TMK ▸ Madde 141

TMK 141. Madde

(1) Evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılır. Ancak, tören evleneceklerin istemi üzerine evlendirme memurunun uygun bulacağı diğer yerlerde de yapılabilir.

TMK 141. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 108 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle evlenme merasiminin yeri ve usulü düzenlenmektedir. Buna göre evlenme töreni evlendirme memuru ile iki ergin ve ayırt etme gücüne sahip tanığın önünde ve açık (alenî) olarak yapılmak zorundadır. Kural olarak evlenme tören yeri evlendirme dairesidir. Fakat istem üzerine evlendirme memurluğunun uygun bulacağıdiğer yerlerde de bu tören yapılabilecektir.

Açıklama

TMK Madde 141, evlenme töreninin yapılacağı yeri ve aleniyet ilkesini düzenler. Maddeye göre tören, kural olarak evlendirme dairesinde, evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılır; ancak evleneceklerin istemi üzerine memurun uygun bulacağı diğer yerlerde de gerçekleştirilebilir. Gerekçeye göre madde, eski Medeni Kanunun 108. maddesini karşılar ve evlenme merasiminin yeri ile usulünü belirler. Hüküm, törenin şeklini ve rızanın açıklanmasını düzenleyen TMK 142, başvuru makamı olarak evlendirme memurunu tanımlayan TMK 134 ve aile cüzdanını düzenleyen TMK 143 ile bütünlük içinde uygulanır; tanıkların niteliği bakımından ayırt etme gücünü düzenleyen TMK 13 ve erginliği düzenleyen TMK 11 ölçü alınır.

Uygulamada bu madde iki temel zorunluluk getirir: aleniyet ve iki ergin, ayırt etme gücüne sahip tanığın hazır bulunması. Aleniyet, törenin gizli değil, kapısı açık biçimde herkesin girebileceği bir ortamda yapılmasını ifade eder ve evlenmenin toplum önünde kurulan bir kurum olmasının gereğidir. Tanıkların görevi, tarafların kimliğini ve evlenme iradelerini açıkladıklarını doğrulamaktır; bu nedenle tanıkların on sekiz yaşını doldurmuş ve beyan ettiklerini anlayıp aktarabilecek durumda olması aranır. Tören yeri kural olarak evlendirme dairesi olmakla birlikte, eşlerin talebi ve memurun uygun görmesiyle ev, bahçe, otel salonu gibi başka mekânlarda da yapılabilir; ancak bu hâlde dahi aleniyet ve tanık şartı korunmak zorundadır.

Tanık şartının veya aleniyetin tümüyle yokluğu evlenmenin geçerliliğini etkileyebilir; özellikle hiç tanık bulunmadan kıyılan nikâhta törenin kurucu unsurunda eksiklik tartışılır. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, evlenmenin resmî memur önünde ve tanıklar huzurunda yapılmasının şekil şartı olduğunu, bu unsurların tören tutanağıyla denetleneceğini kabul eder; uygulamada tanığın ergin olmaması gibi kusurlar çoğu kez evliliği geçersiz kılmasa da işlemi sakatlayan eksiklik sayılır. Somut örnek: ağır hasta bir kişinin evini ziyaret eden evlendirme memuru, eşlerin istemi üzerine töreni o evde, iki ergin tanık huzurunda ve kapı açık biçimde yaparsa evlenme tümüyle geçerlidir; buna karşılık tören hiçbir tanık olmaksızın yapılmışsa işlemin geçerliliği ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.