TBK 422. Madde
İşveren, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yılda en az iki hafta ve onsekiz yaşından küçük işçiler ile elli yaşından büyük işçilere de en az üç hafta ücretli yıllık izin vermekle yükümlüdür.
TBK 422. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “2. Yıllık izin / a. Süresi” kenar başlıklı yeni bir maddedir.
Tasarının tek fıkradan oluşan 421 inci maddesinde, işçinin yıllık izin süresi düzenlenmektedir.
Maddede, işverenin, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yılda en az iki hafta ve onsekiz yaşından küçük işçiler ile elli yaşından büyük işçilere de en az üç hafta ücretli yıllık izin verme zorunda olduğu belirtilmektedir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 329a maddesi göz önünde tutulmak suretiyle kaleme alınmıştır.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 422. maddesi, yıllık ücretli izin hakkının Borçlar Kanunu sistematiği içerisindeki asgari süresini düzenlemekte; İş Kanunu kapsamı dışında kalan hizmet ilişkileri bakımından da yıllık izin hakkının temel güvencesini oluşturmaktadır. Hüküm, Türk hukukunda işçinin dinlenme hakkının uzun aralıklı, kapsayıcı bir biçimi olan yıllık iznin asgari standardını belirler.
Maddenin lafzına göre işveren, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yılda en az iki hafta ücretli yıllık izin vermekle yükümlüdür. Süreye ilişkin üst eşik ise onsekiz yaşından küçük işçiler ile elli yaşından büyük işçiler yönünden yılda en az üç hafta olarak öngörülmüştür. Bu ayrım, küçük yaştaki işçinin fiziksel ve ruhsal gelişimi, ileri yaştaki işçinin ise biyolojik dinlenme ihtiyacı dikkate alınarak kurgulanmıştır. Asgari nitelikteki bu sürelerin, hizmet veya toplu iş sözleşmesiyle artırılması geçerli; ancak işçi aleyhine azaltılması geçersizdir.
Bir yıllık çalışma koşulu, işçinin aynı işveren yanında aralıksız veya İş Kanunu m.55’teki benzer kuralla örtüşür biçimde fiilî hizmet süresinin bir yılı tamamlamış olmasını ifade eder. 4857 sayılı İş Kanunu m.53’te yıllık izin süreleri farklı basamaklarda (14, 20, 26 gün) belirlenmiş olup İş Kanunu’na tabi işçilerin yıllık izinleri kural olarak İş Kanunu’na göre hesaplanır. Bununla birlikte, İş Kanunu kapsamı dışında kalan (ör. evde bakım personeli, bazı özel sektör profesyonelleri) hizmet sözleşmeleri için TBK m.422’deki asgari süreler bağlayıcıdır.
Maddenin emredici karakteri, yıllık ücretli izin hakkının "işçi lehine" dokunulmaz çekirdek hak olduğunu göstermektedir. TBK m.425 ile birlikte değerlendirildiğinde, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece yıllık izin hakkından para ve başka menfaat karşılığında vazgeçilemeyeceği de açıktır. Böylece dinlenme hakkı, işçinin kişilik hakkının korunmasının somut bir yansıması olarak ücrete dönüşememektedir.
Yargıtay içtihatlarında, yıllık izin kullandırıldığının ispatı işverene aittir ve bu ispat ancak işçinin imzasını taşıyan izin defteri, yazılı izin talebi veya eşdeğer belgelerle mümkündür. Tanık beyanı, izin hakkının fiilen kullanıldığını ispatlamaya yeterli görülmemektedir. Sözleşme sona erdiğinde kullandırılmamış yıllık izinler, son brüt ücret üzerinden işçiye veya mirasçılarına ödenir; zamanaşımı sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren beş yıldır. Pratik uygulamada işverenlerin izin kayıtlarını düzenli tutması, sonraki uyuşmazlıklarda kendilerini koruyacak en etkili araçtır. Ayrıca yıllık izin süreleri, ulusal bayram ve genel tatil günlerine denk düştüğünde bu günler izin süresinden sayılmaz; izin süresi dinlenme hakkının fiilen kullanıldığı işgünleri üzerinden hesaplanır.
