TBK 588. Madde
I. Alacaklıya, kefilin borcu için güvence veren kefile kefil, kefil ile birlikte, adi kefil gibi sorumludur.
II. Rücua kefil, kefilin borçludan rücu alacağı için güvence veren kefildir.
TBK 588. Madde Gerekçesi
Tasarının iki fıkradan oluşan 588 inci maddesinde, kefile kefil ve rücua kefil düzenlenmektedir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 498 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 588. maddesi, kefalet hukukunun özel türleri arasında yer alan kefile kefil ve rücua kefil kurumlarını düzenlemekte olup, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 489. maddesini karşılamaktadır. Madde iki fıkradan oluşmakta ve birbirinden farklı iki hukuki müesseseyi birlikte ele almaktadır. Maddenin birinci fıkrasına göre alacaklıya, kefilin borcu için güvence veren kefile kefil, kefil ile birlikte adi kefil gibi sorumludur. Kefile kefil, esas kefilin alacaklıya karşı olan borcu için ek bir kefalet sağlayan kişidir; yani kefaletin kefaleti niteliğinde bir güvence yapısıdır. Bu müessese, alacaklının güvencesini güçlendirmek amacıyla oluşturulmuş olup, ilk kefilin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi halinde alacaklının ikinci bir kişiden tahsil imkanı bulmasını sağlamaktadır. Kefile kefilin sorumluluğu, adi kefil gibi olup alacaklının önce asıl borçluyu, sonra esas kefili takip etmesi ve bunlardan tahsil edememesi halinde kefile kefile başvurabilmesi mantığına dayanmaktadır. Kefile kefil ile esas kefil, alacaklı karşısında adi kefil gibi birlikte sorumludurlar ve her ikisinin de tartışma def’i ve rehnin paraya çevrilmesi def’i gibi kefilin klasik haklarından yararlanma olanağı vardır. Yargıtay uygulamasında kefile kefaletin de 583. maddedeki şekil şartlarına tabi olduğu, yani yazılı şekilde, azami miktar, tarih ve el yazısı koşullarının sağlanması gerektiği kabul edilmektedir. Kefile kefil, esas kefilin borcu yerine getirmesi veya alacaklının esas kefilden alacağını tamamen tahsil etmesi halinde sorumluluğundan kurtulur. Maddenin ikinci fıkrasında ise rücua kefil düzenlenmiş olup, bu kişi kefilin borçludan rücu alacağı için güvence veren kefil olarak tanımlanmıştır. Rücua kefalet, esas kefilin borcu ödedikten sonra asıl borçluya yönelteceği rücu alacağını güvence altına almaktadır. Yani bu kefalette alacaklı artık ana borç ilişkisinin alacaklısı değil, rücu hakkını kullanacak olan esas kefildir; borçlu ise rücuya muhatap olacak asıl borçludur. Rücua kefalet özellikle asıl borçlunun mali durumunun belirsiz olduğu, esas kefilin ödeme yapması halinde borçludan tahsil edebilmesi için ek bir güvenceye ihtiyaç duyduğu hallerde kullanılan bir kurumdur. Uygulamada sıklıkla karşılaşılmasa da, özellikle ticari kefalet ilişkilerinde ve grup şirketleri arasındaki kefaletlerde rastlanabilen bir güvencedir. Rücua kefilin sorumluluğu, esas kefilin borçluya karşı rücu alacağının geçerli olmasına ve miktarına bağlı olup, rücu alacağı sona erdiğinde rücua kefilin sorumluluğu da son bulur. Rücua kefalet de kefaletin genel hükümlerine tabidir; dolayısıyla 583. maddedeki şekil şartları, 584. maddedeki eşin rızası, 582. maddedeki önceden feragat yasağı gibi tüm koruyucu hükümler rücua kefalet için de uygulanır. Maddede 818 sayılı Kanun’a göre metnin dilinin arılaştırılması dışında içerik değişikliği yapılmamış olup, düzenlenmesinde kaynak İsviçre Borçlar Kanunu’nun 498. maddesi esas alınmıştır. Yargıtay kararlarında kefile kefil ile rücua kefilin birbiriyle karıştırılmaması gerektiği, her iki kurumun farklı alacak ilişkilerine yönelik olduğu vurgulanmakta; kefile kefilin alacaklıya karşı, rücua kefilin ise esas kefile karşı sorumlu olduğu belirtilmektedir.
