TBK ▸ Madde 48

TBK 48. Madde

I. Ortaklık temsilcileri ile organlarının ve ticari vekillerin yetkisine ilişkin hükümler saklıdır.

II. İKİNCİ AYIRIM

III. Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri

TBK 48. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 48 inci maddesinde, temsil yetkisine ilişkin özel hükümlerin saklı olduğu belirtilmektedir. Bu sebeple, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanununda düzenlenen çeşitli ortaklıkların temsilcilerinin, organlarının ve Türk Borçlar Kanununda düzenlenen ticarî vekillerin yetkisi hakkında, Tasarının temsile ilişkin genel hükümleri değil, öncelikle söz konusu özel hükümler uygulanacaktır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 40 ıncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Mahfuz hükümler” şeklindeki ibare, Tasarının 48 inci maddesinde, “III. Saklı hükümler” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununda kullanılan “Şirket mümessil ve memurlarının ve tüccar vekillerinin” şeklindeki ibare yerine, Tasarıda “Ortaklık temsilcileri ile organlarının ve ticarî vekillerinin” şeklindeki ibare kullanılmıştır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İKİNCİ AYIRIM Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri

818 sayılı Borçlar Kanununun 41 inci maddesiyle başlayan “İkinci Fasıl / Haksız muamelelerden doğan borçlar” şeklindeki alt başlık, burada hukukî işlemden (muameleden) doğan borçların değil, haksız fiilden doğan borçların söz konusu olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “İkinci Ayırım / Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” şekline dönüştürülmüştür.

Açıklama

TBK md. 48, temsil hükümleri bölümünün son maddesi olup önceki maddelerin uygulanma alanını sınırlandırmak amacıyla bazı özel temsil ilişkilerinin saklı tutulduğunu belirten kısa ama önemli bir düzenlemedir. Tek fıkradan oluşan madde, temsil rejiminin farklı alanlardaki özellikli uygulamalarına atıf yaparak bunların kendi özel hükümleri çerçevesinde değerlendirileceğini ortaya koyar.

Maddeye göre ortaklık temsilcileri ile organlarının ve ticari vekillerin yetkisine ilişkin hükümler saklıdır. Bu düzenleme iki temel ticari temsil kategorisini genel temsil hükümlerinin dışında bırakır ve kendi özel rejimine tabi kılar.

Birinci kategori "ortaklık temsilcileri ile organları"dır. Bu kapsamda ticari şirketlerin (anonim, limited, kollektif, komandit) yönetim kurulları, müdürleri ve diğer temsil organları yer alır. Bu organların temsil yetkilerine ilişkin hükümler temel olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) düzenlenmiştir. Örneğin anonim şirket yönetim kurulunun temsil yetkisi TTK md. 365 vd., limited şirket müdürlerinin yetkisi TTK md. 623 vd.’da özel olarak düzenlenir. Bu özel hükümler TBK md. 40-47’nin yerine geçer.

Ticaret hukuku özel rejiminin mantığı, şirket temsilcilerinin yetkisinin üçüncü kişiler açısından belirli ve güvenilir olması gereğidir. Şirketler günlük olarak çok sayıda işlem yaparlar; bunların her birinde yetkinin ayrıntılı araştırılması pratik değildir. Bu nedenle TTK tescil ve ilan yoluyla ticaret sicilinde şirket temsilcilerinin yetkilerini objektif olarak belirler. Tescilli yetkiler üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir; tescil edilmemiş yetki sınırlamaları ise üçüncü kişiler aleyhine kullanılamaz.

Şirket organlarının temsil yetkisi kural olarak geniştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulu, şirket amacı ve işletme konusu dahilinde her türlü işlem için yetkilidir (TTK md. 371). Yönetim kurulunun yetkisinin sınırlandırılabilirliği, tescil ve ilan gerekliliği, imza yetkisi türleri (müşterek, münferit) ve benzeri konular TTK’da ayrıntılı düzenlenmiştir.

İkinci kategori "ticari vekiller"dir. Ticari temsilci (TTK md. 547), ticari vekil (TTK md. 551), ticari memur gibi ticari işletme temsilcileri bu kapsamdadır. Ticari vekilin yetkileri, şirketlerin ticari faaliyetlerinin pratik ihtiyaçlarına göre standardize edilmiştir. Ticari temsilcinin yetkisi işletme konusu dahilindeki her türlü işleme uzanır; sadece taşınmaz tasarrufları ve kambiyo senedi imzası gibi özellikli işlemler kısıtlı yetki gerektirir.

Ticari vekilin yetkisi de benzer şekilde standardize edilmiştir. Belirli bir veya birden çok ticari işlem için yetkili sayılırlar ve yetkileri işlemin niteliğiyle sınırlıdır.

Madde 48, "saklı" ifadesiyle TBK md. 40-47 arasındaki genel temsil hükümlerinin ticari temsil ilişkilerinde öncelikli olarak uygulanmayacağını bildirir. Ancak özel hüküm bulunmayan hususlarda genel hükümler tamamlayıcı rol oynar. Örneğin ticari temsilcinin yetkisinin sona erme nedenleri (ölüm, iflas) bakımından TBK hükümleri kıyasen uygulanabilir; ancak tescil, ilan, yetkinin yazılı olması gibi özel kurallar TTK’dan kaynaklanır.

Doktrinde ticari temsil hükümlerinin bu şekilde saklı tutulması, ticaret hukukunun özerkliği ilkesiyle uyumludur. Ticari hayatın hızı ve güvenilirlik ihtiyacı, genel borçlar hukuku kurallarından daha katı ve objektif bir rejim gerektirir.

Pratik uygulamada bir örneklem düşünelim. Bir anonim şirketin yönetim kurulu üyesi, şirket adına büyük değerli bir gayrimenkul satın almıştır. Eğer TBK md. 41 vd. uygulansaydı, yetki sınırının tek tek incelenmesi gerekirdi. Oysa TTK rejiminde, ticaret sicilinde tescil edilmiş yetki genel geçerlidir; iç ilişki sınırlamaları (yönetim kurulu kararı alınması gibi) üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu objektif rejim ticari işlemlerin güvenliğini korur.

Yargıtay kararlarında şirket temsili uyuşmazlıkları kural olarak TTK hükümleri çerçevesinde çözülmekte, TBK’nın genel temsil hükümleri ancak boşluk doldurmak amacıyla kıyasen uygulanmaktadır. Ticari vekâletlerin kapsamı, tescilin etkisi, yetki aşımı ile ilgili meseleler bu ayırım çerçevesinde değerlendirilir.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-48/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık