TBK ▸ Madde 99

TBK 99. Madde

I. Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.

II. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.

III. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.

TBK 99. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 83 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 98 inci maddesinde, para borçlarının ödenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 83 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Tediye / 1. Memleket parasıyla” şeklindeki ibare, Tasarıda “D. Ödeme / I. Ülke parası ile” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 83 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Mevzuu para olan borç memleket parasıyla ödenir.” Denildiği hâlde, Tasarıda aynı hüküm şöyle ifade edilmiştir: “Konusu para olan borç, Ülke parasıyla ödenir.”

818 sayılı Borçlar Kanununun 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Akit tediye mahallinde kanunî rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa,” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 83 üncü maddesinin son fıkrasında kullanılan “yabancı para borcunun” şeklindeki ibare, Tasarının 98 inci maddesinin son fıkrasında “Ülke parası dışında başka bir para birimi”, şekline dönüştürülmüş ve fıkraya “sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça” şeklinde bir ibare eklenmiştir. Böylece fıkra, aynı maddenin ikinci fıkrasıyla uyumlu hâle getirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TBK md. 99, para borçlarının ödenme biçimini ve yabancı para borçlarının akıbetini düzenleyen önemli bir hükümdür. Üç fıkradan oluşan madde, Türk Lirası kullanımının kural olduğunu belirler ve döviz borcunun ne zaman Türk Lirası ile ödenebileceğini ortaya koyar. Düzenleme, para birimi kullanımındaki belirsizliği ortadan kaldırır.

Birinci fıkraya göre konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Bu kural Türk hukuk düzeninin para birimi tercihini ortaya koyar. Türkiye sınırları içinde yapılan borç ödemelerinde kural olarak Türk Lirası kullanılır. Ülke parası, egemenlik sembolü olarak hukuki korumaya tabidir.

Bu düzenleme ekonomik egemenliğin bir yansımasıdır. Her ülke kendi para birimini kullanmayı tercih eder; yabancı para birimlerinin yaygın kullanımı ekonomik bağımsızlığı zayıflatır. Merkez Bankası’nın para politikası, enflasyon kontrolü, kambiyo yönetimi Türk Lirası kullanımına dayanır.

İkinci fıkra önemli bir esneklik getirir: Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.

Bu kural yabancı para borçları için alternatif ödeme hakkı tanır. Taraflar borcu yabancı para biriminde kararlaştırmış olabilir (USD, EUR, GBP vs.). Böyle bir durumda borçlu iki seçeneğe sahiptir: ya yabancı parayı aynen teslim eder ya da ödeme günündeki rayiç kur üzerinden Türk Lirası ödeyebilir.

"Aynen ödeme" kaydı önemlidir. Taraflar sözleşmede "aynen (efektif) ödenecek" gibi bir kayıt koymuşlarsa borçlu Türk Lirası ile ödeme yapamaz; yabancı parayı aynen teslim etmelidir. Bu kayıt yabancı para kazanç riskinin alacaklıya geçmesini ve fiili döviz teslimi ihtiyacını korur.

"Aynen ödeme" anlamına gelen ifadeler çeşitli olabilir: "efektif olarak", "fiziki döviz ile", "kambiyo olarak", "nakit dolar ile" gibi ifadeler aynen ödeme kaydı sayılır. Yorum yapılırken tarafların gerçek iradesi dikkate alınır.

Aynen ödeme kaydı yoksa borçluya seçim hakkı tanınır. Borçlu ödeme günü kurundan Türk Lirası öder; bu kabul edilmek zorundadır. Alacaklı "yabancı para istiyorum" diye reddedemez. Bu kural borçlunun pratik ihtiyaçlarına cevap verir; döviz bulma zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Ödeme günündeki rayiç, o gün geçerli olan resmi döviz kuru üzerinden hesaplanır. Merkez Bankası’nın belirlediği döviz alış/satış kurları, resmi kuruluşların yayınladığı kurlar esas alınır. Rayiç belirlemesinde objektif kriterler kullanılır.

Üçüncü fıkra gecikme durumunu düzenler: Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.

Bu düzenleme alacaklıya üç seçenek tanır. Birincisi aynen ödeme talep etme; alacaklı yabancı parayı aynen isteyebilir. İkincisi vade tarihindeki kurdan Türk Lirası talep etme; vadenin geldiği andaki kuru esas alabilir. Üçüncüsü fiili ödeme günündeki kurdan Türk Lirası talep etme; gerçek ödeme gününün kurunu seçebilir.

Bu üç seçenekten alacaklı kendi menfaatine en uygun olanı seçebilir. Döviz değerlenmişse aynen talep daha yararlıdır. Düşmüşse Türk Lirası talebi daha avantajlı olabilir. Bu esneklik alacaklı lehine bir koruma sağlar.

Bu düzenleme kur riskinin paylaştırılması açısından önemlidir. Vadeden sonra döviz değeri artarsa alacaklı bu artışı alabilir; değer düşerse alacaklı aynen talep yerine vade kuru üzerinden Türk Lirası isteyebilir.

Türk hukukunda yabancı para borçları bazı özel düzenlemelere de tabidir. Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikler döviz kullanımını kısıtlayabilir. Bazı sözleşmelerde döviz cinsinden fiyatlandırma yasağı getirilmiş olabilir (örneğin konut kirasında). Bu özel düzenlemeler madde 99’a göre önceliklidir.

Doktrinde madde 99, küreselleşen ticari hayata uyum sağlayan bir düzenleme olarak değerlendirilir. Uluslararası ticarette döviz kullanımı yaygındır; ancak ülke parasının korunması da önemli bir değerdir.

Uygulamada özellikle ithalat-ihracat işlemlerinde, uluslararası kredi sözleşmelerinde, turizm sektöründe madde 99 gündeme gelir. Yargıtay kararları aynen ödeme kayıtlarının yorumu ve kur hesaplamaları üzerine önemli içtihat oluşturmuştur.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-99/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık