TBK 472. Madde
I. Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.
II. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.
III. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.
TBK 472. Madde Gerekçesi
Tasarının üç fıkradan oluşan 472 nci maddesinde, yüklenicinin malzeme bakımından borçları düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Malzeme itibariyle” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Malzeme bakımından” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “…malzemenin iyi cinsten olmamasından dolayı işsahibine karşı mesul ve bu hususta bayi gibi mütekeffildir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “…bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.” şekline dönüştürülmüştür. Böylece yüklenicinin, kendisi tarafından sağlanan malzeme bakımından, zapttan sorumluluğunun değil, ayıptan sorumluluğunun söz konusu olduğu, fıkrada duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirtilmiştir. Gerçekten, genellikle ayıplı eserde kullanılan malzeme üzerinde bir üçüncü kişinin üstün hak ileri sürerek, bu malzemenin eserden sökülüp kendisine verilmesini istemesi, “yaratılan değerin korunması ilkesi”ne aykırı olduğu gibi, burada meselâ satış sözleşmesinde tam zapt hâlinde, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesine ilişkin Tasarının 216 ncı maddesinin uygulanması, fıkrada yapılan düzenlemenin amacı ile bağdaşmayacaktır. Bu nedenle, ayıplı eserde kullanılan malzeme üzerinde bir üçüncü kişinin özel hukuktan doğan bir üstün hakka sahip olması durumunda, genel hükümlerin uygulanması söz konusu olacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında, malzemenin işsahibi tarafından sağlanması durumunda yüklenicinin, onları gereken özeni göstererek kullanmak ve bundan dolayı hesap vermekle yükümlü olduğu gibi, eserin meydana getirilmesinde kullanılmayan, başka bir ifadeyle artan malzemeyi de geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 365 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 472. maddesi, eser sözleşmesinde malzeme sağlanmasına ilişkin yüklenici sorumluluğunu üç fıkra hâlinde düzenler. Madde, malzemenin yüklenici veya iş sahibi tarafından sağlanması durumlarını ayırarak her iki senaryoda da farklı sorumluluk rejimleri kurar ve ayıp riskinin nasıl paylaşılacağını belirler.
Birinci fıkra, malzemenin yüklenici tarafından sağlanması hâlinde yüklenicinin, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumlu olacağını düzenler. Bu hüküm, malzemeden kaynaklanan kalite sorunlarından yüklenicinin satış sözleşmesindeki satıcı kadar ağır sorumlu tutulacağını ifade eder. "Satıcı gibi sorumluluk" TBK m.219 vd.’ndaki ayıplı satıştan doğan sorumluluk kurallarına yollama yapar.
Bu kural adildir: Malzemeyi seçen, tedarik eden, kalitesini kontrol eden yüklenicidir; bu bilgi ve kontrol yetkisine sahip olan tarafın ondan doğan zarara katlanması beklenir. İş sahibi, yüklenicinin mesleki uzmanlığına güvenerek malzemeyi seçmesini bekler; yanlış seçim veya düşük kaliteli malzeme kullanımı yüklenicinin sorumluluğudur.
Malzeme ayıbının klasik örnekleri: İnşaat için alınmış çürük ahşap, düşük kaliteli çimento; elbise dikimi için renk soluk bırakan kumaş; mobilya için sulakta bulunmuş tahta; mutfak yapımı için koroyonlu metal; yazılım için lisanssız veya açıkları olan bileşenler. Bu tür ayıplı malzeme kullanımı, eserin bütünü üzerinde ayıp oluşturur ve iş sahibine TBK m.475’teki seçimlik hakları (dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım) verir.
Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Ayıplı eserde kullanılan malzeme üzerinde bir üçüncü kişinin üstün hakkı varsa (ör. hırsızlık malı, haczedilmiş mal), bu zapt sorumluluğu değil ayıp sorumluluğudur. "Yaratılan değerin korunması ilkesi" gereği eserden malzemenin sökülüp üçüncü kişiye verilmesi mümkün değildir; bu tür durumlar genel hükümlere göre çözülür.
İkinci fıkra, malzemenin iş sahibi tarafından sağlanması hâlinde yüklenicinin farklı yükümlülükler altına girdiğini düzenler. Bu senaryoda yüklenicinin üç temel yükümlülüğü vardır: (1) malzemeyi gereken özeni göstererek kullanmak, (2) bundan dolayı hesap vermek, (3) kalan malzeme ile iş araçlarını iş sahibine teslim etmek.
Özenli kullanım yükümlülüğü, TBK m.464/I’deki evde hizmet sözleşmesi kuralıyla paralel biçimde, malzemenin iyi bir ev sahibinin özeniyle kullanılmasını gerektirir. Pahalı veya hassas malzemeler (mermer, altın, ithal kumaş, özel cam, elektronik parçalar) için özen standardı daha yüksektir.
Hesap verme yükümlülüğü, yüklenicinin aldığı malzemeyi, kullandığı miktarı, kayıplarını ve kalan miktarı belgelemesini gerektirir. Özellikle pahalı ve ölçülebilir malzemelerde (metraj, kilo, adet) detaylı muhasebe önemlidir. Makul fire oranının üzerinde kullanım varsa, yüklenici bunu izah etmek zorundadır.
Artan malzemeyi geri verme yükümlülüğü de mutlaktır. Yüklenici, iş tamamlandıktan sonra kalan malzemeyi iş sahibine iade eder; kendi kullanımına veya başka işlerine ayıramaz.
Üçüncü fıkra, eser meydana getirilirken iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenicinin bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorunda olduğunu; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağını düzenler.
Bu "ihbar yükümlülüğü" eser sözleşmesinin en önemli mesleki uyarı kurallarından biridir. Yüklenici basiretli bir profesyonel olarak, iş sahibinin sağladığı malzemede ayıp veya uygunsuzluk fark ederse (ör. düşük dayanım kapasitesi, yanlış ölçü, düşük kaliteli bileşen) veya işin yapılacağı yerin sorunlu olduğunu (ör. zeminin taşıma kapasitesi, rutubet, uygunsuz iklim) tespit ederse bunu iş sahibine bildirmekle yükümlüdür.
Bildirim yapmazsa, doğabilecek sonuçlardan yüklenici sorumludur. Örneğin iş sahibi kusurlu çimento temin etmişse ve yüklenici bunu fark edip bildirmeden devam etmişse, çöken inşaattan yüklenici sorumludur. Aynı şekilde eserin zamanında bitirilmesini tehlikeye düşüren bir durum varsa ve yüklenici önceden uyarmazsa, gecikme sonucundan sorumlu tutulur.
