TMK ▸ Madde 1011
Madde 1010
MADDE 1011

c. Geçici tescil şerhi

Madde 1012

TMK 1011. Madde

(1) Aşağıdaki hâllerde geçici tescil şerhi verilebilir:

1. İddia edilen bir aynî hakkın güvence altına alınması gerekiyorsa,

2. Tasarruf yetkisini belirleyen belgelerdeki noksanlıkların sonradan tamamlanmasına kanun olanak tanıyorsa.

(2) Geçici tescil şerhi, bütün ilgililerin razı olmasına veya hâkimin karar vermesine bağlıdır. Şerhin konusu olan hak sonradan gerçekleşirse, şerh tarihinden başlayarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

(3) Geçici tescil şerhi verilmesi istemi üzerine hâkim, tarafları dinleyerek veya dosya üzerinde inceleme yaparak şerhe konu olan hakkın varlığının kabul edilebileceği kanaatına varırsa, şerh kararı verir. Kararda şerhin etki bakımından süresi ve içeriği belirlenir; gerektiğinde mahkemeye başvurulması için bir süre verilir.

TMK 1011. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 921inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak, kaynak Kanunun 961 inci maddesine uygun olarak yürürlükteki maddenin üçüncüfıkrasının ilk cümlesi, maddenin ikinci fıkrasına alınmıştır. Üçüncüfıkrada, amacın en çabuk şekilde ve sadece dos ya üzerinde inceleme yaparak ve gerektiğinde taraflarıdinleyerek şerhe karar verme olduğu göz önünde tutularak ifade düzeltilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 1011, geçici tescil şerhinin hangi hâllerde ve nasıl verilebileceğini düzenleyerek, henüz kesinleşmemiş veya belgeleri tamamlanmamış hak iddialarının geçici olarak güvence altına alınmasını sağlar. Madde iki temel hâli öngörür: iddia edilen bir ayni hakkın korunması gereken durumlar ile tasarruf yetkisini gösteren belgelerdeki eksikliğin sonradan tamamlanmasına kanunun olanak tanıdığı hâller. Bu ikinci hâl, belge eksikliğinde tescil isteminin reddini düzenleyen TMK m. 1016/2 ile doğrudan bağlantılıdır. Şerh, şerh verilebilecek kişisel ve sınırlayıcı kayıtları düzenleyen TMK m. 1009-1010 ile birlikte sicilin koruma araçlarından birini oluşturur. Geçici tescil şerhi, kesin tescilden farklı olarak hakkı henüz doğurmaz; yalnızca ileride doğacak hakkın sırasını şimdiden saklı tutan, geçici ve güvence amaçlı bir araç niteliği taşır.

Geçici tescil şerhi, bütün ilgililerin rızası veya hâkimin kararıyla verilebilir. Hâkim, şerh istemi üzerine tarafları dinleyerek ya da yalnızca dosya üzerinden inceleme yaparak, şerhe konu hakkın varlığının kabul edilebileceği kanaatine ulaşırsa karar verir; bu kararda şerhin süresini, içeriğini ve gerektiğinde esas dava için başvuru süresini belirler. Şerhin en önemli işlevi sıra koruyucu (öncelik sağlayıcı) etkisidir: şerhe konu hak sonradan gerçekleşirse, şerh tarihinden başlayarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Böylece henüz tescil aşamasına gelmemiş bir hak sahibi, araya girecek devirlere ve hak iddialarına karşı sırasını güvence altına alır. Bu yönüyle şerh, hızlı ve geçici bir koruma sağlar.

Geçici tescil şerhi süresi içinde esas dava açılmaz ya da hak gerçekleşmezse şerh kendiliğinden veya talep üzerine terkin edilir; ancak hak gerçekleştiğinde kesin tescil, şerh tarihindeki sırayı kazanır. Yargıtay’ın ilgili dairesi, geçici tescil şerhinin malikin tasarruf yetkisini ortadan kaldırmadığını, fakat şerh lehtarının hakkını sonradan ileri sürmesi hâlinde araya giren işlemlerin ona karşı hüküm ifade etmeyeceğini kabul etmektedir. Örneğin, satış vaadi sözleşmesine dayanan alacaklı, taşınmazı vaat borçlusunun başkasına devretmesi tehlikesine karşı hâkim kararıyla geçici tescil şerhi koydurursa, daha sonra açacağı tescil davasını kazandığında, şerhten sonra taşınmazı edinen üçüncü kişiye karşı önceliğini ileri sürebilir.

Madde 1010
MADDE 1011

c. Geçici tescil şerhi

Madde 1012