TBK ▸ Madde 641
Madde 640 ←
MADDE 641

Sona ermenin ortaklığın yönetimine etkisi

Madde 642 →

TBK 641. Madde

I. Ortaklık, fesih bildiriminden başka bir yolla sona ererse, bir ortağın ortaklık işlerini yönetme konusundaki yetkisi, sona ermeyi öğrendiği veya durumun gerektirdiği özeni gösterseydi öğrenebileceği zamana kadar, kendisi hakkında devam eder.

II. Ortaklık, ortaklardan birinin ölümüyle sona ererse, ölen ortağın mirasçısı, durumu hemen diğer ortaklara bildirmekle yükümlüdür. Mirasçı, gerekli önlemler alınıncaya kadar, ölen ortağın daha önce yürütmekte olduğu işlere, dürüstlük kuralları çerçevesinde devam eder. Diğer ortaklar da, geçici olarak, ortaklık işlerini aynı şekilde yürütmeye devam ederler.

TBK 641. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 641 inci maddesinde, âdi ortaklıkta sona ermenin ortaklık yönetimine etkisi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 537 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Hitamın şirket işlerine tesiri” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Sona ermenin ortaklığın yönetimine etkisi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 537 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve sonuncu cümlesi ile ikinci fıkrası, aynı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarının 641 inci maddesinin ikinci fıkrası olarak kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 641. maddesi, âdi ortaklığın sona ermesinin ortaklık yönetimi üzerindeki etkilerini düzenlemekte olup 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 537. maddesinin karşılığıdır. Madde, yönetim yetkisinin son bulma anı ile sona erme anı arasında doğabilecek boşluğu gidermeye yönelik bir güven ve koruma hükmü niteliği taşımaktadır.

Hükmün birinci fıkrasına göre, ortaklık fesih bildirimi dışında bir sebeple sona ermiş olsa dahi, yönetici ortağın yetkisi; onun sona erme olgusunu öğrendiği veya dürüstlük kuralı uyarınca kendisinden beklenen özeni gösterseydi öğrenebileceği ana kadar kendisi bakımından devam eder. Bu düzenleme, vekâletin sona ermesine ilişkin TBK m. 513 hükmüyle paralellik göstermekte olup, ortaklığın mahkeme kararı, belirli sürenin dolması, amacın gerçekleşmesi veya imkânsızlaşması ya da ortaklardan birinin ölümü gibi sebeplerle sona erdiği hâllerde, diğer ortakların işlem güvenliğini korumayı amaçlar. Yönetici ortak, iyiniyetli olarak yaptığı işlemlerden dolayı ortaklığı ve diğer ortakları bağlamaya devam eder; üçüncü kişiler bakımından da ortaklığın devam ettiğine güvenme hakkı, sona ermenin öğrenilebilir hâle geldiği ana kadar korunur. Yargıtay 11. ve 3. Hukuk Daireleri, âdi ortaklık uyuşmazlıklarında yönetici ortağın sona ermeden sonra yaptığı işlemlerin sübjektif iyiniyet ölçütü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini istikrarlı biçimde ifade etmektedir.

İkinci fıkra, ortaklığın ortaklardan birinin ölümüyle sona erdiği özel hâli düzenlemektedir. Ölen ortağın mirasçısı, durumu gecikmeksizin diğer ortaklara bildirmekle yükümlüdür; bu bildirim yükümlülüğü, dürüstlük kuralının ve mirasçıya geçen külfetli hakların doğal bir sonucudur. Mirasçı, gerekli tedbirler alınıncaya kadar ölen ortağın yürütmekte olduğu işleri dürüstlük kuralı çerçevesinde sürdürmek zorundadır. Aynı biçimde diğer ortaklar da ortaklık işlerini geçici olarak aynı şekilde yürütmeye devam ederler. Böylece tasfiyeye giden süreçte ortaklık malvarlığının ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerin zarara uğraması önlenir.

Uygulamada 641. madde, özellikle inşaat sektöründe kurulan âdi ortaklıklarda ve serbest meslek birlikteliklerinde sıkça gündeme gelmektedir. Ortağın ölümü hâlinde tasfiye tamamlanmadan yapılan işlemlerin bağlayıcılığı, mirasçının bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal etmesinden doğan zararın tazmini ve yönetici ortağın öğrenme anının ispatı, bu madde çerçevesinde çözüme kavuşturulur. Madde, 818 sayılı Kanuna göre içerik itibarıyla bir hüküm değişikliği içermemekte, yalnızca sistematik düzenleme ve arı bir dil tercihiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu nedenle eski Kanun dönemindeki Yargıtay içtihatları, yeni madde bakımından da geçerliliğini büyük ölçüde korumaktadır.

Öğretide hâkim görüş, 641. maddenin amacının iki boyutlu olduğunu kabul etmektedir: Bir yandan ortaklar arası iç ilişkilerde yönetim yetkisinin sürekliliği sağlanmakta; diğer yandan üçüncü kişilerle kurulan hukuki ilişkilerde işlem güvenliği korunmaktadır. Yönetici ortağın sona erme olgusunu bilmediği veya özen yükümlülüğü çerçevesinde öğrenme olanağı bulunmadığı hâllerde yaptığı işlemler, ortaklığı ve diğer ortakları bağlar; bu durum, âdi ortaklığın özünde yatan karşılıklı güven ilişkisinin doğal bir sonucudur. Mirasçının bildirim yükümlülüğünü geciktirmesi ya da hiç yerine getirmemesi hâlinde, bu kusurdan kaynaklanan zarardan mirasçı şahsen sorumlu tutulur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, tasfiye aşamasına kadar geçen geçici yönetim döneminde yapılan işlemlerin dayandığı vekâletsiz iş görme ve dürüstlük kuralı ilkeleri, ortaklığın tasfiye bilançosunun hazırlanmasında bilirkişi tarafından özenle değerlendirilmek zorundadır.

Madde 640 ←
MADDE 641

Sona ermenin ortaklığın yönetimine etkisi

Madde 642 →