TBK ▸ Madde 473

TBK 473. Madde

I. Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

II. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.

TBK 473. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 473 üncü maddesinde, yüklenicinin işe başlama ve işi yürütme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 358 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Akit Dairesinde İşe Başlama ve İcra” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. İşe başlama ve yürütme”; aynı maddenin birinci fıkrasının sonunda kullanılan “akdi feshedebilir.” şeklindeki ibare ise, “sözleşmeden dönebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı maddenin birinci fıkrasında kullanılan “…müteahhidin işi muayyen zamanda bitirmesine imkân vermeyecek derecede olursa” şeklindeki ibare de, Tasarıda “…yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 358 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “…icabını icra etmediği hâlde” şeklindeki ibare, daha kolay anlaşılmasını sağlamak amacıyla, Tasarıda “…ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesi, yüklenicinin işe başlama ve işi yürütme disiplinini korumak üzere iş sahibine tanınan iki önemli koruyucu yetkiyi düzenler. İki fıkradan oluşan madde, yüklenicinin zamanında iş yapmaması veya eseri ayıplı ortaya çıkaracağı anlaşılması hâllerinde iş sahibinin kullanabileceği mekanizmaları ortaya koyar.

Birinci fıkra, üç farklı durumda iş sahibine sözleşmeden dönme hakkını tanır: (1) yüklenicinin işe zamanında başlamaması, (2) sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi, (3) iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılması.

Bu üç hâlin ortak paydası, eserin kararlaştırılan zamanda tamamlanamayacağının belli olmasıdır. Hüküm, iş sahibinin ifayı beklemek zorunda kalmadan proaktif olarak sözleşmeyi sona erdirebilmesine imkân tanır. Bu, genel temerrüt kuralından (TBK m.117) farklı ve daha erken bir müdahale imkânı sağlar.

"Açıkça anlaşılması" koşulu, iş sahibinin bu hakkı kullanmadan önce kesin ve makul bir tahmin yapması gerektiğini belirtir. Bir gün gecikme veya geçici aksaklık bu hakkı kullanmayı haklı kılmaz; teslim tarihine ulaşılamayacağının objektif delillerle ortaya konması gerekir: İşin henüz başlamamış olması, başlamışsa çok geride kalmış olması, yüklenicinin ekipman veya personel yetersizliği, iş yerinin terk edilmiş olması gibi objektif gözlemler.

"İş sahibine yüklenemeyecek bir sebep" ifadesi önemlidir; iş sahibinin kusuru nedeniyle doğan gecikme bu hakkı doğurmaz. Örneğin iş sahibi malzeme temin etmeyi geciktirmişse, yer tesliminde ihmal göstermişse, kendi kusurunun sonucuna katlanmalıdır. Ancak iş sahibine yüklenemeyen (yüklenici kusuru veya mücbir sebep) durumlar bu hakkı tetikler.

Sözleşmeden dönme hakkı, iş sahibine teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın kullanılabilir. Bu "erken dönme" avantajı, iş sahibine başka yükleniciyle anlaşma yapma ve zararını sınırlama olanağı verir. Dönme sonrasında genel hükümlere göre tazminat istenebilir; ödenmiş bedel geri alınır.

İkinci fıkra, meydana getirilmesi sırasında eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, iş sahibinin özel bir ihtar mekanizması kullanabileceğini düzenler.

İhtar mekanizmasının yapısı şöyledir: İş sahibi uygun bir süre tanıyarak yükleniciye ayıp veya sözleşmeye aykırılığın giderilmesini ister; süre içinde giderilmezse, hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceğini bildirir. Bu "ikame yetki" (Ersatzvornahme) yüklenicinin kusurundan doğan zararı sınırlamak için iş sahibine tanınan güçlü bir araçtır.

Uygun süre kavramı somut olaya göre belirlenir: Basit bir düzeltme birkaç gün, orta büyüklükte bir tamir birkaç hafta, karmaşık yeniden yapım daha uzun süre gerektirebilir. Sürenin makul olması gerekir; yüklenicinin gerçekten sorunu giderme imkânına sahip olması şarttır.

Sürenin sonunda giderim yapılmamışsa iş sahibi başka bir yükleniciyi görevlendirir. Bu yeni yüklenici, orijinal yüklenicinin bitiremediği işi tamamlar veya hatayı düzeltir; ücreti orijinal yükleniciden rücu ile alınır. Bu rücu hakkı önemlidir; iş sahibi cebinden ödeme yapmak zorunda kalmaz.

Uygulamada büyük inşaat projelerinde bu madde sık kullanılır. İş sahibi, projesinin geri kaldığını gören noter ihtarı yollar; ayıplı uygulama gördüğünde düzeltilmesi için süre verir. Süre dolmazsa başka şirket üstlenir ve eski yükleniciden ücreti tahsil edilir. Tazminat talepleri de ayrıca saklıdır. Yüklenici açısından ise bu riskten kaçınmak için iş planlaması, kaliteli malzeme seçimi, tecrübeli ekip oluşturma ve düzenli ilerleme raporu sağlama kritik öneme sahiptir.