TBK ▸ Madde 577

TBK 577. Madde

I. Kıymetli eşya veya oldukça önemli miktarda para veya kıymetli evrak, işletene saklanması için bırakılmamışsa, işleten ancak kendisinin veya çalışanlarının kusuru hâlinde sorumlu olur.

II. İşleten, bunları saklamak üzere almış veya almaktan kaçınmışsa, eşyanın tam değerinden sorumludur.

III. Konaklayanın kendi yanında saklaması gereken eşya ile para ve benzeri şeyler hakkında, onun diğer eşyasına ilişkin sorumluluk kuralı uygulanır.

TBK 577. Madde Gerekçesi

Tasarının üç fıkradan oluşan 577 nci maddesinde, konaklama yeri işletenlerin kıymetli eşyadan sorumluluk düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 479 uncu maddesinin ikinci cümlesinde kullanılan “mes’uliyeti mahdut değildir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “tam değerinden sorumludur.” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 577. maddesi, konaklama yeri işletenlerin kıymetli eşya, önemli miktarda para veya kıymetli evraka ilişkin özel sorumluluk rejimini düzenlemekte olup, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 479. maddesinin karşılığını oluşturmaktadır. Madde, olağan eşyaya ilişkin sorumluluğu düzenleyen 576. maddenin bir istisnası ve tamamlayıcısı niteliğindedir. Hükmün ayırt edici özelliği, sorumluluğun kapsamını, kıymetli eşyanın teslim edilip edilmediğine göre farklılaştırmasıdır. Birinci fıkraya göre, kıymetli eşya, oldukça önemli miktarda para veya kıymetli evrak, işletene saklanması için bırakılmamışsa, işleten ancak kendisinin veya çalışanlarının kusuru hâlinde sorumlu olur. Böylece, olağan eşyaya uygulanan kusursuz sorumluluk rejimi, bu eşyalar bakımından kusur sorumluluğuna dönüşür. Düzenlemenin temelinde, işletene tevdi edilmeyen kıymetli şeyler bakımından risk kontrolünün işletenin elinde bulunmaması ve bu tür malların odada taşınmasının konaklayanın kendi tercihi olması yatmaktadır. Kıymetli eşya sayılacak objelerin tespitinde, eşyanın nitelik ve değeri, konaklayanın olağan bagajında bulunması beklenen unsurlar ile konaklama yerinin sınıfı birlikte dikkate alınır. Altın, mücevher, yüklü miktardaki döviz, hamiline yazılı senetler ve pahalı elektronik cihazlar tipik örneklerdir. ‘Oldukça önemli miktarda para’ ifadesi, somut olayın koşullarına göre hâkim tarafından takdir edilir. İkinci fıkra, kıymetli eşya işletene tevdi edildiğinde sorumluluk rejiminin ağırlaştığını düzenler: işleten, bunları saklamak üzere almış ya da almaktan kaçınmışsa, eşyanın tam değerinden sorumludur. Bu hüküm iki farklı durumu aynı sonuca bağlar. Birincisinde, işleten eşyayı kasasında veya resepsiyonunda saklamak için teslim almış ve bu andan itibaren üstüne özen borcu almıştır; sorumluluk, 576. maddedeki üç katlık sınırla değil, eşyanın gerçek değeriyle ölçülür. İkincisinde, konaklayan eşyayı saklamaya bıraktığında işleten bunu haksız biçimde reddetmişse, kanun bir yaptırım hükmü koyarak aynı tam değerli sorumluluğu öngörür. Reddetme fiili, işletenin kasa kapasitesi yokluğu gibi objektif haklı sebeplere dayanmıyorsa, sözleşmeye aykırılık sayılır. İkinci cümlenin sadeleştirilen ifadesi, eski kanundaki ‘mesuliyeti mahdut değildir’ ibaresinin ‘tam değerinden sorumludur’ şekline dönüştürülmesi, tazminatın belirlenmesinde herhangi bir miktar sınırının bulunmadığını açık biçimde ortaya koyar. Üçüncü fıkra, konaklayanın yanında bulundurması zorunlu olan eşyaya ilişkin bir atıf hükmü içerir: konaklayanın kendi yanında saklaması gereken eşya ile para ve benzeri şeyler hakkında, onun diğer eşyasına ilişkin sorumluluk kuralı uygulanır. Bu atıfla, pratikte sürekli kullanılması gereken cüzdan, kimlik, telefon gibi şeylerin olağan eşya rejimine, yani 576. maddedeki kusursuz sorumluluk ve üç katlık sınır kuralına tabi olacağı tespit edilmiştir. Yargıtay uygulamasında, konaklayanın kıymetli eşyasını kasaya tevdi etmeden odada bırakması hâlinde, işletenin kusuru ispatlanmadıkça sorumluluğun doğmadığı; buna karşılık otel kasasına teslim edilmiş altın ve paraların kaybolması durumunda tam değer üzerinden tazminat yükümlülüğünün bulunduğu istikrarla kabul edilmektedir. Böylece madde, kıymetli eşya bakımından, konaklayanın tercihine göre şekillenen ve işletenin kontrolüne paralel biçimde ağırlaşan dengeli bir sorumluluk sistemi kurmaktadır.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-577/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık