TMK 17. Madde
(1) Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur.
(2) Biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı; biri diğerinden gelmeyip de, ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy hısımlığı vardır.
TMK 17. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 17 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber, İsviçre Medenî Kanununun 20 nci maddesinin Fransızca metni dikkate alınarak usul ve füru hısımlığının “üstsoy-altsoy hısımlığı”, civar hısımlığının ise “yansoy hısımlığı” olduğu belirtilmiştir. Ayrıca üstsoy-altsoy hısımlığında usul ve füru deyimlerini karşılamak üzere “üstsoy” ve “altsoy” deyimlerine yer verilmiş, “civar hısımları” için de “yansoy” deyimi kullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 17, kan hısımlığının derecesini ve türlerini belirleyerek hısımlık ilişkilerinin hesaplanmasına ilişkin temel ölçütü koyar. Birinci fıkraya göre kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belirlenir; bu, her bir kuşak geçişinin bir derece oluşturduğu anlamına gelir. İkinci fıkra hısımlığı iki türe ayırır: biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı, biri diğerinden gelmeyip ortak bir kökten gelen kişiler arasında ise yansoy hısımlığı bulunur. Hüküm, kayın hısımlığını düzenleyen TMK Madde 18 ile birlikte hısımlık sistemini oluşturur ve özellikle yasal mirasçılığı düzenleyen TMK m.495 vd. ile evlenme engellerine ilişkin TMK m.129 hükümlerinin uygulanmasında belirleyicidir.
Uygulamada derece hesabı, iki hısım arasındaki doğum sayısının sayılmasıyla yapılır. Üstsoy-altsoy hattında baba ile çocuk arasında bir doğum bulunduğundan birinci derece, dede ile torun arasında iki doğum bulunduğundan ikinci derece hısımlık vardır. Yansoy hısımlığında ise hesap, ortak köke kadar çıkılıp oradan diğer hısma inilerek yapılır: iki kardeş arasında ortak kök olan ana-babaya kadar iki doğum bulunduğundan ikinci derece, amca ile yeğen arasında üç doğum bulunduğundan üçüncü derece yansoy hısımlığı söz konusudur. Bu hesaplama yöntemi, mirasta zümre sisteminin işletilmesinde, nafaka yükümlülüğünün kapsamının belirlenmesinde ve evlenme yasaklarının uygulanmasında doğrudan rol oynar.
Maddenin sonucu, hısımlık derecesine bağlanan tüm hak ve yükümlülüklerin doğru biçimde belirlenmesidir; zira mirasçılık sırası, nafaka borcunun kapsamı ve evlenme engelleri bu dereceye göre saptanır. Yargıtay, miras ve nafaka uyuşmazlıklarında hısımlık derecesini bu doğum sayısı ölçütüne göre belirleyerek hak sahipliğini tayin etmektedir. Somut bir örnekle, mirasbırakanın altsoyu bulunmuyorsa, ikinci derece yansoy hısmı olan kardeşleri ana-baba zümresinde mirasçı olur; buna karşılık üçüncü derecedeki amca veya hala, ancak daha yakın zümre tükendiğinde mirasa hak kazanır. Aynı şekilde üstsoy-altsoy hısımları arasında derece sınırı olmaksızın evlenme yasağı bulunurken, yansoy hısımları bakımından yasak üçüncü dereceye (amca-yeğen, hala-yeğen) kadar uzanır. Böylece TMK Madde 17, hısımlığa bağlı sonuçların matematiksel kesinlikle hesaplanmasını sağlar.
