TBK 4. Madde
I. Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur.
II. Telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır.
TBK 4. Madde Gerekçesi
Tasarının iki fıkradan oluşan 4 üncü maddesinde, hazır olanlar arasında yapılan süresiz öneride, önerenin önerisiyle bağlı olmaktan kurtulacağı an ile hangi önerilerin, hazır olanlar arasında yapılmış sayılacağı düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 4 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Kabul için müddet tayin olunmaksızın icap” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Süresiz öneri”; “a. Hazırlar beyninde” şeklindeki ibare de “a. Hazır olanlar arasında” şekline dönüştürülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen telefon yanında, teknolojik gelişmeler göz önünde tutularak, Tasarıda “bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri”nin de, hazır olanlar arasında yapılmış sayılması öngörülmüştür. Ancak, bu sonucun, önerenin sadece “doğrudan iletişim” sağlayabilen araçlarla yaptığı, yani muhatabın da aynı anda içeriğini öğrenebildiği bir öneri bakımından geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Açıklama
TBK md. 4, tarafların fiziken veya doğrudan iletişim araçlarıyla aynı anda iletişim hâlinde olduğu durumlarda yapılan süresiz önerilerin hukuki rejimini belirler. Hüküm, hazır olanlar arasında yapılan önerinin derhâl kabul edilmediği takdirde önerenin bağlılıktan kurtulacağını benimsemiş ve "hazır olanlar arasında" kavramının sınırlarını modern iletişim teknolojisini içerecek biçimde genişletmiştir. Bu düzenleme, dijital çağın gerektirdiği esnek yorumu hukuk düzenine kazandıran önemli bir reformdur.
Birinci fıkraya göre, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse öneren önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Burada "hemen kabul" ifadesi, makul bir düşünme süresine izin vermekle birlikte, önerinin hazır bir ortamda karşılıksız kalmamasını gerektirir. Taraflar yüz yüze müzakere hâlinde olduklarından bekleme süresine ihtiyaç yoktur; muhatap ya hemen kabul edecek ya da öneren başka işlemlere yönelebilecektir. Hakim, somut olayın koşullarına göre hemen kabul kavramını değerlendirir; basit bir işte saniyeler yeterli olurken karmaşık bir ticari işlem için dakikalarla ölçülen kısa bir düşünme payı makul kabul edilebilir. Makul düşünme süresi, önerinin içeriğinin değerlendirilmesi için gereken asgari zamandır.
İkinci fıkra, çağdaş iletişim teknolojisine uyarlanmış en kayda değer düzenlemedir. Bu hükme göre telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır. Böylece fiziksel yakınlık yerine iletişim anlık ve çift yönlüyse taraflar hazır sayılır. Düzenlemenin lafzı örnek niteliğinde olduğundan video konferans, canlı sohbet (chat), anlık mesajlaşma uygulamaları gibi eş zamanlı iletişim platformları da hükmün kapsamına girer. Önemli ölçüt, iletişimin anlık ve karşılıklı cevap verme imkânı tanıyor olmasıdır.
E-posta ile yapılan öneri kural olarak hazır olmayanlar arasında sayılır; zira e-posta zaman kaybına tabi bir iletişim şeklidir ve anlık cevap beklentisi oluşturmaz. Aynı biçimde sesli mesaj veya asenkron iletişim araçları da TBK md. 5 kapsamında değerlendirilir. Mobil mesajlaşma uygulamalarında ise iletişimin gerçek zamanlı sürdürüldüğü görülüyorsa hazır olanlar arasında; muhatap çevrimdışıysa ya da cevap için makul bir süre beklendiği anlaşılıyorsa hazır olmayanlar arasında kabul edilmelidir. Sınır niteliği taşıyan durumlarda somut olayın özellikleri belirleyicidir.
Hükmün uygulanması hâlinde, hazır olanlar arasında yapılan süresiz öneri derhâl kabul edilmezse öneren için otomatik bir kurtulma sonucu doğar. Bu durumda öneren isterse önerisini yineleyebilir ya da başka bir muhataba yönelebilir. Muhatabın önerinin üzerinden makul zaman geçtikten sonra göndereceği kabul ise yeni bir öneri olarak değerlendirilir ve eski önerenin kabulüne bağlı olur. Dolayısıyla hazır olanlar arasında muhatap önerenin gözleri önündeyken kararını vermek zorundadır.
Yargıtay uygulamasında telefon görüşmelerinde kurulan sözleşmelerin ispatı, tarafların kayıt alma yetkisi, teknolojik iletişim araçlarıyla müzakerelerde irade uyuşmasının belirlenmesi gibi sorunlar bu madde çerçevesinde değerlendirilmektedir. Günümüzde dijital kanalların yaygınlaşması, madde 4’ün "hazır olanlar" kavramını sürekli genişletmekte; hakimler de teknolojik dönüşüme uygun yorum yapmaktadır. Sözleşmenin hazır veya hazır olmayanlar arasında kurulup kurulmadığı, hem öneri süresinin başlangıcı hem de sözleşmenin hüküm doğurma anı bakımından hayati öneme sahiptir.
