TMK 128. Madde
(1) Hâkim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir.
TMK 128. Madde Gerekçesi
Kanun koyucunun öngördüğüevlenme yaşı, kişilere tanınmışbir temel hak olan evlenme hakkının kazanılmasınısağlar. Henüz normal rüşt yaşına ermemişolmaları sebebiyle 24 bu kişilerin evlenmesinde kanun koyucu yasal temsilcilerin de izninin bulunmasında yarar görmüştür. Ancak, uygulamada yasal temsilcilerin, evlenme yaşına erişmişkişilerin evlenmelerine hiçde haklıolmayan sebeplerle karşıçıktıklarıgörülmektedir. Özellikle kırsal kesimde evlenme yaşına erişmişolmalarına rağmen yasal temsilcilerin “tarafların mutlu bir yuva kurma özlemi” dışındaki sebeplerle evliliğe karşıçıktıkları, bu durumun ise “kız kaçırma, a ile kavgaları gibi” arzu edilmeyen sonuçlar doğurduğu görülmektedir. Bu sebeple maddede yasal temsilcilerin haklıbir sebep göstermeksizin evlenmeye izin vermemeleri hâ linde, arzu edilmeyen sonuçlarıönlemek üzere hâ kimin, yasal temsilcinin karşıçıkmasına rağmen evlenmeye izin vermesi imkâ n dahiline sokulmuştur.
Açıklama
TMK Madde 128, evlenme yaşına ulaşmış küçük veya kısıtlının, yasal temsilcisinin haklı bir sebep göstermeksizin izin vermemesi hâlinde mahkemeye başvurarak evlenmesine izin alabilmesini düzenler. Hüküm, küçüğün izne tabi olmasını öngören TMK Madde 126 ile kısıtlının iznine ilişkin TMK Madde 127 hükümlerini tamamlayan bir denge mekanizması niteliğindedir. Kanun koyucu, evlenmenin Anayasa ve TMK ile güvence altına alınan temel bir hak olduğunu gözeterek, yasal temsilcinin keyfî engellemesinin bu hakkı ölçüsüzce sınırlamasını önlemeyi amaçlamıştır. Özellikle evlenme ehliyetine sahip kişilerin haklı olmayan gerekçelerle evlilikten alıkonulması, kız kaçırma ve aile çatışmaları gibi istenmeyen sonuçlar doğurduğundan, hâkime devreye girme yetkisi tanınmıştır.
Hükmün uygulanmasında usul açıkça düzenlenmiştir: evlenmek isteyen küçük veya kısıtlı, izin vermeyen yasal temsilcinin tutumu üzerine yerleşim yeri aile mahkemesine bizzat başvurur. Hâkim, karar vermeden önce izin vermeyen yasal temsilciyi mutlaka dinlemek zorundadır; bu, temsilcinin itiraz gerekçelerinin değerlendirilmesini sağlayan zorunlu bir usul güvencesidir. Mahkeme, temsilcinin gösterdiği sebebin haklı olup olmadığını araştırır; örneğin kişinin evliliğe hazır olmaması, sağlık veya güvenlik kaygıları haklı sebep sayılabilirken, sırf maddi beklentiler, husumet veya geleneksel önyargılar haklı sebep oluşturmaz. Hâkim, tarafların menfaatini ve evlenmenin gerçek koşullarını gözeterek, temsilcinin itirazına rağmen evlenmeye izin verebilir. Bu izin, eksik olan yasal temsilci iznin yerine geçer ve evlenmenin önündeki engeli kaldırır.
Mahkemenin verdiği evlenme izni, yasal temsilcinin reddini bertaraf eden yenilik doğuran bir karardır ve kesinleştiğinde kişi evlendirme memuruna başvurarak evlenebilir. İzin alınmadan, yani ne yasal temsilcinin ne de mahkemenin izni bulunmadan yapılan evlilik ise TMK Madde 153 uyarınca nispi butlan yaptırımına tabidir ve yasal temsilci dava açarak evliliğin iptalini isteyebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatları, hâkimin izin verirken küçüğün gerçek iradesini ve evliliğin onun yararına olup olmadığını özenle araştırması gerektiğini vurgular. Somut bir örnek vermek gerekirse: onyedi yaşını doldurmuş bir genç, babasının sırf damat adayını beğenmemesi nedeniyle izin vermemesi üzerine aile mahkemesine başvurursa, hâkim babayı dinledikten sonra haklı bir sebep bulunmadığını saptayarak TMK Madde 128 uyarınca evlenmeye izin verir.
