TBK ▸ Madde 486
Madde 485
MADDE 486

Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi

Madde Listesi
Madde 487

TBK 486. Madde

Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.

TBK 486. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 486 ncı maddesinde, yüklenicinin ölümünün veya yeteneğini kaybetmesinin eser sözleşmesi üzerindeki etkisi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Müteahhidin vefatı yahut aczi” şeklindeki ibare, Tasarıda “V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, bu fıkralarda birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 485 inci maddesi, tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “mukavele müteahhidin şahsı nazara alınarak yapılmış ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Bu takdirde yapılan miktarın kullanılması kabil ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Bu durumda işsahibi eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Yayım Sözleşmesi

818 sayılı Borçlar Kanununda “On İkinci Bap / Neşir mukavelesi” şeklindeki üst başlık Tasarıda, Sekizinci Bölüm / Yayım Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun Onikinci Bâbının üst başlığında kullanılan “Neşir Mukavelesi” terimi yerine, “yayım sözleşmesi”, bu sözleşmeye ilişkin maddelerde kullanılan “eserin müellifi” yerine, “yayımlatan”, “nâşir” yerine de “yayımcı” terimlerinin kullanılması tercih edilmiştir.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 486. maddesi, eser sözleşmesinde yüklenicinin kişisel özelliklerinin ön planda olduğu durumlarda onun ölümü veya yeteneğini kaybetmesi hâlinde sözleşmenin sona ermesini ve iş sahibinin yükümlülüklerini düzenler. Tek fıkradan oluşan madde, hem taraf menfaatlerini hem de hakkaniyet ilkesini dengeleyen özel bir çözüm sunar.

Madde, "Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür." şeklinde kaleme alınmıştır.

Madde iki aşamada incelenmelidir: sona erme koşulları ve sona erme sonuçları.

Sona erme koşulları:

İlk koşul, sözleşmenin yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olmasıdır. Bu, eser sözleşmesinin "kişisel edim" niteliğini taşıması demektir. Yüklenici standart, değiştirilebilir bir işgücü değil; kişisel kabiliyetleri, sanatsal yeteneği, mesleki deneyimi nedeniyle seçilmiştir.

Kişisel unsur taşıyan örnekler: Ünlü bir ressamın tablo siparişi, tanınmış bir mimarın proje tasarımı, uzman bir hekimin ameliyat taahhüdü, meşhur bir bestekarın beste siparişi, özel yetenek gerektiren zanaatlar (altın ustası, restoratör), belirli bir yazarın kitap yazma taahhüdü. Bu tür eserlerde yükleniciyi seçmek temel motivasyondur; başka biri o eseri aynı kalitede yapamaz.

Buna karşılık standart eserlerde (toplu elbise dikimi, rutin inşaat işleri, fabrika üretimi, otomasyon gerektirmeyen rutin yazılım) kişisel unsur baskın değildir; yüklenici değişse bile eser aynı niteliklerle tamamlanabilir. Bu tür sözleşmelerde TBK m.486 uygulanmaz; yüklenicinin mirasçıları veya alt yüklenicileri işi tamamlayabilir.

İkinci koşul, yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesidir. İki alternatif olay söz konusudur:

Ölüm durumu açıktır; yüklenicinin vefatıyla kişisel edim yükümlülüğü ortadan kalkar, mirasçılar bu yükümlülüğü devralamaz.

"Yeteneğini kaybetme" kavramı, yüklenicinin eseri tamamlayacak fiziksel veya zihinsel kapasitesini kaybetmesidir: Ağır hastalık (felç, ileri alzhaymer, körlük), ciddi kaza (el kesilmesi, beyin hasarı), zihinsel bozukluklar, sanatçının parmaklarının işlevlerini kaybetmesi gibi. Önemli olan yeteneğin kaybının yüklenicinin kusuru olmaksızın ortaya çıkmasıdır. Yüklenicinin kendi kusuruyla (aşırı alkol kullanımı, dikkatsizlik sonucu yaralanma) yeteneğini kaybetmesi bu madde kapsamında değildir; genel hükümlere göre temerrüt sorumluluğu doğar.

Bu iki koşul birlikte gerçekleştiğinde sözleşme "kendiliğinden" sona erer. Taraflardan birinin beyanı veya mahkeme kararı gerekmez; otomatik olarak sözleşme biter. Bu sona erme geçmişe etkili değil (dönme değil), ileriye etkili (fesih) niteliktedir.

Sona erme sonuçları:

Madde, sona ermenin ekonomik sonuçlarını iki taraf için adil biçimde düzenler. İş sahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecekse, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür. Bu kural iki alt unsur içerir:

(1) Yararlanabilme kriteri: Eserin tamamlanan kısmının iş sahibinin işine yarayacak durumda olması gerekir. Yarım kalmış bir mimari proje, daha sonra başka mimar tarafından tamamlanabilecekse yararlı kabul edilir. Yarım bir tablo, sanatsal değeri olsa bile iş sahibi için tamamlanmamış olarak anlamsız olabilir.

(2) Kabul ve karşılık verme yükümlülüğü: Yararlanabilir durumdaki kısım için iş sahibi karşılık ödemek zorundadır. Karşılık, tamamlanan kısmın piyasa değeri veya hakkaniyete uygun bir miktar olarak belirlenir; mirasçılar veya yüklenicinin kendisi tarafından alınır.

Yararlanılamayacak durumda ise iş sahibinin herhangi bir yükümlülüğü yoktur; ödediği bedel varsa geri alır (iade istemi). Yüklenicinin çalışması karşılıksız kalmış olur, ancak ölüm/yetenek kaybı gibi kişisel bir sebepten kaynaklandığından bu risk üstlenilmiş sayılır.

Uygulamada sanat, akademi, sağlık, özel zanaat alanlarında bu madde sık uygulanır. Sanatçının ölümü, yarım kalan tablonun mirasçıları için ekonomik bir varlık olabilir veya olmayabilir; iş sahibi yararlanabileceğine karar verirse ödeme yapar. Hekimin ameliyatı yapamadan felç geçirmesi durumunda hizmetin yarım kalması iş sahibinin başka hekime yönlenmesini gerektirir; yarım kalan ön hazırlık değerlendirilir.

Madde, kişilik unsurunun Türk hukukunda önemli bir sözleşme tipini nasıl etkilediğini gösterir ve genel hükümlerden (TBK m.136 imkânsızlık) farklı, özgün bir çözüm sunar.

Madde 485
MADDE 486

Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi

Madde Listesi
Madde 487
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-486/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık