TBK ▸ Madde 49

TBK 49. Madde

I. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

II. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

TBK 49. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 49 uncu maddesinde, haksız fiil sorumluluğunda, zarar verenin tazminat yükümlülüğüne ilişkin kural düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununda, 41 inci maddeyle başlayan “İkinci Fasıl / Haksız muamelelerden doğan borçlar” şeklindeki üst başlık, burada hukuki işlemden (muameleden) doğan borçların değil, haksız fiilden doğan borçların söz konusu olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “İkinci Ayırım / Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” şekline dönüştürülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 41 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Umumî kaideler / 1. Mesuliyetin şartları” şeklindeki ibareler, Tasarıda “A. Sorumluluk / I. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, kasten veya ihmal sonucunda, “haksız bir surette”, diğer bir kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararı tazmin etmek zorundadır. Tasarıda ise, kast ve ihmalin, kusurun çeşitlerinden olduğu göz önünde tutularak, söz konusu fıkra, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu şekline dönüştürülmüştür.

Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, Tasarının 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasının başına “Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile” şeklinde bir ibare eklenmiştir. Aynı fıkrada, 818 sayılı Borçlar Kanununda olduğu gibi, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişinin de, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilerek, bu kural açıklığa kavuşturulmuştur.

Tasarının 49 uncu ve devamındaki maddelerinde, 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olan diğer bir düzenleme de, haksız fiil unsurlarının her birinin ayrı ayrı belirtilmiş olmasıdır.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırmalar dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TBK md. 49, haksız fiil sorumluluğunun temel ilkesini ortaya koyan ve borçlar hukukunun en önemli hükümlerinden biri olan genel sorumluluk kuralıdır. İki fıkradan oluşan madde, kusurlu davranıştan doğan sorumlulukla ahlaka aykırı davranıştan doğan sorumluluğu ayrı ayrı düzenler. Hüküm, bir kişinin başkasına verdiği zararı gidermekle yükümlü kılan temel hukuki dayanaktır.

Birinci fıkraya göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu kısa ama etkili hüküm, haksız fiil sorumluluğunun dört temel unsurunu ortaya koyar.

Birinci unsur fiil (davranış)tır. Haksız fiil, bir kişinin davranışıyla başkasına zarar vermesidir. Davranış aktif (bir şeyi yapmak) veya pasif (bir şeyi yapmamak) olabilir. Yapma yükümlülüğü varsa yapmama da haksız fiil sayılabilir; örneğin tehlikeli koşullarda uyarıda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmemek.

İkinci unsur hukuka aykırılıktır. Fiil, hukuk düzeni tarafından yasaklanmış veya izin verilmemiş bir davranış olmalıdır. Hukuka aykırılık, kişiliğin korunması, mülkiyet hakkı, vücut bütünlüğü gibi korunan hukuki değerlere yönelik bir ihlaldir. Kanun hükmünü veya emrini yerine getirmek, meşru savunma, zorunluluk durumu gibi sebepler fiili hukuka uygun kılabilir.

Üçüncü unsur kusurdur. Fail kusurlu davranmış olmalıdır. Kusur kasten (zarar verme iradesi) veya taksir (özen yükümlülüğünü ihlal) biçiminde olabilir. Taksirin derecesi hafif, ağır olabilir; ancak kural olarak her tür kusur sorumluluğu doğurur. Kusursuz olan failin sorumluluğu olmaz; bu genel kural olmakla birlikte kusursuz sorumluluk halleri ayrıca düzenlenmiştir (TBK md. 65-71).

Dördüncü unsur zarardır. Fiilin sonucu olarak başka bir kişide maddi veya manevi bir zarar oluşmuş olmalıdır. Zarar, mevcut durum ile fiil olmasaydı olacak durum arasındaki olumsuz farktır. Bu farkın karşılanması tazminat yükümlülüğünü doğurur.

Bu dört unsur arasında nedensellik bağı da aranır. Fiil ile zarar arasında uygun nedensellik ilişkisi olmalıdır; fiil gerçekleşmeseydi zarar gerçekleşmezdi. Uygun nedensellik, olağan hayat deneyimine göre fiilin bu tür zararı doğuracağının beklenebilir olmasıdır.

Dört unsur birlikte gerçekleştiğinde sorumluluk doğar ve fail zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın giderilmesi maddi tazminat biçiminde olabileceği gibi aynen iade, tehlikenin giderilmesi, ihtiyati önlemler gibi biçimlerde de olabilir.

İkinci fıkra çok özel bir sorumluluk durumunu düzenler: zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm "ahlaka aykırı kasten zarar verme" sorumluluğudur ve birinci fıkranın kapsamını genişletir.

Birinci fıkradaki hukuka aykırılık koşulunu, ahlaka aykırılık ve kasıt şartıyla ikame eder. Fiil ahlaka aykırı olmalıdır; toplumun yerleşik ahlak normlarına ters düşen bir davranış söz konusu olmalıdır. Fail bu davranışını kasten, yani zarar verme iradesi ile gerçekleştirmiş olmalıdır. Taksirli davranış bu kapsamda sayılmaz.

Bu fıkranın önemi, hukuk dışı alanlarda da sorumluluk doğurabilmesidir. Örneğin bir kişi rekabet üstünlüğü elde etmek için rakibinin müşterilerini sistematik olarak manipüle eder veya rakip firmaya zarar vermek için onun hakkında asılsız dedikodular yayarsa, bu davranışlar özel bir kanunda yasaklı olmasa bile ahlaka aykırı ve kasten olduğu için sorumluluk doğurur.

Doktrinde madde 49, modern borçlar hukukunun temel yapı taşı olarak değerlendirilir. Bu hüküm, sayısız özel durumdaki sorumluluk sorununun genel çerçevesini oluşturur. Trafik kazası, tıbbi malpraktis, iş güvenliği ihlali, ürün sorumluluğu, kişilik hakkı ihlali gibi alanlarda madde 49 temel referans noktasıdır.

Yargıtay kararları madde 49’un dört unsurunu her somut olayda titizlikle incelemekte ve özellikle nedensellik bağı, kusur derecesi ve zarar miktarı konularında ayrıntılı değerlendirmeler yapmaktadır.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-49/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık