TMK ▸ Madde 127
Madde 126
MADDE 127

2. Kısıtlılar hakkında

Madde 128

TMK 127. Madde

(1) Kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez.

TMK 127. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 91 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin kenar başlığında ve metninde kullanılan “mahcur” terimi yerine daha isabetli ve arı Türkçe bir sözcük olan “kısıtlı” sözcüğütercih edilmiştir. Ayrıca maddede kullanılan “rıza” yerine buradaki anlamına uygun olarak “izin” sözcüğükullanılmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrası, aşağıdaki 128 inci maddede, yasal temsilcilerden her ikisinin de, yani hem velilerin hem de vasilerin izin vermemesi hâ lini kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır.

Açıklama

TMK Madde 127, kısıtlı kişinin yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemeyeceğini hükme bağlayarak, kısıtlılar bakımından özel bir evlenme ehliyeti koşulu öngörür. Kısıtlılık, TMK Madde 405 vd. hükümleri uyarınca akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim ya da bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza gibi sebeplerle mahkemece verilen bir kısıtlama kararıyla doğar ve kişiye vasi atanır. Hüküm, ayırt etme gücüne ilişkin TMK Madde 125 ile birlikte değerlendirilmelidir; zira ayırt etme gücüne büsbütün sahip olmayan kişi zaten hiç evlenemezken, ayırt etme gücüne sahip ancak kısıtlı olan kişi, yalnızca yasal temsilcisinin izniyle evlenebilir. Buradaki amaç, kısıtlının korunmasıdır.

Hükmün uygulanmasında, ayırt etme gücüne sahip kısıtlı bir kişi evlenmek istediğinde, evlendirme memuru kişinin kısıtlı olduğunu nüfus kaydındaki vesayet şerhinden tespit eder ve yasal temsilcinin yani vasinin yazılı iznini arar. Vasinin verdiği iznin geçerliliği bakımından TMK Madde 462 uyarınca vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin de izninin gerekip gerekmediği tartışmalı olmakla birlikte, uygulamada kısıtlının evlenmesi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak sayıldığından kararın bizzat kısıtlı tarafından verilmesi, vasinin ise yalnızca bu iradeye katılması esası benimsenmiştir. İzin önceden verilmiş bir onay niteliğinde olup, evlenme töreninden önce mevcut olmalıdır. Vasi izin vermekten kaçınırsa, kısıtlı TMK Madde 128 uyarınca mahkemeye başvurarak hâkimden izin isteyebilir; böylece keyfî engelleme önlenir.

Yasal temsilcinin izni alınmadan kurulan evlilik, TMK Madde 153 uyarınca nispi butlanla sakatlanır; izni alınmayan yasal temsilci, evliliğin iptalini dava edebilir. Ancak kısıtlı sonradan ayırt etme gücünü kalıcı biçimde kazanır yahut kısıtlılık kararı kaldırılırsa, izin noksanlığına dayanan iptal davası dinlenmez ve evlilik geçerli hâle gelir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatları, kısıtlının evlenmesinde temel ölçütün kişinin korunması ve gerçek iradesinin gözetilmesi olduğunu vurgular. Somut bir örnek vermek gerekirse: savurganlığı nedeniyle kısıtlanıp kendisine vasi atanmış ancak ayırt etme gücü tam olan bir kişi, vasisinin izniyle evlenebilir; vasi haksız yere izin vermezse kişi aile mahkemesine başvurarak TMK Madde 128 yoluyla hâkim iznini alabilir ve böylece TMK Madde 127’deki engel aşılır.

Madde 126
MADDE 127

2. Kısıtlılar hakkında

Madde 128