TMK 1017. Madde
(1) Kütüğe tesciller, istem tarihine ve sırasına göre yapılır.
(2) Sicildeki kaydın bir örneği isteyen ilgiliye verilir.
(3) Tescil ve terkin ile verilecek örneklerin şekli Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
TMK 1017. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 926 ncımaddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak kaynak Kanunun 967 nci maddesine uygun olarak madde üçfıkra hâlinde düzenlenmiş, maddeye, içeriğine ve devam eden maddeye göre “Tescilin biçimi” şeklinde konu başlığıeklenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 1017, tapu kütüğüne yapılacak tescillerin biçimini düzenler ve tescillerin istem tarihi ile sırasına göre yapılmasını esas alır. Bu kural, tapu sicilinde öncelik ilkesinin temelini oluşturur; aynı taşınmaz üzerinde birden çok hak talebi söz konusu olduğunda, hangi hakkın diğerine üstün geleceği istem sırasına göre belirlenir. Madde, sicilin aleniyeti gereği kaydın bir örneğinin isteyen ilgiliye verilmesini öngörerek TMK m. 1020’de düzenlenen sicilin açıklığı ilkesini somutlaştırır. Tescil, terkin ve örneklerin şekline ilişkin ayrıntılar ise Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmeliğe, özellikle Tapu Sicili Tüzüğü hükümlerine bırakılmıştır.
Uygulamada istem sırasının korunması, yevmiye defteri sistemi aracılığıyla sağlanır: tapu müdürlüğüne ulaşan her talep başvuru sırasına göre yevmiyeye kaydedilir ve tescil bu sıraya bağlı kalınarak gerçekleştirilir. Bu mekanizma sayesinde, örneğin aynı gün içinde önce ipotek sonra satış başvurusu yapılmışsa, ipotek hakkı satıştan önce kurulmuş sayılır. Sicildeki kaydın örneğinin ilgiliye verilmesi yükümlülüğü, malikin, hak sahibinin veya hukukî menfaati bulunan kişinin taşınmazın güncel durumunu belgelendirebilmesini sağlar. İlgili sıfatının bulunmadığı kişilere ise sınırsız bilgi verilmesi, kişisel verilerin korunması mevzuatı çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Ayrıca tescilin biçimine, kaydın içeriğine ve verilecek örneklerin şekline ilişkin ayrıntılar yönetmelikle belirlendiğinden, tapu müdürlükleri ülke genelinde yeknesak bir kayıt düzenine bağlı kalır; bu da sicilin güvenilirliğini ve karşılaştırılabilirliğini artırır.
Tescil sırasının ihlâli, hakların öncelik düzeninin bozulmasına ve mağdur olan hak sahibi bakımından TMK m. 1007 uyarınca Devletin sorumluluğuna yol açabilir. Yargıtay’ın ilgili dairesi, tescilde istem ve yevmiye sırasının esas alınması gerektiğini, sıranın keyfî olarak değiştirilemeyeceğini kararlarında benimsemektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse, bir taşınmaz üzerinde sabah saatlerinde ipotek tesisi için başvuran banka ile öğleden sonra aynı taşınmazı satın alan kişi arasında, ipoteğin yevmiyeye daha önce kaydedilmiş olması nedeniyle banka rehni satıştan önce gelir ve alıcı taşınmazı ipotekli olarak edinmiş olur. Bu sonuç, istem ve yevmiye sırasının yalnızca düzen sağlayan bir formalite değil, doğrudan hakların önceliğini tayin eden esaslı bir ölçüt olduğunu gösterir.
