir hükümdür. Bu sözleşme, özellikle kredi sözleşmelerinin temelini oluşturan önemli bir borçlar hukuku kurumudur.

Madde, tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir şeklinde düzenler.

Bu tanım, tüketim ödüncünün üç temel unsurunu ortaya koyar: (1) para veya tüketilebilen şey, (2) ödünç alana devir, (3) aynı nitelik ve miktarda geri verme.

Tüketilebilen şeyler: para en tipik örneğidir. Ayrıca tarım ürünleri (buğday, pirinç, fasulye), sıvılar (yakıt, yağ), yiyecekler, inşaat malzemeleri gibi kullanımla tükenen mallar da konu olabilir.

"Ödünç alana devretme" önemli bir unsurdur. Kullanım ödüncünden (TBK m. 379) farklı olarak, burada gerçek bir devir söz konusudur. Para ödünç alındığında, o para fiilen ödünç alanın kullanımına girer.

Tüketim ödüncünün ayırt edici özelliği: ödünç alan, aldığı malı tüketir. Paraları harcar, buğdayı ekmek için kullanır. Dolayısıyla aldığı "aynı" malı değil, "aynı nitelik ve miktarda" başka malı geri verir.

"Aynı nitelik ve miktar" ölçütü: para ödünçte aynı miktarda para, buğday ödünçte aynı kalitede ve miktarda buğday iade edilir. Değeri ve kalitesi benzer olmalıdır.

Tüketim ödüncü örnekleri: – Para ödünçü (kredi): bankadan veya özel kişiden alınan borç – Tarımsal ödünç: komşudan aldığı 1 ton buğdayı hasattan sonra iade etme – Ticari kredi: tedarikçiden alınan malzeme, ödemeyle birlikte – Aile içi para paylaşımı

Tüketim ödüncü ile kullanım ödüncü arasındaki temel farklar: – Kullanım ödüncünde karşılıksızdır; tüketim ödüncünde faiz olabilir – Kullanım ödüncünde mal kullanıp iade edilir (aynı mal); tüketim ödüncünde tüketilip yerine benzer mal verilir – Kullanım ödüncünde mülkiyet ödünç verende kalır; tüketim ödüncünde fiilen ödünç alana geçer

Tüketim ödüncü, modern ekonominin temel araçlarından biridir. Kredi sistemleri, ticari finansman, bankacılık hep bu sözleşme temeline dayanır. TBK’daki bu düzenleme, özel hukuk ilişkilerinin temelini sağlar.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-386/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık