TBK ▸ Madde 84

TBK 84. Madde

I. Borcun tamamı belli ve muaccel ise, alacaklı kısmen ifayı reddedebilir.

II. Alacaklı kısmen ifayı kabul ederse borçlu, borcun kendisi tarafından ikrar olunan kısmını ifadan kaçınamaz.

TBK 84. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 68 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 83 üncü maddesinde, kısmen ifa düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 68 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. İfanın mevzuu / 1. Kısmen tediye” şeklindeki ibareler, tediyenin sadece para borçlarının ifası için kullanılabileceği göz önünde tutularak, Tasarıda “II. İfanın konusu / 1. Kısmen ifa” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TBK md. 84, bölünebilir edimlerin kısmen ifa edilmesi durumunu düzenleyen önemli bir hükümdür. İki fıkradan oluşan madde, alacaklının kısmi ifa karşısındaki tutumunu belirler ve borçlunun ikrar ettiği kısım için yükümlülüğünü koruyan özel bir kural getirir. Düzenleme, borç ifa ilişkilerinin pratik çözümlerini sağlar.

Birinci fıkraya göre borcun tamamı belli ve muaccel ise, alacaklı kısmen ifayı reddedebilir. Bu kural alacaklıya önemli bir hak tanır.

Alacaklının kısmi ifayı reddetme hakkı iki koşula bağlıdır. Birincisi borcun tamamı belli olmalıdır; yani tam miktar kesin olarak bilinmelidir. İkincisi borç muaccel olmalıdır; ifa zamanı gelmiş olmalıdır. İki koşul birlikte gerçekleştiğinde alacaklı kısmi ifayı reddedebilir.

Bu hakkın mantığı şudur: Alacaklı, borcun tamamını beklediği için kısmi ifa onu rahatsız edebilir. Örneğin acil ihtiyacı olan bir kişi için yarım miktar para işe yaramayabilir. Bir malın sadece yarısı istenmeyen bir durum yaratabilir. Alacaklı bu nedenle kısmi ifayı kabul etmeyebilir.

Kısmi ifa reddedildiğinde borçlu temerrüde düşer (TBK md. 117 vd.). Borcun tamamını ifa etmesi gerekir; kısmi ifa teklifleri kabul edilmeyeceği için temerrüt sonuçları işlemeye başlar (faiz, tazminat, gecikme zammı gibi).

Ancak bu hakkın sınırları vardır. Sözleşmede kısmi ifanın kabulü kararlaştırılmışsa alacaklı bu hakkı kullanamaz. Taksitli ödemelerde zaten kısmi ifa prensiptir. Ayrıca dürüstlük kuralı gereği bazı durumlarda kısmi ifanın reddi hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.

Kısmi ifayı kabul edip etmeme alacaklının takdirindedir. Bazı durumlarda kabul etmek alacaklının menfaatine olabilir; özellikle borçlunun ödeme güçlüğüne düştüğü durumlarda hiç almamaktansa bir kısmını almak daha akıllıca olabilir. Bu durumda ikinci fıkra devreye girer.

İkinci fıkra önemli bir koruma getirir: alacaklı kısmen ifayı kabul ederse borçlu, borcun kendisi tarafından ikrar olunan kısmını ifadan kaçınamaz. Bu kural kısmi kabulün koşullarını belirler.

Senaryoyu açıklamak gerekirse: A, B’ye 100.000 TL borçludur. B bu miktarın tamamını talep etmektedir. A ise "ben sadece 60.000 TL borçluyum, gerisini kabul etmiyorum" demektedir. B, 60.000 TL kısmi ifayı kabul ederse, A’nın sonradan "aslında 40.000 TL borçlu değilim" demesi işe yaramaz; en azından ikrar ettiği 60.000 TL’yi ödemek zorundadır.

Bu düzenleme alacaklının pozisyonunu güçlendirir. Kısmi ifayı kabul ettiğinde alacaklı, borçlunun ikrar ettiği miktarın kesinliğinden emin olur. Geriye kalan tartışmalı kısım için dava devam edebilir, ancak ikrar edilmiş kısım güvence altındadır.

Borçlunun ikrarı açık veya örtülü olabilir. Açık ikrar, borçlunun "bu kadar borçluyum" demesidir. Örtülü ikrar, borçlunun ifa etmekte olduğu miktar veya yazışmalarla gösterdiği miktar olabilir. Her iki durumda da ikrar miktarı bağlayıcıdır.

Kısmi ifa ve ikrar arasındaki ilişki önemlidir. Kısmi ifa kendi başına bir ikrar niteliği taşır. Bir kısmını ifa eden borçlu, en azından o kısmı borçlu olduğunu kabul etmiş sayılır. Bu yüzden kısmen ifada bulunan borçlu, sonradan o miktardan daha azını borçlu olduğunu ileri süremez.

Alacaklının yapabilecekleri çeşitlidir. Kısmi ifayı reddetme, kabul edip gerisi için dava etme, kabul edip ek talepleri bırakma (bu durumda ibra niteliği taşıyabilir), şartlı kabul (örneğin "ihtiraz kaydı" ile kabul) gibi seçenekler vardır. Her seçimin hukuki sonucu farklıdır.

Doktrinde madde 84, alacaklının korunması ile borçlunun iradesinin dengelenmesi bakımından önemli bir düzenlemedir. Kısmi ifanın bozucu etkileri önceden belirlenmiş kurallarla yönetilir.

Uygulamada özellikle ticari borçlarda, uzun vadeli hizmet sözleşmelerinde, taksitli satışlarda madde 84 önemli rol oynar. Kredi borçlarında banka kısmi ödemeyi kabul ederken mahsup ettiği miktar ve kalan bakiye için özel düzenlemeler yapar.

Yargıtay kararlarında kısmi ifa red hakkının sınırları, dürüstlük kuralıyla ilişkisi, ikrar edilmiş miktarın tespiti madde 84 çerçevesinde titizlikle değerlendirilmektedir.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-84/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık