TBK ▸ Madde 461

TBK 461. Madde

Evde hizmet sözleşmesi, işverenin verdiği işi, işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında görmeyi üstlendiği sözleşmedir.

TBK 461. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “A.Tanımı ve çalışma koşulları / I. Tanımı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 461 inci maddesinde, evde hizmet sözleşmesi tanımlanmaktadır. Buna göre: “Evde hizmet sözleşmesi, işverenin verdiği işi, işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında görmeyi üstlendiği sözleşmedir.”

Maddeye göre, evde hizmet sözleşmesinde işçi, meselâ bir mağazaya, kendi evinde bizzat veya aile bireyleriyle birlikte çeyiz, yatak örtüleri, giysiler dikip vermeyi, kendisine teslim edilen ürünleri paketlemeyi üstlenebilir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 351 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 461. maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer verilmeyen "evde hizmet sözleşmesi" kurumunu Türk hukukuna kazandıran temel hükümdür. Tek fıkradan oluşan madde, hizmet sözleşmesinin özel bir türü olarak evde hizmet sözleşmesinin tanımını yapar ve uygulamada yaygın biçimde karşılaşılan bu çalışma biçimine hukuki çerçeve kazandırır.

Madde, "Evde hizmet sözleşmesi, işverenin verdiği işi, işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında görmeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde kaleme alınmıştır. Bu tanım, dört temel unsuru bünyesinde toplar.

İlk unsur, işverenin işi vermesidir. İşveren, yapılacak işi somut olarak belirler; ürün, hizmet, malzeme, tasarım, üretim koşulları gibi işin nitelikleri işveren tarafından ortaya konur. İşçi, kendi özgür inisiyatifiyle iş üretmez; işverenin talimatları çerçevesinde çalışır. Bu bağımlılık unsuru evde hizmet sözleşmesini bağımsız iş ilişkilerinden (örneğin eser sözleşmesi, acentalık) ayırır.

İkinci unsur, çalışma yerinin işçinin kendi evi veya belirleyeceği başka bir yer olmasıdır. Bu kural, sözleşmenin karakteristik özelliğini oluşturur. Klasik hizmet sözleşmesinde işçi, işverenin işyerine gelir; evde hizmet sözleşmesinde ise iş yeri işçinin ikametgahıdır veya işçinin tercih ettiği bir mekândır. Bu fark, işçinin hayat düzenine, aile sorumluluklarına, özürlülük gibi kişisel koşullarına uyum sağlayan esnek bir çalışma biçimi sunar.

"Belirleyeceği başka bir yer" ifadesi, evin dışında bir atölye, paylaşımlı ofis, yazlık ev, akraba evi gibi başka yerleri de kapsayacak genişliktedir. Önemli olan, çalışma yerinin işverenin iş yeri olmaması ve işçinin serbestçe belirlediği veya kendisine ait bir mekân olmasıdır.

Üçüncü unsur, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte çalışmadır. Bu özellik, evde hizmet sözleşmesinin kişisel emeğe dayanan yapısını gösterir; ancak aile ekonomisinin gerçekliğini de yansıtır. İşçi, işi kendi başına yapabileceği gibi eşi, çocukları, ebeveynleriyle birlikte de üretebilir. Aile bireylerinin katılımı, ayrı bir iş sözleşmesi kurulmasını gerektirmez; sözleşme yalnızca işçi ile işveren arasındadır. Aile bireyleri işçinin yardımcıları konumunda olup, onların ücret alacakları işçiye ödenir ve işçinin aile içinde paylaşmasına bırakılır.

Dördüncü unsur, ücret karşılığı iş görmedir. Evde hizmet sözleşmesi bir hizmet sözleşmesi türü olduğundan, ücret unsuru esaslıdır. Ücret, parça başı (götürü), saat başı, toplam iş tamamlandığında, aylık veya ürün bedelinin bir oranı olarak belirlenebilir.

Tipik uygulama örnekleri şunlardır: Bir mağaza için evde çeyiz, yatak örtüleri, giysi dikimi; bir firma adına evde paketleme işleri; bilişim sektöründe uzaktan çalışma ile yazılım geliştirme, veri girişi, çeviri hizmetleri; tekstil sektöründe küçük atölyelerde, evlerde yapılan üretim; el işi, nakış, dantel, örgü, oyuncak üretimi gibi geleneksel ve modern el işleri.

Evde hizmet sözleşmesine, TBK m.461-468 hükümleri uygulanır; hüküm bulunmayan durumlarda genel hizmet sözleşmesi hükümleri (m.393 vd.) devreye girer. Sosyal güvenlik bakımından işçi, işverenine tabi olarak 5510 sayılı SGK Kanunu kapsamında sigortalı sayılır. Evde hizmet sözleşmesi, dijital çağda "uzaktan çalışma" ve "evden çalışma" uygulamalarının da hukuki temelini oluşturur; bu sözleşme özellikle pandemi sonrası dönemde pratik önemini artırmıştır.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-461/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık